Mısır'ın Türkiye-İsrail ilişkilerine etkileri

Mısır'ın Türkiye-İsrail ilişkilerine etkileri

Mısır ve Ortadoğu'daki gelişmelerin Türkiye ile İsrail arasında son yıllarda bozulan ilişkilerin yeniden onarılmasına yol açabileceğini belirtiliyor.

ABD'de bazı uzmanlar, Mısır ve Ortadoğu'daki gelişmelerin Türkiye ile İsrail arasında son yıllarda bozulan ilişkilerin yeniden onarılmasına yol açabileceğini belirtirken, bazı uzmanlar da Mısır Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek sonrası Mısır senaryoları arasında "Türkiye benzeri bir Mısır" seçeneğine yer veriliyor.

Mısır'da öngörülemedik şekilde ortaya çıkan ve Mısır Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek'in devrinin artık sona erdiğini açıkça ortaya koyan halk ayaklanmasının, İsrail-Mısır ilişkileri ve bu olayların diğer Ortadoğu ülkelerine yansıması ihtimalinin İsrail'in bölgedeki geleceğine olası etkileri, bugünlerde ABD'deki tartışma konuları arasında yer alıyor.

İsrail-Arap çatışması nedeniyle bölgesinde çok az ülkeyle iyi ilişkileri bulunan İsrail'in, uzun yıllardır barış içinde olduğu iki uzun sınır komşusundan biri olan Mısır'da yeni iktidarla aynı ilişkileri yakalayamaması ihtimali ile Ürdün'de de Mısır benzeri olayların ortaya çıkması olasılığı, ciddi güvenlik endişeleri yaratıyor.

Bu nedenlerle ilişkilerinin iyi olduğu birkaç ülkeyi de yitirme riskiyle karşı karşı kalabilecek olan İsrail'in, tüm yeni gelişmeler karşısında, "eski dostu" Türkiye'ye ile bozulan arasını tekrar teraziye koyup koymayacağı ve Türkiye'ye karşı retoriğini yumuşatıp yumuşatmayacağı soruları da akıllara geliyor.

Uzmanlar, Ortadoğu'daki gelişmelerin, son yıllarda bozulan İsrail-Türkiye ilişkilerinin yeniden onarılmasına etkide bulunabileceğini belirtirken, bazı uzmanlar kaleme aldıkları yazıda, "Mübarek sonrası Mısır" senaryoları arasında "Türkiye modeli"nin İsrail açısından olumsuz bir senaryo olmayacağını belirtiyor.

"Mübarek'siz Mısır, İsrail'in müttefiki olmayacak"

Brandeis Üniversitesine bağlı Crown Ortadoğu Çalışmaları Merkezi uzmanı Joshua Walker, İsrail'in Mübarek sonrası dönemle ilgili korkularının meşru nedenleri bulunduğunu söyledi.

Mübarek'in yönetimden gitmesinden İsrail'in kaybedeceği çok şey olduğunu belirten Walker, "İsrail, Mübarek ve ülkedeki elit hiyerarşisi sayesinde, Arap dünyasının en fazla nüfus yoğunluklu ülkesiyle 30 yıldır barış içinde yaşıyordu. Ama şu anda, bölgedeki konumunu olumsuz yönde etkileyecek gibi görünen beklenmedik ve değişken bir durumla yüz yüze kaldı" dedi.

Mübarek'in başta olduğu bir Mısır'ın, İsrail'in bölgedeki az sayıdaki müttefiklerinden biri olduğunu hatırlatan Walker, "Bence, Mübarek'siz bir Mısır, artık İsrail'in müttefiki olmayacak. Yine de Mısır'ın düşman kampına girip girmeyeceğini söylemeden önce, hangi tür bir hükümetin ortaya çıkacağını bekleyip görmeliyiz" diye konuştu.

"İsrail Türkiye'yi geri kazanmaya istekli ama..."

Walker, Mısır ve Ortadoğu'da son dönemde meydana gelen gelişmelerin Türkiye-İsrail ilişkilerini nasıl etkileyebileceğine dair soru üzerine, "Bölgedeki tüm bu gelişmeler birçok yönden Türkiye-İsrail yakınlaşması ihtimalinin artmasına işaret ediyor, İsrail-Suriye cephesinde de gelişme olması olasılık dahilinde" dedi.

Walker, "İsrail hükümetinin, bölgedeki son olaylara bakarak, Türkiye'ye karşı retoriğini yumuşatmaya veya yeni adım atmaya başlayabileceğini düşünüyor musunuz" sorusu üzerine de şunları kaydetti:

"Arap dünyasındaki istikrarsızlık ve Ortadoğu'daki gelişmelerin değişkenliğinin, İsrail'i daha tedbirli hale getireceğini ve özellikle de İsrail'in içişlerini etkileyeceğini düşünüyorum. Türkiye ve İsrail'in bölgedeki en gelişmiş iki ülke olduğu göz önünde tutulduğunda, çevrelerinde devrimler olmaya başladığında, iki ülke birçok ortak paydaya sahip olacak.
Bence İsrail Türkiye'yi geri kazanmaya istekli, ama birçok İsrailli, özellikle de muhafazakarlar, AK Parti'yi ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı listeden silmiş durumda.

Bu bir talihsizlik, çünkü şu anda AK Parti veya Erdoğan'ın olmadığı bir Türkiye hayal edilemez. Belki İsrailliler, Erdoğan'ın Türk halkını temsil ettiğini ve çok güçlü olduğunu fark etmeksizin onun gitmesini ümit ediyor. Ama bence İsrail'deki Ehud Barak gibi Türkiye dostları, Ankara'ya el uzatmaya gayret gösteriyor. Ama şu anda İsrail'deki iç durumlar bunu
zorlaştırıyor. Bundan dolayı ilk adımı atmak, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun elinde."

"Krizler belki iyi dönemleri tekrar getirir"

Walker, bir soru üzerine AK Parti'nin, uluslararası normlara uyduğu zaman İsrail ile çalışmaya istekli olduğunu gösterdiğini belirterek, İsrail'de Türkiye ile sorun yaşayan hükümetlerin, özellikle Gazze ile alakalı olarak genellikle sağcı hükümetler olduğunu hatırlattı.

Başbakan Erdoğan ve Türk halkının da, İsrail'e, tarihlerinde hiç olmadığı kadar daha az sempati duyduğunu ifade eden Walker, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ama (Erdoğan ve Türk halkı) hala, Türkiye ile İsrail arasındaki yakın ilişkinin stratejik önemini görüyorlar. Eğer, daha yakın Türkiye-İsrail ilişkisi İsrail'in eylemlerini yatıştırırsa, bu Türk dış politikası ve Türkiye'ye yarar sağlayacak bölgesel istikrar açısından iyi bir şey olur.

Bunun yanında, Türkleri geri kazanmanın İsrail'in daha çok yararına olduğunu düşünüyorum. Eğer İsrail bunu yaparsa ve Türkiye de karşılık verirse, belki de Arap dünyasındaki krizler, inşallah bu iki eski dosta iyi dönemleri tekrar getirir."

German Marshall Fund Uzmanı'nın değerlendirmesi

German Marshall Fund Uzmanı Ian Lesser, İsrail'in Mısır'daki gelişmelerden dolayı ihtiyatlı tavır içinde olduğunu, Gazze'de olabilecek gelişmeler, İsrail-Mısır barış anlaşmasının geleceği ve bölgesel etkilerin, bölge dışına nasıl yansıyacağı gibi konuların İsrail'i doğrudan ilgilendirdiğini söyledi.

Lesser, Mısır'daki krizin ardından bölgede İsrail'in ortaya çıkmasını istemediği bazı durumların oluşabileceğine işaret ederek, örneğin Mısır'da kaos çıkmasının İsrail'in çıkarına aykırı olacak biçimde Gazze'deki güvenlik durumunu çok zor hale getirebileceğini, İsrail'in
ayrıca Mısır'da radikal rejim oluşmasından korktuğunu kaydetti.

Ancak bölgede, İsrail'in içinde olduğu yeni birtakım bölgesel gerginliklerin oluşmasını öngörmediğini belirten Lesser, yine de Mısır'daki kaotik durum ve Gazze'de güvenlik boşluğunun ortaya çıkması halinde, bunun, İsrail'in Gazze'deki güvenlik konusunda daha aktif rol alması ihtimalini artıracağını ifade etti.

İsrail'in, Mısır'daki krizin Mısır ile İran gibi ülkeler arasındaki bölgesel dengeye olası etkilerini de dikkatli izleyeceği öngörüsünü dile getiren Lesser, Mısır'daki gelişmeler ne yönde evrilirse evrilsin, İsrail'in, İran'ın bölgede etkisini artırması ve Lübnan, Gazze ve hatta Batı Şeria üzerinde daha doğrudan etkiye sahip olmasından kaygı duyacağının açık olduğunu söyledi.

"Türkiye ile ilişkileri onarması çıkarına"

German Marshall Fund Uzmanı Ian Lesser, İsrail'in Mısır'daki gelişmelerden dolayı ihtiyatlı tavır içinde olduğunu, Gazze'de olabilecek gelişmeler, İsrail-Mısır barış anlaşmasının geleceği ve bölgesel etkilerin, bölge dışına nasıl yansıyacağı gibi konuların İsrail'i doğrudan ilgilendirdiğini söyledi.

Lesser, Mısır'daki krizin ardından bölgede İsrail'in ortaya çıkmasını istemediği bazı durumların oluşabileceğine işaret ederek, örneğin Mısır'da kaos çıkmasının İsrail'in çıkarına aykırı olacak biçimde Gazze'deki güvenlik durumunu çok zor hale getirebileceğini, İsrail'in
ayrıca Mısır'da radikal rejim oluşmasından korktuğunu kaydetti.

Ancak bölgede, İsrail'in içinde olduğu yeni birtakım bölgesel gerginliklerin oluşmasını öngörmediğini belirten Lesser, yine de Mısır'daki kaotik durum ve Gazze'de güvenlik boşluğunun ortaya çıkması halinde, bunun, İsrail'in Gazze'deki güvenlik konusunda daha aktif rol alması ihtimalini artıracağını ifade etti.

İsrail'in, Mısır'daki krizin Mısır ile İran gibi ülkeler arasındaki bölgesel dengeye olası etkilerini de dikkatli izleyeceği öngörüsünü dile getiren Lesser, Mısır'daki gelişmeler ne yönde evrilirse evrilsin, İsrail'in, İran'ın bölgede etkisini artırması ve Lübnan, Gazze ve hatta Batı Şeria üzerinde daha doğrudan etkiye sahip olmasından kaygı duyacağının açık olduğunu söyledi.

Lesser, bir soru üzerine, Mısır'daki gelişmelerle birlikte bölgede beliren yeni dinamiklerin, Türkiye-İsrail ilişkilerinin yeniden onarılması ve bir dengeye oturtulması gerekliliğini tekrar vurguladığını ve bu bağlamda yeni dinamiklerin etkide bulunabileceğini kaydetti.

İsrail ile barış anlaşması imzalayan iki Arap ülkesinden biri olan Mısır'ın geleceğinin belirsiz hal almasıyla birlikte, İsrail'in, "potansiyel anlamda önemli ve güçlü bölgesel ortağı" olarak Türkiye ile son yıllarda bozulan ilişkilerini yeniden onarma yönünde uğraş vermesinin "çıkarına" olacağını belirten Lesser, Ortadoğu'da kaotik bir durumun oluşması, siyasi, sosyal ve güvenlik alanında değişimlerin meydana gelmesi halinde, İsrail'in Türkiye ile
etkili ortaklık kurmaya olan ihtiyacının daha da fazla önem kazanacağına işaret etti.

Lesser, iki ülke ilişkileri 1990'lı yıllardaki düzeyine geri dönemese de Türkiye ile İsrail arasında işlevsel ve öngörülebilir bir ilişkinin yeniden tesis edilmesinin, iki ülke açısından büyük önem taşıyacağını söyledi.

"Mısır'daki sonuca göre iyi ilişkilere dönüş ihtimali var"

Türkiye ve İsrail'in söylemlerinde sakin ve dikkatli tavır izlemesi gerektiğini, muhtemelen de böyle bir sonucun ortaya çıkacağını belirten Lesser, "Mısır'daki gelişmelerin sonucuna göre, iki ülke arasında daha iyi ilişkilere geri dönüş ihtimali var, ama Türkiye ve İsrail'in birbirlerine zıt gelen sözler ve davranışlar sergilemesi halinde, bu ilişkilerin daha da bozulması olasılığı da mevcut" dedi.

Lesser, bir başka soru üzerine, Türkiye'nin Mısır'la ilgili aktif ve ilgili bir tutum izlemesi için birçok nedeni bulunduğunu, ancak İsrail ile ilişkilerin Türkiye'nin listesinin üst sırasında yer almadığını ifade etti.

Lesser, Türkiye'nin çıkarlarının, çok daha geniş bir bölgesel denklemi içerdiği ve bunun, İsrail ile ilişkisinden çok bağımsız olduğu görüşünü de dile getirdi.

"Mısır için diğer seçenek: Erdoğan modeli"

CNN'in internet sitesinde yazı kaleme alan, ABD'nin eski Başkanı George W.Bush'un 2001-2002 yıllarında özel danışmanlarından biri olan yazar David Frum, İsrail'in Mısır'da Mübarek'ten sonra işbaşına gelecek hükümetin yapısı konusundaki endişeleri üzerinde durarak çeşitli senaryolar ortaya koydu.

İsrail'in en büyük korkusunun "radikal köktendinci bir rejimin" başa gelmesi olduğunu ifade eden Frum, kentli protestocuların bunu reddettiğine, ama kırsalda yaşayan ve okuma-yazma bilmeyen birçok Mısırlının düşüncesinin ne olduğunu kimsenin bilmediğine dikkat çekti.

İsrail için öteki senaryoyu, Mübarek sonrası Mısır'da artabilecek bir milliyetçilikle, İsrail ile ilişkilerin donması olarak tanımlayan Frum'a göre, diğer bir senaryo da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan örneğini takip edecek bir Mısır.

Frum, bu durumu şöyle anlattı:

"Bu durumda Mısır, (Erdoğan gibi) İsrail'e karşı propaganda savaşına katılarak, kendi milliyetçi kimliğini pekiştirmeye çalışır. Mübarek, genellikle İsrail'i hayali suçlarla suçlamaktan kaçınmıştır, Hizbullah'ı övmedi, İran'dan uzak durdu, Mısır limanlarının Hamas yanlısı gemilerce kullanılmasına izin vermedi. Yeni hükümet, bu politikaların bazılarını veya hepsini değiştirebilir."

"Mısır için daha az ideal seçenek 2011 Türkiye'si"

Washington Post'ta İsrail'in Mısır'ı nasıl gördüğüne ilişkin makale yazan Jennifer Rubin, İsrail'in, yıllardır herhangi bir saldırı endişesi olmadan huzur içinde yaşamasını sağlayan bir sınır komşusunda Mübarek'ten sonrasının ne olacağına dair haklı endişeleri bulunduğunu söyledi.

Mısır'da Mübarek sonrası dönem için en idealin laik demokrasinin oluşması olduğunu belirten Rubin, "Daha az ideal, ama yaşanabilir olanı, daha fazla İslamcı, daha az Batı yanlısı, ama İsrail'i yok etmeye odaklanmamış ve Batı ile önemli bağları olan 2011 Türkiye'si" ifadesini kullandı. Rubin, diğer seçeneğin ise "devrimci İslam devleti olan İran" olduğunu kaydetti.

ABD ile İsrail'in, Mısır konusunda benzer çıkarları bulunduğunu ifade eden Rubin, "İki ülke de Mısır'ı, 2011 Türkiye'si seçeneğinden daha kötü olmayacağını umdukları bir değişime hazırlamak için, laik ve askeri güçlerin kombinasyonunu bulmayı tercih eder. Seçenekler ve Mübarek'in yönetiminin sürdürülemezliği düşünüldüğünde, işleyen bir ekonomiyle de tamamlanan 2011 Türkiye'si seçeneği, ekonomik olarak fakirleşmiş Mısır'ın, geriye gitmemesinin sağlanması anlamına gelecek" yorumunda bulundu.
Cnnturk