Mazlum-der, Enver Aydemir'in zorla askere götürülmesini eleştirdi

Mazlum-der, Enver Aydemir'in zorla askere götürülmesini eleştirdi

İnsanlar Hakları ve Mazlumlarla Dayanışma Derneği (MAZLUM-DER), "dine karşı düşmanca duygular" beslendiği gerekçesiyle askerlik yapmayan Enver Aydemir'in zorla askere götürülmesini eleştirdi.

Mehmet Gökçe'nin Haberi
  
Diyarbakır Şubesi'ndeki basın açıklamasında, askeri cezaevinde olan Aydemir'i ziyaretine giden eşi ve annesinin başörtüsü nedeniyle görüştürülmediği belirtildi.

Basın açıklamasını yapan MAZLUM-DER Şube Yöneticisi Müzeyyen Boylu, vicdanı retçi Enver Aydemir'in, 24 Temmuz 2007 tarihinde zorla askerlik yaptırılmak üzere Bilecik Jandarma Er Eğitim Tugayı'na götürüldüğünü hatırlattı.

Boylu, Aydemir'in "Türk Silahlı Kuvvetleri laik değerlere dayanarak dini inançlarına karşı hasmane duygular besliyor. Bu yüzden askerlik yapmayacağım ve böyle bir düzenin asla neferi olmayacağım" düşüncesinde olduğunu söyledi.

Aydemir'in önce askeri cezaevine konulduğunu, ardından Eskişehir Askeri Mahkemesi'ndeki yargılama sonucunda "mevcutsuz olarak birliğine teslim olması" kararıyla tahliye edildiğini belirten Boylu, şöyle devam etti: "Vermiş olduğu kararı bozmadan askerliğini yapmayan Aydemir, Boğaziçi Üniversitesi'nde düzenlenen vicdani net paneline katılmak için giderken gözaltına alındı ve askeri cezaevine gönderildi. Asker olmadığını ve tek tip kıyafetleri giymeyeceğini söyleyen Aydemir'in cezaevi görevlileri tarafından işkenceye maruz kaldığı belirtilmektedir. Kıyafetleri alınan ve sabaha kadar çıplak bir halde bırakılan Aydemir, bu işkenceyi protesto etmek için açlık grevine başlamış."

Babası, annesi, eşi ve 2 kız kardeşinin, Aydemir'i ziyarete gittiğini ancak başörtüsü ve pardösülerin çıkarılmak istenmesi üzerine görüşmenin gerçekleşmediğini anlatan Boylu, Aydemir'in olayla ilgili "Yaklaşımımın ne kadar doğru olduğunu, beni görmeye gelen annemin ve eşimin başörtülü olması gerekçe gösterilerek nizamiye kapısından geri döndürüldüğünde daha iyi anladım. Hayattaki en önemli değeri inançları olan birisi olarak, özellikle TSK seçkinlerinin İslami değerlere karşı gösterdiği bu tutumu kabul etmem mümkün değildir. Tüm bu sebeplerden dolayı vicdani reddimi açıkladım. Müslümanların en temel inançlarını bile bu kadar açık bir şekilde tahkir eden bir kurumda benim yer almam söz konusu olamaz." açıklamasını yaptığını ifade etti.

Boylu, bireylerin dini ve siyasi görüşüne saygı gösterilmesi gerektiğinin altını çizdi.

İnancı ve dünya görüşü nedeniyle zorunlu askerlik yapmayı kabul etmeyen kişilere yönelik devletin baskıcı tutumunun insan hakları ihlali olduğunu savunan Boylu, "Vicdani ret hakkı yasal olarak tanınmalıdır. Vicdani ret hakkını kullanmasından dolayı hakkında soruşturma başlatılanların soruşturması geri çekilmeli, tutuklu şahıslarda serbest bırakılmalıdır." sözlerini kaydetti.