Said Nursi'nin Adalet Bakanlığı'na gönderdiği vekaletname

Said Nursi'nin Adalet Bakanlığı'na gönderdiği vekaletname

Bediüzzaman Said Nursi, bakanlığa gönderdiği belgede kime vekalet verdiğini de yazmıştı

A+A-

İbrahim Mert’in haberi:

RİSALEHABER-Ağabeyler Anlatıyor kitaplarının yazarı Ömer Özcan Bediüzzaman Said Nursi ile ilgili önemli bir belgenin daha orjinaline ulaştı. Dönemin Adalet Bakanlığına sunulan belgede, Bediüzzaman, “bütün işlerini yapması için” Mustafa Sungur’u vekil tayin ettiğini belirtiyor.

Konuyla ilgili Risale Haber’e konuşan Ömer Özcan, belgeyi İsmail Doyuk’tan aldığını söyledi.

1927 doğumlu İsmail Doyuk’la Bursa’da evinde görüştüğünü ifade eden Özcan, “İsmail Doyuk’un, Bediüzzaman Hazretlerine çok sayıda ziyaretleri var. Bunlardan en önemlisi, Bediüzzaman Hazretlerinin 1952 İstanbul Gençlik Rehberi Mahkemesi için, Adliye binasına İsmail Doyuk ve Ahmet Atak’ın kolları arasında gitmesidir. Ayrıca, Ankara’da bulunan Ahmet Atak ağabeyi de kendi evinde ziyaret edip görüştüm ve aynı hadisenin teyidini kendisinden dinleyip kameraya kaydettim” dedi.

İsmail Doyuk’un Bediüzzaman’la ilgili tarihi hatıralarını kaydettikten sonra, dosyalarını karıştırırken çok önemli bir belgeyi gördüklerini ifade eden Özcan, “Belge orijinaldi… Daktilo ile yazılmıştı… Kâğıda yapıştırılan pulların ve Hz. Üstad’ın mührünün rengi capcanlı duruyordu… Heyecan içinde, altmış senedir bulunamayan bu belgenin hikâyesini anlattı” şeklinde konuştu.

nursi_sungur_belge.jpgAdalet Bakanlığına

Ben şiddetli hasta ve çok zayıf ve ziyade yaşlı olduğumdan kendi işlerimi takip edemiyorum. Hukukumu müdafaa edemiyorum. Çoktanberi benim hizmetimde benim manevî evlâdım ve varisim, gayet sadık bir kardaşım olan Mustafa Sungur’u benim bedelime bütün işlerimi yapmak için tevkil ediyorum.

1/10/1951
Said Nursî

Yapıştırılmış iki adet renkli pul (Birisi 15 kuruşluk, diğeri 1 kuruşluk)
İki adet “Said Nursi” yazılı mühür (Birisi pulların üzerinde, diğeri pulların dışında altta)


İSMAİL DOYUK BELGEYİ ANLATTI

Ömer Özcan ile İsmail Doyuk arasında geçen konuşma şöyle:

İsmail Doyuk abi, bu dilekçe orijinal mi?

Evet!

Fotokopi değil yani?

Değil!

ismail_doyuk_omer_ozcan.jpg(Bediüzzaman Hazretleriyle görüşmüş iki ağabey. Erdoğan Utangaç, Ömer Özcan ve İsmail Doyuk.)

Bu dilekçe nereden geçti sizin elinize

Sungur’la Ankara’da beraber bulunuyorduk. Onun Samsun’da mahkemesi vardı. O arada eşyaları benim evimdeydi. O arada nasılda kalmış bu.

Ankara’da nerede kalıyordunuz?

Cebeci’de bir dersanede kalıyorduk.

Sungur ağabeyle aynı evde mi kalıyordunuz?

Yok, yakın yerde kalıyordu o.

Cebeci’de yalnız mı kalıyordunuz?

Âtıf Ural bir odada, Ziya Nur bir odada, ben de diğer odada kalıyordum. Orası üç odalı bir daireydi.

Dersaneydi yani orası?

Evet.

O zaman, Üstad Hazretleri bu dilekçeyi Sungur ağabeye vermiş ve Ankara’ya göndermiş. Samsun’a mahkemeye giderken eşyalarını sana mı emanet etmişti Sungur ağabey?

Evet, eşyaları bendeydi. Bu kâğıt nasıl bende kaldı onu tam hatırlayamıyorum. Düşürdü mü tam bilemiyorum.

Ben de bana verdiğiniz bu vesikayı yayınlamak istiyorum, müsadeniz var mı?

Olur.

NOT: Mustafa Sungur ağabey, Samsun’da münteşir “Büyük Cihad Gazetesine” Ankara’dan yazılar gönderir. Bu yazıların neşrinden dolayı, 19 Şubat 1953’de hakkında dava açılır ve Samsun’da 11 ay hapis yatar. İsmail Doyuk ağabeyin bahsettiği “Samsun Mahkemesi” özetle böyle gelişmiştir.

HABERE YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
1 Yorum