O listede olmayı 'şeref' saydım
Balyoz darbe planı içinde ismi 'tutuklanacak gazeteciler' arasında yer alan gazeteci-yazar Yavuz Bahadıroğlu, "Listeyi gördüğümde siyasi anlamda doğru bir 'kıblem' olduğunu düşündüm. Bu bir iftihar listesi, bu listede olmayı şeref saydım." diyor.
Geçen hafta 27 gazeteci olarak yaptıkları basın açıklamasını ve suç duyurusunu 'nefs-i müdafaa' olarak gören Bahadıroğlu şöyle konuşuyor: "Eşit olmayan güçler saldırıya geçmiştir. Bizim topumuz, tüfeğimiz yok. Kalemimiz var. Ordu kendini zayıflatmazsa, siviller onu zayıflatamaz." Toplantıda düşünce anlamında hiçbir zaman bir araya gelemeyeceği insanlarla bir araya geldiğini söyleyen gazeteci, kendilerini birleştiren paydanın, 'darbelere karşı duruş iradesini içselleştirmek, halk iradesine saygı duymak, cuntalara karşı olup, Türkiye'nin demokratikleşmesini savunmak' olduğunu ifade ediyor.
'Yararlanılacak gazeteciler' listesinde yer alan bazı isimlerin, listeyi yayımladığı gerekçesiyle Taraf Gazetesi'ni dava etmesini anlayamadığını söyleyen Bahadıroğlu, "Sizin hakkınızda liste yapanlar için bir şey söylemeyeceksiniz ama o listeyi yayınlayanları mahkemeye vereceksiniz. Bu tip bir gazeteciliği anlamak mümkün değil." ifadelerini kullanıyor. Gazetecilik ve siyasetin varlığını demokrasiye borçlu olduğunu belirten Bahadıroğlu, darbe yanlısı ya da militarist olmanın da, bu mesleklerin ilkelerine aykırı düştüğünü vurguluyor: "27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat'ta bunları çok yakından gördüm. Mesleğimden utandığım zamanlar oldu."
'Türkiye'nin en temel sorunu askerin sivile müdahale alışkanlığI'
Yavuz Bahadıroğlu, Türkiye'nin temel sorununu 'askerin sivile müdahale alışkanlığı' olarak nitelendiriyor. Bu sorunun temelini tarihçi kimliğiyle Fatih dönemine kadar götürüyor: "Bu sorun, Buçuk Tepe Vakası'na kadar gidiyor. Çandarlı Halil Paşa, Fatih'in babasının tekrar tahta dönmesini istiyor. 11 yaşındaki çocuk ülkeyi maceraya götürür diye, Çandarlı, Yeniçeri Ocağı'nı kışkırtıyor. Fatih o yaşta müthiş bir irade gösterip Yeniçeri Ağası'nı yakalatıyor. Bütün itibarını bitiriyor. Düşünün padişahların üçte biri ihtilal sonucu tahttan indirildi." Siyasete bulaşan ordunun kirlenmekten kaçamayacağını belirten tarihçi, milletvekillerine yapılan 'Ya askerliği ya Meclis'i tercih edin' uyarısını hatırlatıyor.
Zaman
