Osmaniye'de Sahabe'den bir Osman: Osman B.Maz'ûn
Siyer Araştırmaları Merkezi'nin ara vermeden devam ettirdiği 82 İl 82 Sahabî projesinin 57. programı Osmaniye'de yapıldı.
Risale Haber - Haber Merkezi
Osmaniye İlim Sanat ve Kültür Derneği'nin ev sahipliliğini yaptığı program, Belediye Ahmet Şekip Ersoy Kültür Merkezi'nde, halkın yoğun bir katılımı ile gerçekleşti. Kur'an'ı Kerim tilaveti ile başlayan program, Dernek Başkanı Süleyman Dağ'ın selamlama konuşması ile devam etti. Yıldırım: Osman b. Maz'un Önden Giden Atlılardandı.
Projenin tanıtım filminden sonra kürsüye davet edilen Siyer Vakfı Kurucusu Muhammed Emin Yıldırım Hoca, neden Osmaniye'de, Osman b. Maz'ûn'un anlatılacağına dikkat çekerek konuşmasına başladı. Yıldırım dedi ki: "Saadet asrının çok farklı bir siması olan, adı Osman olduğu için Osmaniye'de anlatılması belirlenen ve bize çok mühim mesajlar veren bir Sahabî efendimizi tanımaya gayret edeceğiz. Aslında o çağda adı Osman olan Sahabe çoktur, ama özellikle Osman b. Maz'ûn seçilmesi, onun önden gidenlerden biri olmasıdır. O birçok hayırlı işin öncüsü ve önderidir; Medine'de ilk vefat eden muhacirdir."
Zühd, İbadet, Cihad, Hicret ve Aşk...
Yıldırım konuşmasına şöyle devam etti: "Osman b. Maz'ûn der demez, eğer onu biraz olsun tanıyorsanız, aklınıza hemen onun şahsiyetini yansıtan şu beş kavram gelir. Zühd, ibadet, cihad, hicret ve aşk...Evet, gerçekten de Osman b. Maz'ûn, zühdü hayatının esası kılmış bir zahid, ibadetini hayatının tamamına yaymış bir abid, cihadı sevda haline getirmiş bir mücahid, Allah adına ve Allah namına arkasına bakmadan yollara düşmüş bir muhacir ve aşkı büyük bir emele dönüştürmüş bir sabık, yani sabikunu evvelinden olmuş, saffı evvel olmuş önden giden bir atlıdır."
Zühd onun en önemli elbisesiydi.
Pek tanınmayan bir Sahabî olan Osman b. Maz'ûn hakkında çok önemli bilgileri dinleyenlerle paylaşan Muhammed Emin Hoca, onun iman etmesini, Habeşistan'a hicret etmesini, Mekke'de iman yolundaki mücadelesini ve Medine hayatını örneklerle anlattı. Yıldırım şöyle dedi: "Mekke’de uğradığı baskı ve işkencelerden sonra Medine’ye yerleşen Osman b. Maz’ûn kendini her şeyiyle ibadete verdi. Artık o bambaşka bir abid olmuştu. Öyle ki o, gece boyunca namaz kılıyor, Rabbini zikrediyor, gündüzleri ise oruç tutuyordu. Allah’ın zikriyle geçen gecelerde doyumsuz bir lezzet yaşıyor, zikir ve ibadetlerden aldığı bu zevk onu çevresinden ve bütün dünyadan uzaklaştırıyordu. Ashâb-ı Kiram içerisinde zühd ve ibadetiyle âdeta bir sembol haline gelen Osman b. Maz’ûn, dünyaya ait her şeyi terk eden, Allah’ın rızasını kazanmaktan başka hiçbir düşüncesi olmayan gerçek bir zahit olmuştu. Bir oyun ve eğlenceden ibaret olan dünyadan ve insanların ellerindeki dünyalıklardan vazgeçen kimseler, Allah’ın sevgisine ulaşabilirdi. İşte Osman b. Maz’ûn bu kimselerden biriydi..."
En Sevgili'nin Sevgilisi...
Osman b. Maz'ûn'un Medine'deki kısa ama bereketli hayatını da tablolarla anlatan Muhammed Emin Hoca, o örneklerin üzerinden çok önemli mesajlar dinleyenlerle paylaştı. "İtidal çizgisi, eşler arası ilişki, Peygamber'e tabi olma ve O'nu örnek alma, hiçbir zaman aşırılığa kaymama" bu mesajlardan bazılarıydı. Yıldırım, Hz. Peygamber'in onu çok sevdiğini, vefatı sırasında hıçkırıklarla ağladığını ve onu kendi elleri ile toprağa defnettiğini anlatırken, salonda gözyaşlarını dinleyenler tutamadılar.
Osman b. Maz’ûn hayânın zirvesindedir.
Osman b. Maz'ûn'un aynen Hz. Osman gibi çok hayalı olduğunu söyleyen Yıldırım, onu hayasına dair örnekler verdi ve onun üzerinden alınması gereken mesajlarla sözlerini bitirdi. Yıldırım'ın verdiği mesajlardan bir tanesi şöyle idi: "Aşk, adama dağlar deldiren, imkansız gözüken nice işi mümkin kılan bir dermandır. Osman b. Maz'ûn gibi davana aşk ile bağlanıp, her hayırlı amelin öncüsü ol ki, çağın sabıkunu evvelininden olabilesin."
