Mursi ölmeden kızı her şeyi anlatmış

Mursi ölmeden kızı her şeyi anlatmış

Cunta mahkemesinde şehadete erişen Muhammed Mursi'nın kızı Şeyma, yakın zamanda çektiği bir videoda babasıyla ilgili çok önemli şeyler söylemişti

A+A-

Mısır'ın seçilmiş ilk cumhurbaşkanı Muhammed Mursi, 17 Haziran Pazartesi günü cunta mahkemesinde söz aldığı sırada ruhunu Rahman'a teslim etti.

Şehadetinin ardından darbeciler onun naaşından bile korktu ve alelacele, ailesinden sadece birkaç kişinin katılımıyla defnetti.

Muhammed Mursi'nin şehadet sebebi darbecilerin engellemeleri sebebi henüz bilinmezken cezaevi şartları onun ölüme terk edildiğini gösteriyor.

Birçok sağlık sorunu yaşayan Mursi'nin ilaçlarının verilmediği, doktorlara gösterilmediği belirtiliyordu.

Nitekim Mursi'nın kızı Şeyma Mursi de yakın zamanda çektiği bir videoda babasının içerisinde bulunduğu kötü sağlık koşullarına dikkat çekmişti.

Babasının Kasım 2018'de çıktığı duruşmanın ardından çektiği bir videoda cunta zulmünü anlatan Şeyma, defalarca tedavi talebinde bulunmalarına rağmen taleplerinin reddedildiğini anlattı.

Yüzünden büyük bir üzüntü içerisinde olduğu görülen Şeyma Mursi, çektiği videoda şunları dile getirmişti:

"Babam maalesef bu günkü duruşmada baygınlık geçirdi.  Henüz duruşmanın başındayken bayıldı ve sonrasında onun için doktor getirdiler. Tabi duruşma boyunca hareketsiz bir şekilde baygın yatıyordu. Gözlerini bile açamayacak haldeyken sandalye üzerinde bekletiliyordu.

Hakim, babamın bayılmasını suç olarak görüyor. '69 yaşında olduğu halde nasıl bayılır?' diye soruyor.

Daha önce babamın sağlık durumunun kötü olduğunu doktora bildirmiştim. Doktora daha önce defalarca, babamın tedavi edilmesi talebinde bulunduğumuzu söyledim. 23 Kasım 2018 tarihinde son videomu çektikten sonra babamı hastaneye getirdiler. Bakar mısınız şu hale, babamı en son ne zaman getirmişler.

"Hastaneye getirdiklerinde yürümekte güçlük çekiyordu"

Hastaneye getirdiklerinde yürümekte güçlük çekiyordu. Onu yerde sürükleyerek getiriyorlardı. Öyle ki biraz olsun şefkatten, merhametten ve vicdandan nasibini almayan polislerin arasında düşüyordu.

Babamın duruşmada uyuduğunu söylediğini iddia ediyorlar

İşte bugün onu mahkemeye getirdiler. Maalesef bugün de baygınlık geçirdi.  Buna rağmen şimdi de mahkeme heyeti ve basın, babamın duruşmada uyuduğunu söylediğini iddia ediyorlar.

Hayır, babam uyumuyordu. Babam hastaydı, böbrek hastasıydı. Yani böbreklerinden birisi iflas etmişti. Diğer böbreğiyse yüzde 80'den fazlası iflas etmiş durumda. Allah bilir böbrekleri ne hale gelecek.

"Onu tedavi eden doktorda ne merhamet ne şefkat ne de vicdan vardı"

Bugün mahkemede bayıldığı haberini aldıktan sonra, onu tedavi eden doktorda ne merhamet ne şefkat ne de vicdan vardı. Doktor, babamın sadece omuz ve dirsek ağrısı olduğunu iddia ediyor. Biz, babamın ne gibi hastalıkları olduğunu biliyoruz. O, yaşlılığından dolayı felç geçirmedi.

"Yedikleri sağlıklı yiyecekler değildi… Ona pis su veriyordular"

Evet, o felç geçirdi çünkü üstüne örtecek bir şeyi olmadan yerde uyuyordu. O felç geçirdi çünkü kışın giyeceği kalın bir giysi bulamadı. O felç oldu çünkü yedikleri sağlıklı yiyecekler değildi. Çünkü ona içmesi için pis su veriyordular. Dedik ki o tedavi görüyor. O, böbrek tedavisi görüyor. Onlara, alanında uzman doktorlara gösterilmesi gerekiyor, dedik.

Bir taraftan cezaevi idaresi onun doktora götürülmesini yasaklarken öte yandan bizim onunla görüşmemizi bile yasakladılar. Aradan 2 ya da 3 ay geçtikten sonra hastaneye götürülmesine ancak izin verdiler.

Şimdiyse hakim, babamı yargı sürecini geçiştirmekle suçluyor. 'Anayasanın gerektirdiği kanun üzere seni cezalandıracağım' diyor.

"Senin vicdanın bu mu ey hakim?"

Senin vicdanın bu mu ey hakim? Bu vicdanla mı hükmedeceksin?

Bundan sonra babamızın sağlık durumundan nasıl emin olacağız? Kim bilir şimdi babamın sağlık durumu nasıldır?

7 sene sözde tıp eğitimi almış sayın doktor! Babamın böbreklerinden biri tamamen, diğeri yüzde 80 iflas etmiş durumda. Babamın prostat hastalığı var. Babamda boyun şişmesi var. Babamda felçlik, tansiyon ve şeker hastalığı var.

"Cezaevi idaresi babamın ilaçlarını kullanmasına izin vermedi"

Cezaevi idaresi babamın aylarca şeker ve tansiyon ilaçlarını kullanmasına izin vermedi. Bu, birkaç gün önce oldu.

Duruşma başında, 'ben hastayım, bana doktor getirin' dediğinde ona inanmadınız.

Bayılıp düştüğü zaman mahkemede hakim ona seslendi. Mahkum baygın iken hakim nasıl hâlâ mahkemeye devam eder?

Bununla da yetinmeyip, 'ona anayasa maddesi gereği ceza vereceğiz' diyorlar? Sizin adaletiniz bu mu? İnsanlığınız bu mu?

"İnsanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmedin (Nisa 58)" adaletiniz bu mu?

"Bunun uydurulmuş bir dava olduğunu sen benden daha iyi biliyorsun"

Bunun uydurulmuş bir dava olduğunu sen benden daha iyi biliyorsun. Nasıl böyle bir şey yaparsınız? Bu, vicdanın öldüğüne işarettir.

Size karşı Allah bize yeter. Babama karşı birleşenlere Allah yeter, o ne güzel vekildir. Onun baygın ve hasta olduğunu görüp ona yardım etmeyenlere karşı Allah bize yeter.

"Allah, siz zalimlerden intikamımızı alsın"

Allah'ım, bize bir çıkış yolu göster. Allah'ım, sen ona şifa ver ki rahatlayalım. Kalksın ve hakkı savunsun. Hepimizin hakkını alsın bunlardan. Yaşadığımız zulmü ortadan kaldırsın. Allah, siz zalimlerden intikamımızı alsın. Allah size lanet yağdırsın."

Zeyd Varol-İLKHA

Etiketler : , ,

HABERE YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
2 Yorum