Said Nursi resmiyle provokasyon

Said Nursi resmiyle provokasyon

Taraf'ın ortaya çıkardığı askerin irticayle mücadele planı, akıllara geçmişte yaşanan olayları getirdi

Taraf Gazetesinin geçtiğimiz hafta yayınladığı Ak Parti ve Gülen'i bitirme planı haberi, akıllara geçmişte yaşanan ve söylenen birçok ayrıntıyı da getiriyor.

Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, Harp Akademilerindeki konuşmasında, din karşıtı olmadıklarını belirtmiş; ancak cemaatlere karşı tavır alınacağının sinyalini vermişti: “Bugün de bazı din eksenli cemaatler, kendilerini demokratik alanın bir oyuncusu olarak takdim etmekte ve çeşitli nedenlerle de görünürde kendilerinin güçlü bir konuma geldiğine inanmaktadırlar. Ancak bu güç imajı ve algısı yanıltıcıdır. Bu yapılanlara karşı, hukuk devleti kapsamında Türk Silahlı Kuvvetleri’nin tepkisiz ve etkisiz kalacağını düşünmek ise büyük yanılgıdır.” Başbuğ’un bu konuşmasıyla, İrticayla Mücadele Eylem Planı’nın hazırlandığı tarihin aynı döneme rastlaması sadece bir tesadüfle ifade edilebilir mi bilinmiyor.

Taraf Gazetesi’nde yayımlanan habere göre, ‘Işık Evleri’ diye tarif edilen kurumlar, terör örgütü kapsamına alınmaya çalışılıyor. Silahlı terör örgütü algısı oluşturmak için de bu evlere ateşli silahlar, mühimmatlar yerleştirilmesi öngörülüyor. Kamuoyunda sansasyonel etki yapacak bir operasyonla bu evlerin, terör hücreleri olduğu mesajı verilecekti.

2001 yılında deşifre edildikten sonra yeniden örgütlenmeye başlayan Hizbullah, kurduğu evlerde Bediüzzaman Said-i Nursi’nin fotoğraflarını, Risale-i Nur isimli eserlerini bulundurarak ‘Nur cemaatine mensup’ imajı veriyordu. Hatta Güneydoğu’da Hizbullah ile PKK’nın yakınlaşması dikkat çekiciydi. Hâlbuki emniyet raporlarıyla Hizbullah’ın Bediüzzaman’ı maske olarak kullandığı ortaya çıktı. Bugün de Türkiye benzer bir tablo ile karşı karşıya.
Aksiyon