Prof. Dr. Şadi EREN

Prof. Dr. Şadi EREN

Harama Nazar

Kadın ve erkek birbirine meyilli olarak yaratılmışlardır. Kadında güzelliklerini gösterme, erkekte ise güzelliğe meftuniyet vardır. Bu durum, erkek ve kadının şu dünyadaki imtihanlarının önemli bir parçasıdır. İnsanı yaratan Allah, hem erkeklere hem de kadınlara gözlerini harama bakmaktan, ırzlarını ise gayr-i meşru beraberlikten korumalarını emrederek şöyle der:

“Mümin erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar ve ırzlarını korusunlar. Bu, kendileri için daha temiz bir davranıştır…

Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini haramdan sakınsınlar ve ırzlarını korusunlar…”[1]

Cinsellik imtihanında en önemli unsurlardan biri gözlere sahip çıkılması ve onların korunmasıdır. Özellikle günümüzde gözleri korumak çok daha zorlaşmıştır. Çünkü tarihin hiçbir döneminde olmadığı şekliyle göze bakan günahlar çok yaygındır, her taraf haram manzaralarla, muzır neşriyatla doludur. Aslında hayırlı işlere de kullanılabilen gazeteler, televizyonlar, dergiler, internet... bunun en büyük müsebbibidir.

Ayet-i kerimede namusların korunması emredilmekte ve bunun bir öncüsü olarak da gözün korunmasına dikkat çekilmektedir. Çünkü göz bu işlerde en önemli azadır. İnsan, önce harama bakar ardından meyleder. Gözüne sahip çıkmayan biri, büyük ölçüde iffetine sahip çıkmakta da zorlanır. Gözünü koruyabilen ırzını da daha iyi bir şekilde koruyabilir. Çünkü nefse hâkimiyet, göze hâkimiyetten geçmektedir.

Peygamberimiz şöyle buyurur:

“Şüphesiz ki Allah, Âdemoğluna zinadan nasibini yazmıştır, buna erişecektir. Gözlerin zinası bakmaktır. Kulakların zinası dinlemektir. Dilin zinası konuşmaktır. Ellerin zinası tutmaktır. Ayağın zinası bu işe yürümektir. Nefis arzular ve ister. İnsanın tenasül uzvu ise ya bunu yapar ya da terk eder.”[2]

Göz zinası, kadın ve erkeğin gayr-i meşru beraberliğinin öncüsü gibidir. Bundan dolayı hem kadın hem erkek gözüne sahip çıkmakla ve harama bakmamakla emrolunmuştur.

Gözünü koruyamayan namusunu korumakta da zorlanır. Öyle ki, artık dayanamaz ve sabredemez hale gelir. Bunun neticesinde birtakım taşkınlıkları yapabilir. Günümüzde gayr-i meşru beraberlikler içerisinde olan nice insan bu acı gerçeğin şahitleridir.

Bediüzzaman, beşer imtihanının bu yönüne temasla şöyle der:

“Risale-i Nur talebelerinden bir genç hâfız, pek çok adamların dedikleri gibi dedi: "Bende unutkanlık hastalığı tezayüd ediyor, ne yapayım?"

Ben de dedim: Mümkün oldukça nâmahreme nazar etme. Çünkü rivayet var. İmam Şafiî'nin (ra.) dediği gibi, nazar-ı haram nisyan verir.

Evet, ehl-i İslam’da, nazar-ı haram ziyadeleştikçe, hevesat-ı nefsaniye heyecana gelip, vücudunda sû'-i istimalât ile israfa girer. Haftada birkaç defa gusle mecbur olur. Ondan, tıbben kuvve-i hâfızasına za'f gelir.

Evet, bu asırda açık-saçıklık yüzünden, hususan bu memalik-i harrede o sû'-i nazardan sû'-i istimalât, umumî bir unutkanlık hastalığını netice vermeğe başlıyor. Herkes cüz'î, küllî o şekvadadır. İşte bu umumî hastalığın tezayüdüyle, hadîs-i şerifin verdiği müthiş bir haberin tevili ucunda görünüyor. Ferman etmiş ki: "Âhirzamanda, hâfızların göğsünden Kur'an nez'ediliyor, çıkıyor, unutuluyor." Demek bu hastalık dehşetlenecek, hıfz-ı Kur'an'a bu sû'-i nazarla bazılarda sed çekilecek; o hadîsin tevilini gösterecek.”[3]

Unutkanlığın çok sebepleri vardır. Burada “genç bir hafız” medar-ı bahs olduğu cihetle, gençlerde unutkanlığa yol açabilecek en tehlikeli bir duruma dikkat çekilmiştir. Burada “nâmahreme nazar etme” denilirken “Mümkün oldukça” diye kayıtlanması dikkat çekicidir. Çünkü bundan bütünüyle kurtulabilmek -özellikle de günümüz şartlarında- çok da kolay değildir.

Peygamber Efendimizin Hz. Ali’ye söylediği şu sözde, buna bir bakış yakalayabiliriz:

"Ya Ali! İlk görmeden sonra gözünü çevirip bakma! Birincisinde mazursun, ama ikincinin vebali sanadır."[4]

[1] Nur, 30-31

[2] Buharî, Kader 9; Ebû Dâvûd, Nikâh 43

[3] Nursi, Kastamonu Lahikası, s. 133-134

[4] Ebû Davud, Nikâh: 43; Tirmizi, Edeb: 28

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.