Said Nursi dilde bir dönüşüm gerçekleştirdi

Said Nursi dilde bir dönüşüm gerçekleştirdi

Risale-i Nur İçin 15 Vazife Arama Konferansı sorularına Edebiyatçı-Yazar Mustafa Oral'ın verdiği cevaplar

Risale Haber-Haber Merkezi

 

Risale-i Nur İçin 15 Vazife Arama Konferansı sorularına Edebiyatçı-Yazar Mustafa Oral'ın verdiği cevaplar

 

Her bir alanda çalışma kriterleri ve metotları ne olmalıdır?

 

Risale müellifi Bediüzzaman İslam kültür ve düşünce geleneği içinde kesin hatları ile bir grubun içinde yer almaz. Geçmişteki bir anlayışın uzantısı olabilecek bir durum arz etmez. Bununla beraber Risale’nin, topyekun İslam kültür ve düşünce geleneğinin aksiyoner bir kimliği olarak karşımıza çıktığı söylenebilir.

Nursi’nin İslam kültür ve düşünce geleneği içinde her hangi bir anlayışın devamı olarak ortaya çıkmamasın en önemli nedeni onun bilinen anlamıyla belirli bir “eğitim” disiplinine tabi olmadan ilim hayatını kemale erdirmesidir. Onun bu “disiplinlerden bağımsız” hali eserlerine de yansımıştır. Nursi’nin Risaleleri gerek içerik, gerekse biçim açısından yepyenidir. Kimsenin taklidi değildir. Kimse de onu taklit edebilecek durumda değildir.

 

Kur’an kendinden önceki kutsal kitapların ve suhufların özü ve özeti hükmünde olmakla beraber yepyeni bir usul, üslup ve esas ile inzal olunmuştur. Bu meyanda Risale’nin kökleri ve gelenekle ilişkisi değerlendirildiğinde onun ancak Kur’an’ın usulünü, üslubunu ve esasını takip eden bir izlekte yol aldığı söylenebilir.

Risale’nin Nursi’nin “malumatından” bağımsız olarak vehbi tarzda, sünuhat, zuhurat, tuluat kabilinden kaleme alınması da göstermektedir ki Risale “Nursi’nin değil, Kur’an’ın bu yüzyıldaki kalemi ve kelamıdır. Eğer Risaleyi Nursi veya başka bir kişi yazmış olsaydı Risale’nin “Nur’u eksik olurdu. “Risale-i Nur” olmazdı, olamazdı.

Bu açıdan, usul, üslup ve esasa ilişkin Risale’de zikredilen şerh, izah, tekmil gibi kavramlar değerlendirilirken klasik akademik sınıflandırmaları ve değerlendirmeleri bir tarafa bırakıp Risale’nin kendi dinamikleri ile değerlendirmekte fayda var.

Söz konusu kavramları usul, üslup ve esas başlıkları atında sınıflandırmaya tabi tutmak, Risalenin bu konulara gönderme yapan bölümlerini müstakil başlıklar altında topladıktan sonra derinlemesine analizlerde bulunmak, örnek metinler oluştururken bu hassasiyetleri yedeğe alan tasnife tabi tutmak gerekir.

 

Her bir alanda çalışmaları yürütecek kadrolarda aranacak yeterlilik kriterleri ne olmalıdır?

 

Bu alanda çalışmalar yapacak olanların Risale’nin usulüne, üslubuna ve esaslarına yaklaşık olarak da olsa hâkim olması, Risale ile ruh akrabalığı kurmuş olabilmenin getirdiği iç sese sahip olması, çalıştığı konu ile ilgili olarak örnek metinler oluşturmuş veya oluşturabilecek nitelikte olması, her şeyden önemlisi Risale’deki duyarlılıklar doğrultusunda günümüzde dilin ve düşüncenin geldiği yeri de dikkate alarak belirli bir dil ve düşünce eşiğini aşmış olması gerekir.

 

Hangi çalışma alanları birbiriyle ilişkili ve birinci derecede yakın görülmektedir? Bunların ortak disiplini nasıl sağlanmalıdır?

 

Kur’an’ın en büyük mucizesi insanı aciz bırakan i’cazlı dilidir. Risale’nin bu gün bütün dünyayı kendine hayran bırakan yanı esasından/muhtevasından çok Kur’an’dan kaynağını alan icazlı üslubudur. Bu tür çalışmalarda başta Muhakemat ve Mesnevi-i Nuriye olmak üzere Risalede Kur’an’ın i’cazlı diline vurgu yapan metinler başucu kaynağımız olmalıdır. Risale ile ilgili çalışmalarda söz konusu metinlerdeki usul, üslup ve esas belirleyici olmalıdır.

Bir metinde asıl olan esastır, içeriktir. İçerik metnin biçimini ve biçemini belirler. Usul ve üslup esasa tabidir. Esas tesis edilirken “Risalece” ve “Risaleden” şeklinde iki kavram karşımıza çıkmaktadır.

Risale’den hareketle günümüzde düşünce, sanat, edebiyat, kültürün geldiği noktalar dikkate alınarak yeni temalar, konular, şekiller, usuller, üsluplar oluşturmak “Risalece” kavramı içinde karşılık bulur. Buna “ibda” demek de mümkün. Tefsir, Telif, Tekmil bu konuda bize yol gösterecektir.

Yeni temalar/konular, şekiller, usuller, üsluplar oluşturamasa bile ele aldığı Risale metnini günümüzde dilin, düşüncenin, medeniyetin, kültürün geldiği noktaları dikkate alarak “şerh ve izaha” tabi tutmak söz konusudur. Bu tarzı “inşa” olarak nitelendirmek mümkündür. Tahşiye, İspat, Tafsil bu vazifeleri ifa edebilir.

 

“Risalece” kavramı içinde inşa ve ibda tarzında eserler/örnek metinler ortaya koyarken Talim, Beyan ve İzah yardımcı kavramlar olarak dikkat çekmektedir.

Risale’yi klasik ilmi verilerle hatta Risale’nin yazıldığı dönemdeki dil, düşünce ve kültür seviyesini baz alarak bir çeşit kopyala-yapıştır mantığı ile eserler ortaya koymak ise “Risaleden” kavramı içinde karşılık bulur. Bu Risale’nin değerine “değer katmak” yerine “değerini azaltan bir çalışma” olarak algılanabilir.

Bu çerçeveden bakıldığında Şerh, Tahşiye, Tefsir, Tafsil, Telif, İspat, Tekmil, Tahşiye, İspat ve Tafsil Risale’nin esasına/muhtevasına yönelik çalışmalarda başlık olabilecek kavramlar olarak dikkat çekmektedir.

 

Risale’nin “şekli” yazıldığı dönem ve sonrası için bir çok yeniliği içinde barındırır. Risale “esas”ta bir yenilik olduğu kadar, “biçim”de de yenilikler içermektedir. Risale’deki metafizik gerilim, şiirler, şiire benzeyen manzumlar, Hakikat Çekirdekleri bölümünde olduğu gibi “şiirden bozma” mensurlar, Mesnevi-i Nuriye’de olduğu gibi şiirsel metinler, 25. ve 26. mektuplarda olduğu gibi özyaşam öyküsü içeren biçimler, Mektubat Risalesi’nin yaslandığı mektubumsu biçimler yer almaktadır.  Neşir, Tashih, Tertip, Cem ve Tanzim Risale’nin bu tarafının değerlendirilmesinde temel kavramlardır.

Esasın güçlü bir “biçim”le desteklenmesi ile üslup ortaya çıkar. Risale ile ilgili çalışmalar yapılırken ve örnek metinler oluşturulurken bu durum daima yedekte tutulmalıdır.

Her şeyden önemlisi bu tür çalışmalarda Risale’nin geneline yansıyan hikmet ve ahengi baz alan bir usul, üslup ve esas daima yedekte tutulmalıdır. Bunların dengeli şekilde kullanımına dikkat edilmelidir.

 

Risale-i Nur'da geçen benzer ifade, kavram veya konular üzerinden 15 vazifenin başka bilimlerle ilişkisi nedir ve nasıl olmalıdır?

 

Risale usul, üslup ve esas bakımından ezeli kelam olan Kur’an’ın ebedi kelamıdır. Kur’an’ın her bakımdan en son “dersi”, en son “sözü”dür. Risale Kur’an’dan aldığı bu ders ile her mesleğe, meşrebe, eğilime, her insani hale ve ilm-i hale hitap eder. Herkes onda kendinden bir karşılık bulabilir. Bunun için Risale üzerine çalışmalar yapılırken, örnek metinler ortaya konulurken hiçbir bilim, felsefe, kültür, meslek, meşrep… ile sınırlandırılamaz.  Mezkur 15 vazife yaklaşık olarak hemen her konuya/duruma/hale/yapıya uyarlanabilir.

 

Risale-i Nur'da istenilen 15 vazifenin yapılabilmesi için Risale-i Nur'un anabilim dallarına göre tasnifinin sağlanması için ne yapılmalıdır?

 

Muhakemat Risalesi tabir yerindeyse Risale-i Nur’un bilgi ve sanat felsefesi hükmündedir. Muhakemat’ta değinilen “Akaid, Hakaik ve Belagat” unsurları, söz konusu 15 vazifenin tasnifinde bize ipucu verebilir. Bu üç unsurun günümüzdeki karşılıkları üzerinden bir tasnife gidilebilir.

 

Bu arama konferansının, yeni arama konferanslarının ve her 15 vazife alanının ayrı ayrı disipline olabilmesi için başlangıçtaki yol haritamız ne olmalıdır?

 

Risale merkezli bir dil dünyası oluşturabilmek için elimizde birçok veri var. Muhakemat, Risale’nin telifinde uygulanan usulün ipuçlarını veriyor. Mesnevi-i Nuriye ile birlikte dilin akıldan kalbe, akla doğru geçiş yaptığını görüyoruz. Muhakemat usulü gösterirken, Mesnevi-i Nuriye Risale’de izlenecek esasın çerçevesini çiziyor. Sözler, Lem’alar ve Mektubat esas ve üslubun birbiriyle bütünlük arz ettiği eserler. Bu eserler “ustalık dönemi” eserleri olarak nitelendirilebilir. Birinci ve ikinci döneme ait bu eserler Üstadın mütefekkir, müfessir ve edip olma özelliklerini adım adım gerçekleştirdiği, çoğu kere bu üç vasfın birlikte gerçekleştirdiği eserler. Lahikalar ilk iki döneme ait eserlerin şerhi niteliğinde.

 

Risale’yi klasik tefsir geleneği içinde tam olarak bir yere koymak mümkün olmadığı gibi, edebiyat tarihi içinde de tam olarak bir yere koymak mümkün değil. Klasik edebi kavram ve kuramlarla Risale’yi değerlendirdiğimizde bazı kusurlu tarafların olacağı kuşkusuz. Zira Nursi düşüncede bir dönüşüm gerçekleştirdiği gibi, dilde de bir dönüşüm gerçekleştirdi. Bu dönüşüm içerik, biçim, usul, üslup açısından bir çok yeniliği içinde barındırıyor. Mesnevi-i Nuriye içerik açısından yeni konuları gündemimize taşırken, Lemaat gibi şiire benzeyen ama şiir olmayan yeni edebi şekilleri de literatüre taşıdı. Günümüzde bilhassa Güney Amerikalı yazarlar tarafından tercih edilen otobiyografik özellikler taşıyan “anıroman”ların ilk örneklerini Nursi’nin İhtiyarlar ve Hastalar Risalesinde görüyoruz. Haşir Risalesi, Ayetü’l-Kübra, 33 Pencere (33. Söz) ve Münacat (3. Şua) edebi metin olarak bir zirve olmakla beraber bilhassa resim ve sinema alanında izlenimci, pastoral sanat anlayışının örnekleri olarak okunabilir.

Yukarıda isimlerini zikrettiğimiz Risaleler bu arama konferansının, yeni arama konferanslarının ve her 15 vazife alanının ayrı ayrı disipline olabilmesi için başlangıçtaki yol haritamız olabilir.

 

Sizce belirtilen mektubun, Risale-i Nur'un ruh-u aslisine uygun ve manasına sadık bir şekilde akademik zeminde muhatap bulması için öncelikle hangi bilim dalları ile ortak arama konferansları düzenlenmelidir?

 

Risale baştan başa marifetullah ve mubabbetullah kitabı hükmünde. Risale için bu anlamda bir ad vermek gerekseydi bu “marifet sanatı” olabilirdi. Bu meyanda sanat, felsefe, sosyoloji, kelam ve bunların türevleri olan bilimlerle ortak arama konferansları düzenlenebilir.

Risale’deki dil akışı matematiksel bir ritmi, ardışıklığı gösteriyor. Bu anlamda sanat ve matematik bilimleri ile ortak bir arama konferansı düzenlenebilir.

 

Amaç, kapsam, metot, kavram, tanım, muhatap/hedef kitle, kıyas, yeni sonuçlar bağlamında yapılacak araştırma, eğitim ve yayın faaliyetleri nasıl bir sistemde ilerlemelidir?

 

Risale’yi klasik teorilerin yedeğe alındığı, bunların bilimin, sanatın, medeniyetin… geldiği ve gelebileceği noktalar da dikkate alınarak güncellendiği bir düzlemde değerlendirmek olumlu sonuçlar verebilir.

 

Risale-i Nur’daki imanın âlî hakikatlerini her kesimden ve seviyeden insana anlaşılır kılma şekil ve yöntemleri neler olabilir?

 

Risale, Kur’an’ın manevi bir tefsiri olarak telif edilmiş, okuyucularını kainatı “Kur’ani” bir nazar ile okumaya çağırmış, bu durum bir kısım okuyucuda “Kur’an yeni nazil oluyormuşçasına” bir heyecan meydana getirmiştir. Bu gün Risale’nin evrensel mesajını bütün insanlığa ulaştırmanın en uygun yolu okuyucusunda “Risale yeni telif ediliyormuşçasına” bir heyecan oluşturacak Risale’den hareketle yeni eserler ortaya koymaktır. Bu da Risale okuyucusunun ve bu konuda eserler ortaya koyan kişilerin kendilerini günün değişen koşullarına göre güncellemesi ile mümkündür. Propaganda dilinden uzak, telkine dönük, Risale’nin cemaatsel tarafına vurgu yapmaktan ziyade kitabi tarafına vurgu yapan bir usul, üslup ve içerik ile insanlığın karşısına çıkmaktır.

 

Sizce birbirleri ile ilintili ve mütemmim olan bu kavramları sınırlandırmak kabil midir? Yoksa mütedahil daireler gibi mi değerlendirmek gerekir?

 

Her bir Risale’nin kendi içersinde riyaseti vardır. Bununla beraber bu Risaleler birbirinin şerhi hükmündedir.

Bu yönüyle bakıldığında söz konusu kavramlar başlangıç itibariyle müstakil olarak değerlendirildikten sonra birbirinin mütemmim cüzü şeklinde, birbirini tamamlayan unsurlar olarak değerlendirmekte fayda var.

 

Bütün bu görevlerin yerine getirilmesinde bir metodolojiye/ilmî usule ihtiyaç var mıdır? Varsa, bunun esasları nelerdir/neler olmalıdır?

 

Meselenin iki boyutu var. Evet, Risale”nin bir “metodolojiye”, “akademiye” ve “akademik dil ile dillendirmeye” ihtiyacı var. Ama bundan çok daha önemlisi, Risale’deki duyarlılıklardan hareketle sanatsal ve bilimsel metinler oluşturmaya ihtiyaç var. Akademisyenlerimiz Muhakemat ve 25. Söz, edebiyatçılarımız Mesnevi-i Nuriye, 17. Söz, 25. ve 26. Lem’a, müfessirlerimiz İşaratü’l-İ’caz, her meslek ve meşrep sahibi ilgilendiği konu itibariyle Risale’de karşılığı olan metinler ayarında eserler ortaya koymaya başladığı zaman, Risale’nin teorisini ve pratiğini gün yüzüne çıkacaktır.

 

www.RisaleAkademi.com