Şanlıurfa Barosu: Said Nursi'nin naaşı bulunmalı ve Urfa'ya defnedilmeli

Şanlıurfa Barosu: Said Nursi'nin naaşı bulunmalı ve Urfa'ya defnedilmeli

Bediüzzaman Said Nursi'nin mezarının bulunması için hukuki girişimlerde bulunan Şanlıurfa Barosu yeni açıklama yaptı

Said Nursi'nin kabrinin 27 Mayıs 1960 darbecileri tarafından parçalanarak naaşının Urfa'dan başka bir yere nakledilmesinin yıldönümünde açıklama yapan baro, kayıp naaşın Urfa'ya geri getirilmesini istedi.

Darbecilerin resmi tutanaklara yansıyan konuşmalarının da yer aldığı açıklama şöyle:

Bilindiği üzere büyük İslam âlimi ve Kürt milletinin öncü şahsiyetlerinden biri olan Bediüzzaman Said-i Kürdi, 23 Mart 1960 tarihinde Urfa’da vefat etmiş ve ertesi gün Halil-ür Rahman Dergâhı Camii avlusuna defnedilmiştir. Ancak defnedilmesinden 111 gün sonra, 27 Mayıs darbecileri tarafından 12 Temmuz 1960’ta mezarı parçalanarak naaşı bilinmeyen bir yere kaçırılmıştır.

Olayın arka planında, darbe yönetiminin Said-i Kürdi’nin Urfa’ya defnine büyük bir tepki gösterdiği görülmektedir. Nitekim 20 Haziran 1960 tarihli Bakanlar Kurulu toplantısında Başbakan Yardımcısı sıfatıyla Fahri Özdilek’in konuyu gündeme getirmesi üzerine Milli Birlik Komitesi Başkanı ve daha sonra Devlet Başkanı olan Cemal Gürsel, “Niçin oraya gömdünüz?” diye sormuş ve “Orası yarın Kürtlüğün merkezi haline gelecek. Siz büyük günah yaptınız” diyerek itirazını dile getirmiştir. Gürsel, daha sonra “Ben sizin yerinizde olsam, bir rüyada bu adam kendisinin Isparta’ya naklini istemiş der ve oraya naklederim. Bu yapılmış bir hatadır. İşlerimiz rahatladıktan sonra bunu düşüneceğiz” şeklinde ifadelerde bulunmuştur. Tutanakta açıkça belirtildiği üzere Said-i Kürdi’nin naaşının kaçırılmasına gerekçe olarak Kürt kimliği ve Urfa’nın Kürtlüğün merkezi olacağı endişesi gösterilmiştir.

Darbeciler, daha sonra sahte rüya senaryosundan vazgeçerek kardeşi Abdülmecid Nursi'ye zorla imzalattıkları dilekçe üzerine, resmi olarak düzenlenen belgede Said-i Kürdi’nin Isparta’ya defnedildiğini kayda geçirmişlerdir.

Urfa Barosu olarak 2017 yılından beri Merhum Said-i Kürdi’nin kayıp naaşı ile ilgili olarak adli ve idari açıdan hukuki girişimlerde bulunduk. İç hukuk yollarının tükenmesi üzerine iki defa Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne kadar gittik.

Bugün, vefatının 66. yıl dönümünde bir kez daha kamuoyuyla paylaşıyoruz ki; Merhum Said-i Kürdi’nin mezarının darbeciler tarafından açılarak naaşının gasp edilmesi, açık bir insanlık suçu ve mezar dokunulmazlığının da ağır ihlalidir.

Bu nedenle kayıp naaş her nerede ise getirilerek buradaki mezarına iadesini talep ediyoruz.

Urfa Barosu olarak, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu gereğince hukukun üstünlüğünü, insan haklarını savunmak ve korumak görevimiz çerçevesinde, bu talebimizin vicdani, hukuki ve insani bir sorumluluk olduğunu vurgulamaya devam edeceğiz. Konunun takipçisi olmaya, gerek ulusal, gerekse uluslararası platformlarda gerekli adımları atmaya kararlı olduğumuzu bir kez daha belirtiyoruz.

Merhum Bediüzzaman Said-i Kürdi’yi mezarının parçalanarak naaşının kaçırılışının 66. yıl dönümünde, bir kez daha rahmet, minnet ve hürmetle yâd ediyor, mezarını parçalayarak naaşını kaçıranları ve faşist zihniyetlerini tel’in ediyoruz.

HABERE YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.