Said Nursi mezarıyla ilgili 'kesin' ifadeyi kullanırken oradaydı

Said Nursi mezarıyla ilgili 'kesin' ifadeyi kullanırken oradaydı

Bediüzzaman Hazretleri mezarına dair vasiyetini yazdırırken o an'a şahit olmuştu

A+A-

Risale Haber-Haber Merkezi

Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin talebelerinden Üzeyir Şenler'i vefat yıldönümünde rahmetle anıyoruz. 24 Nisan 2014'te vefat eden Şenler, "Ağabeyler Anlatıyor" kitaplarının yazarı Ömer Özcan'a konuşmuştu.

Hatıralarından biri de Bediüzzaman Hazretlerinin mezarına dair vasiyetini yazdırırken o an'a şahit olmasıydı. İşte o hatıra:

Kabrinin yerinin bilinmemesi için vasiyetini yazdırdı

Üstad Hazretleri yüzüne bakılmasını istemez, rahatsız olurdu. Ama ben bir kere doyasıya baktım. Şöyle olmuştu: 

1957’de Isparta’da asker iken yanında kaldığım seneydi. Üstadın Emirdağ Lâhikasında kabri ile alakalı vasiyeti vardır. O vasiyetin yazılması anında oradaydım. 

Üstad Hazretleri yatsı namazını vaktinde kılar ve dünya kelamı konuşmadan yatardı. Tabi biz de Üstada uyarak öyle yapıyorduk. 

Bir gün zil çaldı. Zübeyir ağabey fırladı Üstadın odasına koştu. Hemen geri geldi, “Üstad hepinizi acilen çağırıyor” dedi. Üstad’ın yatsıdan sonra konuşma âdeti yoktu ki; bunda bir iş var dedik. Neyse hemen alel-acele toplanıp gittik. Hatta iyi hatırlıyorum bende çizgili bir pijama vardı. Pijama ile gittim… Baktık Üstad karyolasında oturmuş bizi bekliyor...

Oturun, diye eliyle işaret etti. “Ceylan git kâğıt kalem al gel” dedi. Ceylan tam kalkarken, Üstad: “Dur! Dur! Dikkatim dağıldı” dedi. Şimdi beni çok iyi dinle, vasiyetimi yazdıracağım. Buradan çıkar çıkmaz hemen kaleme al, yaz bana getir” dedi. Ceylan hem seri yazar, hem de çok güzel yazısı vardır. 

Zaten kimse bilmeyecek

Üstad başladı söylemeye: “Dünyada beni sohbetten men eden bir hakikat, elbette vefatımdan sonra da o hakikat…" şeklinde konuşmaya başladı. Netice olarak, “…Vasiyetim odur ki kabrimin yerinin kimse tarafından bilinmesi istemiyorum” dedi. 

Biraz durdu, daha sessizce: “İki üç kişi müstesna” dedi. Sonra kaşlarını şöyle çattı ve sağ elinin avucu yere doğru açık halde başının seviyesine kadar başıyla beraber yukarıya doğru kaldırarak: “Zaten kimse bilmeyecek” dedi. 

İşte tam o sırada başım öne doğru eğikken, birden başımı kaldırdım ve mübarek veçhesini doya doya seyrettim. Üstadın gözleri çok haşmetlidir. Bazen cemalî cilve ile bakar, bazan de Celalî bakardı ki, her iki hali de çok hoştur. 

HABERE YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
3 Yorum