Olmadı hocam!

Olmadı hocam!

80'li yıllarda, İzmir'de rüya gibi geçen üniversite hayatımdan sadece iki utanç verici olay hatırlıyorum.

[HABER YORUM] -ALİ ÇOLAK

Onlar dışında bütün insanlar güzel, bütün anılar yeniden yaşanmaya değer. O utanç verici iki olay da Buca Eğitim'de yaşanandı. Biri, bayrak töreninde, yüzlerce öğrenci, öğretim üyeleri ve dekanın gözü önünde, bir beden eğitimi hocasının başörtülü arkadaşımızı azarlayıp kovmasıydı ki hâlâ hatırladıkça utançtan midem bulanır. İkincisi, okul kapısında bekleyen gazetecilerin, ders bitiminde ağaçlı yoldan çıkış kapısına doğru giden başörtülü arkadaşlarımızın fotoğrafını çekmeye çalışmalarıydı. Arkadaşlar neye uğradıklarını şaşırıp çalıların arkasına saklandı. Gazeteciler, inanılmaz ama gerçek, oradan çıkmaları için üzerlerine taş atmaya başladı. İnsanlığın öldüğü kara bir gündü. O beden eğitimi hocası ve o gazeteciler içinse utanç vesilesi.

Şimdi İzmir'de, elinde fotoğraf makinesi, bina kapısında öğrencilerini fotoğraflayan profesörün fotoğrafını görünce, 23 yıl önceki o utanca benzer duygular yaşadım, üzüldüm. 'Olmadı hocam' dedim, 'hiç olmadı!' Başörtüsüne karşı olabilirsiniz. Bunun için kanunların verdiği yetki çerçevesinde işlem yaparsınız. Fakat öğrencileri küçük düşürecek ayrımcı bir fiile başvuramazsınız. Fotoğraf makinesiyle bina kapısında bekçilik yapmak bir profesöre yakışır mı? Birileri, sizin kızınıza böyle bir muamele yapsa razı olur muydunuz? O kız çocuklarının babası yerine koydunuz mu kendinizi? Sizin yeriniz orası değil, kürsü olmalı değil mi hocam? Hem böyle yaparak neyi değiştirebilirsiniz? Onlar sizin öğrencileriniz; eğitim talep ediyorlar. Onları sınıfa almadan düşüncelerinizi nasıl ileteceksiniz? Kapıdan çevirerek, fotoğraflayıp fişleyerek, beğenmediğiniz görüşlerini, yaşam tarzlarını nasıl değiştireceksiniz?

Sayın hocam, o çocuklar bir gün üniversiteyi bitirir. 20 yıl sonra -ki o zaman muhtemelen emekliliğin tadını çıkarıyor olursunuz- sizi nasıl hatırlamalarını istersiniz? Güzel üniversite yıllarının biricik utancı olarak mı? Buna değer mi? Hem yaptığınızın suç olduğunun farkında değil misiniz? İzinsiz olarak birilerinin fotoğrafını çekmek başınızı ağrıtabilir. Bütün bunlar bir yana, insanlar uzaya giderken, zatıâliniz de uzay bilimleri ile uğraşırken, böyle eski moda yıldırma taktikleri de nereden çıktı? İlle de fotoğrafla uğraşmak istiyorsanız, daha kaliteli bir makine alıp dağlara çıkabilirsiniz. Çok güzel, iç açıcı manzara fotoğraflarıyla dönersiniz. Belki sergi de açarsınız. Bir deneyin, inanın mutlu olacaksınız.

 Bana 23 yıl sonra İzmir'e dair kötü anılarımı hatırlattınız ya, aşk olsun hocam!

Zaman