Pakistan'dan Hindistan'a Babri Camii tepkisi: Utanç verici

Pakistan'dan Hindistan'a Babri Camii tepkisi: Utanç verici

Pakistan Dışişleri Bakanlığınca yapılan yazılı açıklamada, Hindistan'da Babri Camii davasında 32 sanığın beraatine ilişkin kararın "utanç verici" olduğu belirtildi.

A+A-

Açıklamada, tüm sanıklara beraat kararının verilmesiyle Hint yargı sistemenin adaleti sağmakta yine başarısız olduğu vurgulanırken, "Caminin yıkılması, binlerce cinayete yol açan Hindistan Halk Partisi (BJP) öncülüğündeki toplumsal şiddete yol açmıştı. Sözde en büyük demokraside bir adalet görüntüsü olsaydı, suç eylemiyle alenen övünen bireyler özgür bırakılamazdı." ifadeleri kullanıldı.

Söz konusu davadaki beraat kararının iktidar partisi BJP'nin bağlı olduğu aşırı milliyetçi Hindu bir grup olan Ulusal Gönüllüler Organizasyonu'nun (RSS) yapılanmasının ve Hindutva ideolojisinin, tüm adalet ilkeleri ve uluslararası normların önüne geçtiğinin bir başka tezahürü olduğu vurgulandı. Açıklamada, BJP'nin Hindistan'ın azınlıkların ikinci sınıf vatandaşlar olarak sürgüne gönderildiği Hindu Rashtra'ya [Hindu idaresi] kapıldığına işaret ettiği kaydedildi.

BJP'nin bağlı olduğu RSS yapılanmasının Müslüman karşıtı politikalarının en iyi şekilde Cammu Keşmir'de görülebileceğine de dikkat çekildi.

Hindistan'ın, Müslümanlar başta olmak üzere azınlıkların ibadet mekanları ile aşırılıkçı grupların hak iddiasında bulunduğu diğer dini yerlerin güvenliğini korumaya çağrıldığı açıklamada, Birleşmiş Milletler'e bağlı (BM) ilgili uluslararası kuruluşların, azınlıkların dini haklarının korunmasında rol oynaması gerektiği vurgulandı.

1528'de inşa edildi

Babür Devleti'nin kurucusu Babür Şah'ın hayatta olduğu dönemde, komutanlarından Mir Baki'nin 1528'de inşa ettirdiği cami, 1980'lerde Hindu milliyetçisi örgütler tarafından başlatılan tapınak (Mandir) kampanyasının kurbanı oldu.

Babri Camii arazisinin Hindu inancındaki Tanrı Rama'nın doğduğu yer olduğu ve ibadethanenin tapınak üzerine inşa edildiğine ilişkin iddia, Müslümanlar ve Hindular arasında uzun yıllar tartışma konusu oldu ve çıkan şiddet olaylarında çok sayıda kişinin hayatını kaybetmesine yol açtı.

Hindistan'ın bağımsızlığından önce de iki topluluk arasında zaman zaman sorunların yaşanmasına sebep olan Babri Camii tartışmaları, ülkenin bağımsızlığını kazanmasının ardından da devam etti.

Bir grup Hindu, Aralık 1949'da mabet içerisine Tanrı Rama ikonu bıraktı ve bunun bir mucize olduğunu yaymaya çalıştı. Yaşanan bu gelişmenin ardından Hint hükümeti, bölgeyi "tartışmalı arazi" ilan etti ve camiyi ibadete kapattı.

1980'lerde Dünya Hindu Konseyi (VHP) ve Hindistan Halk Partisi (BJP) Faizabad'da bulunan (yeni adı Ayodhya) araziye sahip olmak adına kampanya yürütmeye başladı. VHP ve RSS gibi Hindu örgütlerinin öncülüğünü yaptığı gruplar, 80'li yılların sonunda, tapınak iddialarını yüksek sesle dile getirmeye başladı ve arazinin Hindulara verilmesi çağrısında bulundu.

Dönemin önemli dizilerinden Ramayana, devlet kanalı Doordarshan'da 1987'de başladı ve 18 ay boyunca devam etti. Pazar günleri verilen ve 78 bölüm halinde yayınlanan diziyle birlikte Tanrı Rama ve hikayesi, milyonlarca Hindu'nun evine girerek somut bir olay haline dönüştü.

Dizide, Tanrı Rama'nın, karanlığa karşı zaferinden sonra Babri Camii'nin bulunduğu yere, Ayodhya Krallığı’na dönmesi ve buna benzer konular işlenmesi dikkatleri bölgeye çekti.

Hindu Tanrı Üçlemesi'nde (Trimurti) yer alan Vişnu'nun yedinci bedenlenmesi (Avatar) olduğuna inanılan Rama, ülkedeki Hindularca en çok sevilen ve saygı gösterilen tanrılar arasında yer alıyor.

6 Aralık 1992'de Hindular tarihi camiyi yıktı

BJP lideri Lal Krishna Advani'nin Eylül 1990'da başlattığı kampanyayla olaylar daha da kışkırtıldı.

Advani, iki tekerlekli savaş arabasına dönüştürülen Toyota marka otomobiliyle Gucerat eyaletinden, caminin bulunduğu Uttar Pradeş eyaletine bir yolculuğa çıktı. Bu yolculukta, Ram Tapınağı'nın inşası için kullanılacak tuğlaları toplayan Advani, Tanrı Rama gibi giyindi, ok ve yay kuşandı.

6 Aralık 1992'de BJP, RSS ve VHP gibi milliyetçi parti ve örgütlerce düzenlenen miting sırasında Hindu karsevaklar (gönüllüler), Sadhular (Hindu din adamları), militanlar ve gençlerden oluşan 150 bin kişinin kazma, kürek ve levyelerle ibadethaneye saldırması, yaklaşık 500 yıldır ayakta duran Babri Camii'nin 5 saatte yıkılmasıyla sonuçlandı.

Caminin yıkılma haberi, ülke çapında ayaklanmaların yaşanmasına yol açtı. Hindistan'ın bölünmesinden sonra yaşanan en büyük toplumsal şiddet olayına dönüşen ayaklanmalarda çoğunluğu Müslüman 2 bine yakın kişi öldü, 5 binin üzerinde kişi de yaralandı. Olaylar Pakistan ve Bangladeş'e de sıçradı.

Yüksek Mahkemenin kararı

Hindular ile Müslümanlar arasında on yıllarca problemli bir şekilde kalan Babri Camii meselesi, Hindistan Yüksek Mahkemesinin 9 Kasım 2019'da cami arazisinin Hindulara verilmesine ilişkin kararıyla yeni bir noktaya taşındı.

Yüksek Mahkeme, söz konusu kararında, yaklaşık 1,1 hektarlık arazinin tamamının tapınak inşa etmek üzere kurulacak Hindu vakfına tahsis edilmesine, bunun karşılığında arazinin hak sahibi Müslüman vakfa başka bir yerden yaklaşık 2 hektar arazi verilmesine hükmetti.

Kararın ardından Başbakan Modi, 5 Şubat'ta tapınağı inşa etmek üzere "Şri Ram Janmabhoomi Teerth Kşitra Vakfı"nın kurulduğunu açıkladı.

Öte yandan, davanın taraflarından Uttar Pradeş Sünni Merkez Vakfı Kurulu, daha önce 2 hektarlık arazinin kabul edileceğini açıklamıştı. Ancak söz konusu arazide bir cami inşa edilip edilmeyeceği belirsizliğini koruyor.

AA

HABERE YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.