Prof. Dr. Şadi EREN
Bekarlık sultanlık mı?
Bediüzzaman, kendisi evlenmemiş olmakla beraber evliliğe teşvik etmiştir. “Evlenmeli” başlığı altında şöyle der:
“Bekârlık, bîkârların kârıdır.
Bâkire, iki sülüs kadın, bir sülüs erkektir.
Bekâr, iki sülüs erkek, bir sülüs çocuktur.
İzdivac, tasfiye tehzib eder.”[1]
Bekârlık pek de kârlı bir durum değildir. Evlenmemiş kadın üçte iki oranında kadındır. Üçte biri ise, erkektir. Kadın, hayatın akışı içinde bazen erkek gibi olmak zorunda kalır. İhtiyaç halinde kendi işini kendi görür, erkek gibi kendini savunur. Evlenmemiş kadınların bu yönlerinin evlenmiş kadınlara göre daha bariz hale geldiği gözlemlenir. Evlendiğinde ise, “maişetini düşünmek, kendini savunmak zorunda kalmak, bir iş yerinde çalışmak” gibi hallerden sıyrıldığından erkeksi yönü pasifleşir, tam bir kadın olur.
Evlenmemiş erkek üçte iki oranında erkektir. Kalan üçte biri ise çocuktur, yani çocuk gibidir. Mesela çocuk maişetini pek de düşünmez, üzerine pek de sorumluluk almaz. Oyun ve eğlenceye hayli düşkündür. Stratejik kararlar alamaz, ciddi manada gelecek planlaması yapamaz. Erkek evlendikten sonra bu eksiklerini tamamlar, kelimenin tam anlamıyla artık “adam” olur. Artık bir aile yuvası, bu yuvada eşi ve çocukları vardır. Oyun eğlence devri bitmiş, maişeti için çalışmak zamanı gelmiştir. Evin reisi ve direği olarak sorumluluk sahibidir. Her gün bir kısım kararlar almak, problemlere çözüm üretmek zorundadır.
Böylece evlilikle her iki taraf eksiklerini tamamlar, daha dengeli ve daha mutedil bir hale gelir. Kadın, anne olmak ve mesuliyet yüklenmekle tam bir kadın olurken, erkek de evlilik sayesinde çocuksu özelliklerden kurtulur.
Evlenmekte küfüv / denklik
Evlenmekte kadın ve erkeğin birbirine denk olmaları, uyumlu yaşayabilmelerinin önemli bir esasıdır. Hz. Peygamber şöyle buyurur:
"Kadın dört hasleti için nikâhlanır: Malı, nesebi, güzelliği ve dini için. Sen dindarı seç, huzuru bul."[2]
Bediüzzaman, buna şöyle temas eder:
“Şer'an koca, karıya küfüv olmalı, yani birbirine münasip olmalı. Bu küfüv ve denk olmak, en mühimi diyanet noktasındadır.”[3]
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.