Parmakları şefaatçisi olacak
Braille alfabesiyle basılan Kur'anları tashih eden Adil Altınkaya aynı zamanda ingilizce tercümanı. Dünyanın dört bir köşesine bu amaçla giden Adil Hoca, ışıksız dünyayı Kur'an nuruyla aydınlatıyor.
Erkam EMRE'nin haberi
Adil Altınkaya, 22 senedir Allah'ın kelamı Kur'an-ı Kerim'i âmâ gençlere öğretiyor.İranlı yönetmen Macid Mâcidi'nin 'Cennetin Çocukları' filmi, kör bir çocuğun ikinci gurbetini anlatır. Işıksız dünyada gurbeti yaşayan tüm Muhammedler (Başrol oyuncusu) o evreni ancak parmak uçlarıyla keşfedebilir. Muhammed, kainatı parmaklarıyla okuyadursun, onun gibi âmâ olan Adil Altınkaya da Yüce Rabbimizin gönderdiği Kur'an-ı Kerim'i okuyor parmak uçlarıyla. Doğuştan görme engelli Altınkaya, Hacettepe Üniversitesi İngilizce Tercümanlığı bölümü mezunu. Uzun süre Antalya'da mütercimlik yaptıktan sonra Beyaz Ay Derneği bünyesinde görme engelliler için çalışmalara başlar. 90'lı yıllara gelindiğinde, Kur'an-ı Kerim'le tanışır ve Kur'an okumayı bir solukta öğrenir. Bundan sonra sıra kendisi gibi âmâ kişilere Kur'an öğretmeye gelmiştir. Adil Hoca, Antalya'da başladığı Kur'an kursu faaliyetlerine hız verir ve Türkiye'nin birçok şehrine giderek buralarda görme engelliler için Kur'an kursu faaliyetlerinde bulunur. Bu kurslar her ne kadar yaz kursu olsa da Kur'an öğretmenin kazandıracağı fazilet ve sevaptan mahrum kalmak istemez.
Görme engelliler için matbaa
Adil Altınkaya, Kur'an hocalığı ile beraber neşriyat işine de giriş yapmış ve Erkam Yayıncılık bünyesinde çalışmaya başlamış. Şimdi görme engelliler için Kur'an-ı Kerim, meali ve elifba cüzü basım işleriyle meşgul oluyor. Karton tipi Bristol kağıdına basılan bu özel kitaplardaki imla ve işaret hatalarını tashih ediyor.
"Kur'an-ı Kerim, Braille alfabesinde Arapçada olduğu gibi sağdan sola yazılmıyor. Arapçadaki 'peltek se, zı, ayın ve dat' gibi harflerin okunması için ise simgelerin değiştirilmesi gerekiyor. Adil Hoca birkaç farklılığı bize şöyle açıklıyor: "Mesela matematikteki 'eşittir işareti'ni kalın zı harfi için kullanıyoruz. 'Ayın harfi' için ise Türkçede kullandığımız 'sol parantez' karakterini kullanıyoruz. Üstün, esre gibi harekeleri harfi takiben koyuyoruz. Arapçadaki medler de (uzatma) farklı işaretlerle kullanılıyor." diyor.
Braille alfabesinde harfler Latin alfabesinden büyük olması nedeniyle fazla yer tutuyor. Bundan dolayı da kabartma yazılı kitapların hacmi biraz geniş oluyor. Dişi ve erkek olarak basımı yapılan bu kağıtların ön tarafına dişi, arka tarafına ise erkek puntolar sıralanıyor. 70'li yıllarda icat edilen bu sistem maalesef ülkemize ancak 90'lı yıllarda ulaşmış. Bilgisayar teknolojisinin de gelmesiyle matbaa makineleri artık bu sistemle kağıt israfını önlüyor. Adil Hoca yakında bir Kur'an tefsiri basacaklarını da müjdeliyor.
Kabartma yazı tahtası
22 senedir bu işe hayatını vakfetmiş Adil Hoca'dan, görme engellilerin kullandığı alfabede yazı yazmasını rica ediyoruz. Çekmecesinden hemen bir alet çıkartıyor ve üzerinde boşluklar bulunan bu tabletin içine özel kağıdı yerleştiriyor. Soruyor bize "Ne yazmamı istersiniz?" İsmimizi söylüyoruz ve elindeki kabartma kalemiyle o noktaları kabartıyor. Latin alfabesiyle kısa bir yer kaplayan kelimeler neredeyse bir satır tutuyor. Peki âmâlar nasıl bilgisayar kullanıyor dersiniz? Bilgisayara yüklenen özel bir program, ekran üzerindeki yazıları okuyor. Makineden gelen talimatlara göre tuşlara basan Adil Altınkaya, ilmî araştırmalarını da bu şekilde sürdürüyormuş.
Diyanet'e büyük vazifeler düşüyor
"Bizim sahamız görmezler sektörü" diyerek sohbetin hemen başında bir sempati halkası oluşturuyor Adil Altınkaya. Kendisinden dinlediğimiz ışıksız dünya hâlâ birçok imkândan yoksun. Ülkemizde her ne kadar iyi gelişmeler olsa da görme engelli vatandaşların hayat standardı istenilen seviyede değil. Altınkaya'ya göre bu konuda yetkililerimizin ileriye yönelik bir programı da bulunmuyor. Görmeyen vatandaşlarımız için sadece Kur'an-ı Kerim'i basıp, onu anlamada yararlanılan hadis, meal ve tefsirleri basmamanın bir eksiklik olduğuna işaret ediyor. Bu konuda Diyanet İşleri Başkanlığı'na büyük vazifeler düştüğünü ifade ediyor. Özellikle yeni yürürlüğe giren 4+4+4 sistemi ile engelliler için bu ihtiyacın sadece yaz tatillerine sıkıştırılmaması ve tüm yıla yayılacak ciddi bir eğitim verilmesi gerekliliğine dikkat çekiyor.
Körler, sağırlar aynı yerde
Cumhuriyet'in ilk yıllarında engelliler için standartlar şu vaziyettedir: 1921 yılı Kurtuluş Savaşı döneminde "Özel İzmir Sağırlar ve Körler Müessesesi" adıyla bir okul açılır. Fakat o zamanki okul yönetimi kör ve sağır öğrencileri aynı sınıflara koyar ve bu şekilde eğitim vermeye çalışır. Tabii bu iki grup birbiriyle kesinlikle anlaşamayan engelli gruplarıdır. Sonuç hüsran olur ve eğitim verilemez. Ülkemizde engellilerle ilgili çalışmalar bu seviyelerden başlarken, özellikle Mısır, Suudi Arabistan gibi Arap ülkeleri, eğitimdeki sıkıntıları çoktan aşmışlar. Uzun yıllar komünizm ile yönetilen Rusya'nın Kazan kentinde bile sadece âmâlara ait devasa bir Kur'an enstitüsü bulunuyor.
Braille (Brey) alfabesinin serüveni
Braille alfabesi, 1809-1853 yılları arasında yaşayan Louis Braille tarafından geliştirildi. Kendisi de görme engelli olan Fransız mucit, üç yaşında iken görme yeteneğini kaybeder. Fakat pes etmez Genç Louis, 7 yaşında Genç Körler Kraliyet Okulu'ndan burs kazanır. Fransa Kralı Napolyon'un, gece askerlerinin anlaşması için icat ettirdiği sistem, yeterince akıcı ve kullanışlı değildir. Louis Braille bu sistemde değişiklik yapar ve 6 nokta sistemini geliştirir. Bu alfabe bugün bile Uzakdoğu dilleri hariç tüm dünyada kullanılıyor.
Zaman
