Prof. Dr. Musa Kazım YILMAZ

Prof. Dr. Musa Kazım YILMAZ

Çocuk Terbiyesi Açısından Önemli Vakitler

İslamiyet insanın tüm hayat safhalarıyla ilgilenmektedir. Kur’an beşikten mezara kadar insanı takip eder ve onunla ilgili hükümler ihtiva eder. Yemek, içmek ve yolda yürümekten tutun da evlenip aile kurmaya, çocukların terbiyesine, aile içi muameleye ve evin dışındaki davranışlara kadar insanın bütün hayat safhalarıyla ilgili hükümler Kur’an’da açıkça yer almıştır. Sünnet-i seniyye ise, Kur’an’da yer almayan, ya da zımnen ve işareten bildirilen hususları şerh eder.

Nur Suresinin 58-61. Ayetleri, toplumun en önemli kurumu olan aileden, aile içi adaptan ve aile dışı dostluk ve arkadaşlıklardan söz etmektedir. Çocukların ve hizmetçilerin ebeveynin odalarına girip çıkarken dikkat etmeleri gereken hususlar tek tek izah edilmiştir. Böylece modern dünyanın ancak asırlar sonra kavrayabildiği bazı edep kurallarına dikkat çekiyor. Konuya girmeden önce, edep ve iffetle alakalı birkaç cümle söylemekte fayda vardır.

Farsça bir kelime olan edeb, güzel terbiye ve iyi huy manasındadır. Başka bir deyimle, konuşmakta, oturup kalkmakta ve başkalarına karşı davranışlarda insanı mahcup duruma düşürmekten koruyan bir duygudur. Edeb Arapçada güzel konuşmak manasına da gelmektedir.[1] Edebin bir bölümü olan iffet ise, namuslu olmak ve nefsini aşırı şehevî duygulardan muhafaza etmektir.[2] Edebin zıttı kötülük yapmak, terbiye ve fazilete aykırı hareket etmektir. İffetin zıttı ise aşırı şehvete mağlup olmaktır. Resûl-i Ekrem (s), (أَدَّبَنِي رَبِّي فَأَحْسَنَ تَأْدِيبِي) “Rabbim beni edeplendirdi ve edebimi güzel yaptı” buyurmuştur.[3]

Herkesin malumu olduğu üzere toplumun temelini oluşturan ailedir. Ailenin gelişimini ve büyümesini sağlayan da çocuklardır. Bu itibarla çocuklar ailenin büyümesi ve gelişmesi için vazgeçilmez aile üyeleridir. Kur’an toplumun tüm kesimleri için terbiye kurallarını bildirirken çocukların terbiyesini de anne babalara havale etmiştir. Kur’an’ın ortaya koyduğu terbiye metodunun en önemli özelliği terbiyeyi herhangi bir yaşla sınırlamamış olmasıdır. ”Beşikten mezara kadar” deyimi, eğitimin Müslümanın tüm hayat safhalarını içerdiğini ortaya koyan bir deyimdir.

Yarının büyükleri olan çocuklarla ilgili eğitim faaliyeti, anne baba ve öğretmenlerin geleceğe ait bazı kaygıları ve aldıkları bazı önlemlerle başlar. Bu önlemler evlenmekle yoğunluk kazanır, çocukların dünyaya gelmesiyle de hızlanır. Fakat önlemlerin en ciddi safhası çocuklarda temyiz çağı denilen yaşla başlar ve buluğ çağına kadar devam eder.[4] Kur’an-ı Kerim, çocuklara yönelik terbiye ve edep kullarından söz ederken, evlenme umudu kalmamış yaşlı kadınlarla ilgili hükümleri de ihmal etmez.

Kur’an İffeti Nazara Veriyor

Kur’an-ı Kerim, çocukların ve hizmetçilerin üç vakitte, aile içinde nasıl davranmaları gerektiğini net bir şekilde açıklıyor ve şöyle buyuruyor: (يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لِيَسْتَأْذِنكُمُ الَّذِينَ مَلَكَتْ أَيْمَانُكُمْ وَالَّذِينَ لَمْ يَبْلُغُوا الْحُلُمَ مِنكُمْ ثَلَاثَ مَرَّاتٍ مِّن قَبْلِ صَلَاةِ الْفَجْرِ وَحِينَ تَضَعُونَ ثِيَابَكُم مِّنَ الظَّهِيرَةِ وَمِن بَعْدِ صَلَاةِ الْعِشَاءِ ثَلَاثُ عَوْرَاتٍ لَّكُمْ لَيْسَ عَلَيْكُمْ وَلَا عَلَيْهِمْ جُنَاحٌ بَعْدَهُنَّ طَوَّافُونَ عَلَيْكُم بَعْضُكُمْ عَلَىٰ بَعْضٍ كَذَٰلِكَ يُبَيِّنُ اللَّهُ لَكُمُ الْآيَاتِ وَاللَّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٌ) “Ey İman edenler! Eliniz altındaki hizmetçilerle içinizden henüz ergenlik çağına ermemiş olanlar, yanınıza girmek için sizden üç vakitte izin istesinler Sabah namazından önce, Öğle sıcağından dolayı [istirahate çekilirken] elbisenizi çıkardığınızda ve yatsı namazından sonra. Bunlar, örtülmesi gereken yerlerinizin açık bulunabileceği üç vakittir. Bunlar dışında ne size ne onlara bir sakınca yoktur. Bunlar sıkça yanınıza girip çıkan, birbirinizle iç içe olduğunuz kimselerdir. Allah size ayetleri işte böyle açıklar. Allah her şeyi bilir, yerli yerinde yapar.”[5]

Allah Teâlâ bu ayette, iffetin korunması için en küçük detayları bile nazara veriyor. Başka bir deyimle, çocukların sağlıklı bir ruh yapısına sahip olarak yetişebilmeleri için ailedeki iffete dikkat çekiyor. Çünkü ailenin korunabilmesi için karşılıklı sadakat ve güvenin yanında en önemli şartlardan birisi de iffetli kalmaktır. Bu yüzden insanlardaki cinsel arzunun evlilik yoluyla ve aile içinde tatmin edilmesine izin verilmiş, fakat meşru olmayan yollardan cinsel tatmin, günah sayılarak şiddetle yasaklanmıştır. Aileyi korumak için iffet ve sadakati öngören Kur’an-ı Kerim, sadece zinayı değil, zina yapmaya vesile olabilecek her türlü adımı da yasaklamıştır.[6]

İffetin korunması için Allah yukarıdaki ayette önemli bir detayı daha nazara veriyor: Evin çocuklarıyla hizmetçilerin, diğer aile fertlerinin odalarına ve özel mekânlarına girip çıkarken nasıl davranacaklarına dair açıklamalar yapıyor. Bilindiği gibi kolaylık İslâm’ın ilkelerinden biridir. Dinî, ahlâkî ve hukukî ilkeleri ihlâl söz konusu olmadığı sürece müminler, kendilerine kolay gelen uygulamaları tercih edebilmektedirler. Hiç şüphesiz iffetin korunması temel bir ilkedir.

Örtünmek ve cinselliği sergilememek, iffeti korumak için başvurulan en önemli vasıtalardır. Bu ilke ile kolaylık ilkesi çatıştığında ikincisinden, ancak zorunlu olduğu ölçüde fedakârlık edilmesi istenmiş, yani örtünmenin amacını ortadan kaldırmayan kolaylıklara izin verilmiştir. Bunun örnekleri Nur Suresinin 30. Ve 31. ayetlerinde (وَلَا يُبْدِينَ زِينَتَهُنَّ إِلَّا مَا ظَهَرَ مِنْهَا) “Açıkta kalanlardan başka süslerini göstermesinler” kısmıyla ifade edilmiştir.[7]

Nûr 58. ayette ise bir başka örnek, “Bunlar sıkça yanınıza girip çıkan, birbirinizle ilişki içinde olduğunuz kimselerdir” gerekçesiyle açıklanmaktadır. Köle, cariye, hizmetçi gibi devamlı evde olan ve hizmet gerektirdiği için evin hanımı ve beyi ile birlikte yaşayan kimselerle henüz ergenlik çağına gelmediği için daha ziyade evde, ana babanın yanında bulunan çocukların, ebeveynin yanına girip çıkarken, üç vakit dışında izin almalarına gerek görülmemektedir. Bu üç vakitte ise, karı koca veya özel mekânlarında bulunan diğer ev sakinleri, üst elbiselerini çıkarabilecekleri için, yanlarına gelmek isteyen ergenliğe ulaşmamış küçük çocuklar ve hizmetçilerin izin almaları emredilmiştir.

[Devam edecek]

[1] et-Tahanevî, Muhammed Ali, Keşşâfu Istılahâti’l-Funûn ve’l-Ulûm, 1. Baskı. Mektebetu Lübnân, 1996; I: 127.

[2] Hüseyin b. Muhammed, er-Râğıb el-Isfahânî, el-Müfredât Fi Garibi’l-Kur’an, Daru Kahraman, İstabul, 1986; s. 507. (عفف) maddesi.

[3] Müslim, Sahih, Zikr, 72.

[4] İbrahim Canan, Hz. Peygamber’in Sünnetinde Terbiye, 1. Baskı, Turdav Yayını, İstanbul, 1978. S. 103.

[5] Nur, 24: 58.

[6] Kur’an Yolu Meali, Heyet, 1. Baskı, Diyanet İşleri Başkanlığı yayını, Ankara, 2015, s. 352.

[7] Kur’an Yolu Türkçe Meal ve Tefsir, Heyet, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayını, Ankara, 2008, IV: 98-99.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.