Meryem Saîde GÜNEBAKAN

Meryem Saîde GÜNEBAKAN

Tevekkül Gemisi-2

Demek, iman tevhidi, tevhid teslimi, teslim tevekkülü, tevekkül saadet-i dâreyni iktiza eder.

Çünki iman, insanı Sâni'-i Zülcelal'ine nisbet ediyor; iman, bir intisabdır.”

“Demek Sâni'ine intisabdan ibaret olan iman.”

İman üstadın 23.sözde bildirdiği üzere intisabdır.

Kul ile Allah arasında nisbet kul iman iradesini meydana koymasa da vardır; iman nisbeti intisab ile açığa çıkarıyor tezahür ettiriyor, küfür ise nisbeti kesiyor kat ediyor.

İman ile bağ kurmanın neticesi tevhidin o kişinin aleminde yerleşmesi, her şeyi Allah’tan görme her şeyde Onun isim ve sıfatlarını okuma, o birlik içinde Ondan başka hiçbir şey olmadığını idrak etmedir. Dolayısı ile imanın emniyetinin önce akla tevhid ile nüfuz edişi, sonra duyguların teslim oluşu; yani aynı emniyetin kalbe yerleşmesi ile devam eder. Çünkü görünüşte çirkin, kötü, üzücü, ezici olsa da hadiseler her şeyi ilmi, kudreti ve iradesi ile kuşatanın seninle ilgili üç türlü planı olduğunu bilirsin;

-Ya hak etmişsindir, adaleti ile,

-Ya temizleniyorsundur, rahmeti ile,

-Ya da yükseltiliyorsundur, lütfu ve atası ile tecelli ediyordur.

Her halükarda hayrına olan bu adalet rahmet ve lütuf seni güvende hissettirir ve teslim olursun. Teslim işin gaybî cephesi; teslim olan bunu daha çok içinde yaşar, teslimin alemi şehadette görünür hali tevekküldür. İman ve teslim gaybî, tevhid ve tevekkül şuhudidir. İman tevhid ile tezahür eder, teslim tevekkül ile.

Tevekkül ise, her işte her oluşum her eylem içinde kaybolmaksızın işi Allah’ın kudret eline teslim etme halidir.

Tevekkül neden iki cihanın saadetini temin ediyor? Gaybî hakikatler daha çok uhrevi semereler verir, neticeleri sonra görülür, ama tevekkül dünyada da saadet ile sonuçlanıyor. Acaba nasıl?

*Kalbe ve ruha gereksiz yüklenmiş yükleri emniyetle sahibine bırakmanın huzuru;

*Yüklerin baskısı olmadığı için şevk ile çalışma, potansiyelini aktif hale getirme ve muvaffakiyet.

Hem enfüsi planda içsel huzur ve saadet hemde afaki planda işlerini aşkla şevkle yürütme ve muvaffakiyet.

Dünyada evvelde ve zahirde her zaman Hakkı görmüş Ona dayanmış Ona güvenmiş bir kimse ölüm ve sonrası için batında ve ahirde neden Ona dayanıp güvenmesin! Elbette nasıl yaşarsak öyle ölürüz ve öylece diriliriz, hadisinin tahakkukunca birbirini gerektirir. Ona dayanıp güvenmeyi kendisinde sabit bir hal olarak yerleştiren kul için ölüm ve sonrası ve dahi ahiret elbette şekavetli değil saadetli olacaktır. Tecellilerin yenilenmesi ile hislerinin okşanacağı tebeddülat ve tahavvülat nevinden olacaktır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.