Sahabe iklimi Tunceli'de esti
Siyer Araştırmaları Merkezi'nin yürüttüğü 82 İl 82 Sahabî projesinin 54. programı Tunceli'de yapıldı.
Risale Haber - Haber Merkezi
Tunceli İl Müftülüğü'nün ev sahipliliğini yaptığı program, İl Kültür Merkezi'nde yoğun bir katılım ile gerçekleşti. Üniversite Camiası, Alevi Dernekleri, Cem Evleri ve halkın iştirak ettiği programın konusu "Aslanların Aslanı Hz. Ali" idi.
YILDIRIM: HZ. ALİ BİZİM REHBERİMİZ
Kur'an'ı Kerim tilaveti ile başlayan program, İl Müftüsü Hüseyin Yıldırım'ın konuşması ile devam etti. Yıldırım, Hz. Ali'nin değer ve kıymetini belirttikten sonra, "Hepimiz için Ehli Beyt önemli ve Hz. Ali hepimiz için rehber" diye konuştu. Sahabe projesinin önemine de dikkat çeken Yıldırım, Siyer Vakfı'na bu hizmetinden dolayı teşekkür etti.
BİR SÜNNET: SEVENİ SEVDİĞİNDEN AYIRMAMAK
Daha sonra kürsüye Siyer Vakfı Kurucusu Muhammed Emin Yıldırım Hoca davet edildi. Yıldırım, proje hakkında kısa bir bilgi verdikten sonra, neden Tunceli'de Hz. Ali'nin anlatılacağına şöyle değindi: Resulullah'ın (sas) önemli sünnetlerinden biri de, "seveni sevdiğinden ayırmamaktır." Efendimiz (sas) buna çok dikkat etmiştir, hatta bazı sahabileri eğer bir anda vefat etmişlerse, yan yana, hatta üst üste defnettirmiş, bazen ayrı zamanlarda vefat etmişlerse, getirip yine "sevenleri birbirlerinden ayırmayıp" deyip birbirilerinin yanı başına defnetmiştir. Mesela, Uhud günü amcası Hz. Hamza ile halasının oğlu Abdullah b. Cahş'ı aynı kabre defnettirirken böyle demiş, Cabir b. Abdullah'ın babası Abdullah b. Amr ile Abdullah b. Cemuh'u da böyle diyerek defnetmiştir... İşte bu sünnetten dolayı dedik, madem Dersim, Ali sevdasını dillendiren bir vilayettir, madem Dersim'in neresinde dolaşırsanız dolaşın, duyacağınız söz, Ali'dir, can parçası, Betül, babasının annesi, babasının kızı, Ehli Beyt'in anası Fatıma'dır. Duyacağınız söz Hasan-ı Mücteba'dır, Şehid-i Kerbela Cennet Gençlerinin efendisi Hz. Hüseyin'dir... Şahid-i Kerbala, İmam Zeynelabidin'dir, Peygamber Mescidi'nin imamı İmam Muhammed el-Bakır'dır, ilim tarihimizin medarı iftiharı İmam Cafer-i Sadık'tır, İmam Musa Kazım, Ali Rıza ve diğerleridir, o halde burada İmamların İmamı, Ehli Beyt'i Mustafa'nın kökü, Hz. Ali anlatılmalıdır. "
HZ. ALİ'Yİ ANLATMAK HEM ZOR, HEM KOLAYDIR.
Muhammed Emin Yıldırım Hoca, sözlerini şöyle devam ettirdi: "Hz. Ali'yi konuşmak gerçekten çok kolay bir iş değil; hele hele onun hayatını bir kaç saate sığdırmak hiç kolay değil... Çünkü Hz. Ali dediğiniz zaman, Efendimiz (sas)'den sonra hakkında en fazla konuşulan, kitaplar yazılan, değerlendirmeler yapılan bir şahıs demiş olursunuz. Malumunuz insanlık tarihi içerisinde hakkında en fazla kitaplar kaleme alınan, şiirler dizilen, makaleler ve araştırmalar yapılan Efendimiz'dir. Efendimiz'den sonra kimdir dediğinizde hiç tereddütsüz "Hz. Ali'dir" deriz. Gerçekten Hz. Ali ilk günden bu tarafa böyle bir hususiyeti olmuştur. Bu iddiamızı belki son yüzyılda yazılanların üzerinden söylediğimiz zan edilebilir. Ancak biz bu iddiamızı Hz. Peygamber dönemi ve hemen sonrası içinde söylemekteyiz. Bakın Ahmed b. Hanbel onun bu özelliği için ne diyor: "Hz. Ali'nin hayatı için nakledilenler o kadar çoktur ki, başka hiçbir Sahabe için böyle bir nakil olmamıştır." Dolayısı ile Hz. Ali'nin hayatını öğrenmek bir yönü ile kolaydır; bir yönü ile de çok çok zordur...
"BEN YA RESULULLAH"
Hz. Ali'nin hayatını üç devreye ayıran Yıldırım, "onun Peygamber ile geçirdiği 28 yıllık hayatı, halifelerle geçirdiği 25 yıllık hayatı ve kendi halife olduğu 5.5 yıllık hayatı" olduğunu söyledi. Bu hayatlarına dair örnekler ve tablolar aktaran Yıldırım, "Hz. Ali Hz. Peygamber'in hep arkasında, hep yanında, olmuş; ne zaman bir iş için adam istense hep elini havaya kaldırıp, 'Ben Ya Resulullah' diyen o olmuştur" dedi.
BEREKETLİ BİR HAYAT
Konuşmasına Hz. Ali'nin hayatından tablolar aktararak devam eden Muhammed Emin Hoca, en sonunda Hz. Ali için yazdığı bir şiiri okudu. Şiirin son mısraları şöyle idi:
"Tarihler Ali'nin hilafet günleridir,
Yol uzun, düşman hileli, dostlar cahildir.
O, ilim şehrinin kapısı, zor zamanların ve zor işlerin adamı
Yinede istikamet, istikamet, istikamet onun feryadı..."
