'Özür metninde anlaşmıştık, Gazze şartı anlaşmayı bozdu'

'Özür metninde anlaşmıştık, Gazze şartı anlaşmayı bozdu'

İsrail hükümeti Mavi Marmara katliamından dolayı Türkiye'den özür dilemeyi kabul ettiğini ilk kez resmen açıkladı

Servet Yanatma'nın haberi;

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Yigal Palmor, "Anlaşma sağlanmıştı. Metinde 'özür' kelimesi de geçiyordu.
Ancak Türkiye'nin Gazze ambargosunun kaldırılmasını istemesi işi bozdu." diye konuştu. Türk gazetecilere konuşan sözcü Palmor, iki tarafın müzakere edip kabul ettiği metinde "Eğer askerî operasyonlar istemeden insan kaybına sebep olduysa İsrail bundan dolayı özür diler." ifadelerinin yer aldığını açıkladı. Palmor bu cümleyle İsrail'in ölümlerden dolayı sorumluluk kabul etmediğini, bunu da "eğer" kelimesiyle kayda geçirdiğini bildirdi. Palmor "eğer" tabirinin açılabilecek muhtemel davalara ilişkin garanti olarak kullanıldığını kaydetti. Sözcü anlaşma sağlandıktan sonra Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın "özür ve tazminat"ın yanı sıra Gazze'ye uygulanan ablukanın kaldırılmasını istemesinden dolayı metnin hayata geçmediğini savundu. Palmor abluka talebinin yanında Türkiye'nin ileride İsrail aleyhine açılabilecek davaları engellemek konusunda garanti vermemesini ikinci neden olarak gösterdi.

İsrail'i ziyaret eden Türk gazetecilere konuşan Palmor, program yapılırken başbakan ve dışişleri bakanı gibi üst düzey kişilerle görüşme planlanmadığını; ancak bu iki ismin Türk gazetecilerle konuşmak istediğini kaydetti. Hem başbakan hem de dışişleri bakanının ilk kez bir yabancı heyeti ayrı ayrı kabul ettiğini anlatan Palmor, "Bunun bir anlamı var." mesajı verdi. Türkiye'yle güçlü bağlar kurmak istediklerinin altını çizen Palmor, "Türkiye ile ilişkilerimize inanıyoruz ve ilişkiden vazgeçmedik. Tüm şartlara rağmen ilişkilere güveniyoruz. Bunun üzerinde birlikte çalışmamız gerekiyor. İletişim kanalları oluşturmaya çalışıyoruz." diye konuştu.

İsrail'de mevcut Türk hükümetine karşı hayal kırıklığı bulunduğunu savunan sözcü, "Başbakan Erdoğan ile Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun yanlış yaptığını düşünmemize rağmen biz iki ülkenin ilişkisine inanıyoruz. Bu ilişkinin bir geleceği var ve iki taraf için de gerekli. Eğer hükümetle anlaşamazsak Türk halkına 'bu ilişkiye inanıyoruz' demek istiyoruz." dedi. Kimsenin İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'dan 'Erdoğan'ı seviyorum. Buluşup elini sıkmak istiyorum' demesini beklememesini kaydeden sözcü, "Ortada siyasi anlamda çok büyük bir anlaşmazlık var. Bu sadece siyasi bir anlaşmazlık da değil. Kişilik faktörünü de burada kabul etmek zorundayız. Bu açık mesafeye rağmen pes etmemeliyiz. Elimizi uzatmalı ve konuşmalıyız. Birbirimizi yaralayan hususları anlamamız gerekiyor. Eğer konuşmazsak iletişim tamamen kopar ve ilişkiler daha da kötüye gider." değerlendirmesinde bulundu.

Uzlaşılan metinde İngilizce olarak 'özür' ifadesinin geçtiğini kaydeden Palmor, ifadenin "Eğer askeri operasyonlar istemeyerek zarara yol açtıysa, kasıt olmaksızın istemeyerek insan kayıplarına sebep olduysa İsrail bundan dolayı özür diler." şeklinde olduğunu kaydetti. Sorumluluğun ortada bırakıldığını, İsrail'in sorumluluk kabul etmediğini vurgulayan sözcü, "Hiçbir zaman İsrail 'Evet biz Türk vatandaşlarını öldürdük' demeyecek. Uluslararası arenada böyle bir şey duymayacaksınız." diye konuştu.

Zaman