Peygamber Efendimiz (sav), “Cennetin toprağının dermek olduğunu” haber vermiştir. Bu ne demektir?

Peygamber Efendimiz (sav), “Cennetin toprağının dermek olduğunu” haber vermiştir. Bu ne demektir?

1) Önce belirtelim ki, Hafız Heysemî, İmam Amed’in rivayet ettiği bu hadisin sahih olduğunu söylemiştir.(bk. Mecmau’z-Zevaid, 10/399, 412).

A+A-

Abdullah b. Cabir’den nakledildiğine göre, Peygamberimiz (a.s.m) Yahudilerden “beyaz dermekeden olan” cennet toprağını soracağını söylemiş ve sormuştur. Onlar da “onun ekmek olduğunu” söylemişler. Peygamberimiz (a.s.m), “Dermek / dermekeden olan ekmek” ilavesini yapmıştır”(a.g.e).

Dermek / dermeke; “çok ince öğütülmüş un” anlamındadır. 

Hadis, ifadesi müteşabih / manası kapalı veya mecaz türünden bir ifadedir.“Beyaz dermek” tabirinden cennet toprağının çok beyaz ve çok ince bir yapıya sahip olduğunu anlayabiliriz. Fakat bu da doğru anlaşılmayı sağlamaz. Çünkü, burada -kuvvetli ihtimalle- “bir benzetme sanatı içerisinde” bir tasvir söz konusudur. Nitekim, Abdullah b. Abbas’ın ifade ettiği üzere “Cennetteki şeylerin dünyadakilerle ilişkisi sırf bir isim benzerliğinden” ibarettir.

2) Müminlerin kâfirlerle alay edeceklerine dair sahneyi tasvir eden ayetlerin meallerine bakmakta fayda vardır:

“Cürümlere, suçlara batanlar dünyada iken, müminlerle alay edip onlara gülerlerdi.  Yanlarından geçerken kaş göz hareketleriyle onları küçümserlerdi. Ailelerine döndüklerinde yaptıkları bu işlerle övünüp eğlenirlerdi. Onları gördükleri zaman: “Şunlar kaçık insanlar, anormal tipler!” derlerdi. Hoş bunları müminlere gözcü tayin eden de yoktu ya! (Fuzulî bir tarzda, kendi kendilerinde öyle bir yetki görürlerdi). İşte bu gün de, müminler kâfirlerin üstüne gülerler. Koltuklarına kurulurlar“Kâfirler yaptıklarının cezasını buldular mı?” diye bakınırlar.”(Mutaffifîn, 83/29-36).

Başkasına gülmek bazen küçüklük işi, bazen de büyüklük işidir. Allah’ın bildirdiği makamda kâfirlerin durumuna gülmek büyüklük işidir. Çünkü, kâfirlerin dünyada müminlere karşı sergiledikleri alaylı tavırları ve onların durumuna gülmeleri, müminlerin şahsî karakterlerinden ötürü değil, Allah’a olan bağılılıkları sebebiyledir. Bu tavırlarıyla kâfirler, Allah’a imanı, ona karşı beslenen sevgi ve saygıyı sorguluyor, yapanları küçük görüyor ve onları akılsızlıkla suçluyorlardı. 

Özetle, kâfirlerin müminleri alaya almaları, Allah’a, peygamberlere, Kitaplara karşı yapılmış bir tavırdır. Bu sebeple, az zahmetle cennet gibi bir nimete kavuşan müminlerin, kâfirleri alay almaları, onlara gülmeleri, onları küçümsemeleri, -kendi şahısları namına değil- Allah adına olduğu için çok onurlu bir tavırdır.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Etiketler :

HABERE YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.