Sana namazın her rekatında tekrarlanan yedi ayeti verdik

Sana namazın her rekatında tekrarlanan yedi ayeti verdik

Ayet meali

A+A-

Bismillahirrahmanirrahim

Cenab-ı Hak (c.c), Hicr Sûresi 85-89. ayetlerinde meâlen şöyle buyuruyor:

85, 86-(Biz) gökleri ve yeri ve ikisi arasında bulunanları da ancak hak ile (gerektiği şekilde) yarattık. Şüphesiz kıyâmet ise mutlaka gelicidir; (*) (ey Resûlüm!) O hâlde (onlara şimdilik) güzel muâmele ederek aldırma! Şüphe yok ki, Hallâk (herşeyi yaratan), Alîm (herşeyi bilici) ancak Rabbindir.

87-Celâlim hakkı için, sana (namazın her rek‘atında) tekrarlanan yedi (âyeti, Fâtiha)yı ve yüce Kur’ân’ı verdik.

88-Sakın onlardan (o kâfirlerden) birtakım sınıfları faydalandırdığımız şeylere (mal ve servete) gözlerini dikme! Hem (îmân etmiyorlar diye) onlara üzülme ve mü’minlere (tevâzû‘) kanadını indir!

89-Ve de ki: “Şüphesiz ben, (Allah’ın azâbı ile korkutan) apaçık bir korkutucuyum.”

(*) “Kâinât saâdet-i ebediyeyi intâc etmese (ebedî saâdeti netîce vermese), akılları hayrette bırakan, kâinâtta görünen en bâriz, en mükemmel şu nizam, aldatıcı zaîf bir sûretten ibâret kalır. Ve bütün ma‘neviyât ve alâkalar, râbıtalar (bağlar) ve nisbetler hep hebâ olur (boşa gider). Öyle ise o nizâmın nizâm olması, ancak ve ancak saâdet-i ebediyeyi intâc etmekle olur. Yani o nizamdaki ma‘neviyât ve nükteler, ancak âlem-i âhirette sünbüllenecektir. Yoksa bütün ma‘neviyât söner, râbıtalar kesilir, nisbetler (alâkalar) darmadağınık olur, nizam da berhevâ olur (uçar gider). Hâlbuki o nizamda bulunan kuvvet, bütün kuvvetiyle o nizâmın berhevâ edilmeyeceğini i‘lân ediyor.” (İşârâtü’l-İ‘câz, 47)