Cevapsız çağrılarının zaman kaybına neden olduğunu belirten yetkililer, bu nedenle gerçek vakaları değerlendirmede sıkıntı çektiklerini dile getiriyor.
112 Acil Servis'i en çok çocuklar ile telefonlarını denemek için arayan kişiler meşgul ediyor. Komuta merkezindeki görevliler birbirinden ilginç ve bir o kadar da düşündürücü çağrılarla karşılaşabiliyor. Gereksiz arayanlar arasında kendi araçlarıyla yarıştırmak için ambulans isteyen, "Gönlüm yanıyor. Ambulans gönderin." diyen kişiler de bulunuyor. Hatta belediye başkanlığı için seçim propagandası yapan kişiler bile 112 komuta merkezini arayıp destek istiyor.
Sakarya Sağlık Müdürü Murat Alemdar, 112 Komuta Merkezi'nde görev yapan 1 hekim ve 7 sağlık personelinin günde 2 bin 450 çağrıya cevap verdiğini söyledi.
Bu çağrıların ancak ortalama 137'sinin vaka çıkışı yapılabilecek nitelikte ki acil çağrılar olduğunu kaydeden Alemdar, şunları söyledi: "Yaklaşık 2 bin 300'ü ise tamamen asılsız çağrıları içeriyor. Kimileri telefon deneme amaçlı arıyor. Kimileri başka bir telefon numarasını sorma amaçlı arıyor. Bu çağrı karşılayıcı arkadaşların performansını ve konsantrasyonunu düşürüyor. Gerçekten 112 Acil'e ihtiyacı olan hastaların bu telefona ulaşma sürelerini uzatıyor. Arkadaşlarımız saniyelerin çok önemli olduğu bir iş yapıyor. Vakaya ulaşma sürelerini en kısa sürede tutmaya çalışıyorlar. Ama maalesef bu asılsız çağrılar nedeniyle bu süreler uzuyor."
Çağrıların kayıt altına alındığını vurgulayan Alemdar, "Bu çağrılar kayıt altında olduğundan dolayı hakikaten işimizi ciddi anlamda geciktiren, bir takım ahlak dışı kabul edeceğimiz nedenlerle 112'yi arayan insanlar hakkında adli mercilere başvurma noktasındayız." diye konuştu.
Sakarya 112 Acil Komuta Merkezi Sorumlu Başhekimi Neslihan Karadeniz ise meşguliyet veren aramaların en çok çocuklardan geldiğini ifade ediyor.
Bu konuda anne ve babalara önemli görevler düştüğünü anlatan Karadeniz, şunları dedi: "Anne, babaların çocukların 112'yi gereksiz yere aramasını engellemesi gerekiyor. Burada gereksiz yere meşgul edilen her an muhtaç olan birine ulaşmayı geciktiren an olarak düşünülüp buna göre hassasiyet gösterilmeli. İhtiyacımız olduğunda biz nasıl bekliyorsak bunu düşünüp buna göre elimizden gelen her şeyi yapmalıyız. Alışkanlık haline getirip belirli saatler arayıp konuşmaya, derdini anlatmaya çalışan, sağlıkla ilgisi olmayan konularda konuşmaya çalışan, hattımızın ücretsiz olmasından kaynaklanan bir yerden bir yere ulaşmaya çalışan kişilerle çok karşılaşıyoruz."
"ALO, MEZARLIKTAN ARIYORUM BURADA ÇOK ÖLÜ VAR"
Komuta merkezinde görevli kadın acil tıp teknisyeni de yaptığı ilginç bir görüşmeyi şöyle anlattı: "Bir nöbetimde birisi aradı. Çok telaşlı konuşarak 'burada çok ölü var' dedi. 'Neresi?' diye sorduğumuzda 'mezarlıktan arıyorum' diyerek kapattı."
Komuta merkezinde çağrılara cevap veren bir başka acil tıp teknisyeni de başından geçen bir görüşmeyi şöyle ifade etti: "Dün başıma geldi böyle bir olay. Çağrıyı alıp telefonu açtığımda. Bir sessizlik Sonrasında 'ambulansınız var mı? Ambulansınız varsa bende de araba var. Yarıştıralım mı?' tarzında arama oldu. Bu şekilde istemiyoruz. Gereksiz aramalar olmasın."
"GÖNLÜMDE YANGIN VAR GELİN SÖNDÜRÜN"
Bir başka görevlisi de yaşadığı ilginç telefon görüşmesiyle ilgili şunları söylüyor: "Bir görüşmemde karşı taraf ısrarla yangın olduğunu belirtiyor. Adres sorulduğunda Gönlümde yangın var, gelin söndürün' şeklinde bir cevap aldık. Biz her nöbette gün içerisinde yüzlerce boş çağrılara cevap vermek zorunda kalıyoruz. Bu sebeple gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaşamıyoruz. Bu bizi sıkıntıya sokuyor. Bu şekilde olaylar yaşamak istemiyoruz."
Cihan