1. HABERLER

  2. EKONOMİ

  3. Markalı konutta zemin kayıyor
Markalı konutta zemin kayıyor

Markalı konutta zemin kayıyor

İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası’nın konut raporuna göre, artan negatif veriler markalı konuttaki ‘saadet zinciri’nin sonlanacağına yönelik güçlü sinyaller veriyor.

A+A-

Markalı konut üreten Emlak Konut’un son üç aydaki satışları yüzde 55 düştü. Satış ve fiyatlardaki düşüş sürecek.
 
İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası’nın (İSMMMO) gayrimenkul sektörünü mercek altına aldığı “Türkiye’de Konut Piyasası: Risk ve Kazanç” başlıklı raporu açıklandı. Rapora göre gayrimenkul sektörü 2013 yılında 1 milyon 144 bin konut satışıyla bir rekora imza atarken, fiyatlar da bu dönemde yüzde 13,8 yükseldi. 22 Mayıs 2013 tarihinde Amerikan Merkez Bankası FED’in tahvil alımını azaltacağını açıklamasıyla gelişmekte olan piyasalarda milli para birimleri dolar karşısında değer yitirirken, merkez bankaları faizleri yükseltmek zorunda kaldı. Döviz kurundaki artış ve faizdeki yükselişle kendini gösteren ekonomik kriz havası ile politik gerilim ve artan yeni konut vergileri Türkiye’deki birinci el ev satışlarını düşürdü.

Rapora göre son negatif veriler özellikle markalı konuttaki ‘saadet zinciri’ni ‘patlayan bir balona’ dönüştürebilecek sinyaller üretiyor. Bünyesinde 70 markalı konut projesini barındıran ve sektörün barometresi niteliğinde olan TOKİ iştiraki Emlak Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı’nın (Emlak Konut GYO) 19 Mart 2014 tarihinde açıkladığı veriye göre, geçen yıl şubat ayında bin 19 adet konut satılırken, bu yıl aynı dönemde sadece 350 adet konut satılabildi. Emlak Konut GYO 2013 yılı Aralık, 2014 yılı Ocak ve Şubat aylarını kapsayan 3 aylık dönemde ise toplam bin 790 konut satışından 662 milyon lira gelir elde etti. Oysa bir önceki yılın aynı döneminde Emlak Konut 3 bin 998 konut satışından 2 milyar 321 milyon lira gelir elde etmişti. Üç aylık rakamlara göre satış adedindeki azalma yüzde 55,2, cirodaki azalma ise yüzde 71,4 oldu.

Rapora göre TÜİK’in verileri de konut satışlarındaki düşüşü ve kriz riskini doğruluyor. 2014’ün ilk iki ayında satılan konut sayısı 170 bin 236 adet ile geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,2 gerilerken özellikle üç büyük şehirde düşüş oranı yüzde 9’u geçti. İstanbul, Ankara ve İzmir’de bu yılın ilk iki ayında 64 bin 565 konut satılırken geçen yılın aynı dönemine göre 6 bin 417 adet daha az konut alıcı buldu.

Türkiye’de konut satışlarını olumsuz etkileyen faktörler rapora göre şöyle: “Yüksek kredi faizleri, fırlayan döviz kuru, stoktaki konutların eritilememesi, yüzde 1 KDV avantajının bitmesi, demir ve çimentodaki pahalılık, uluslararası piyasalarda frene basılması, yetersiz yabancı yatırımcı ve politik çalkantı.”

2013 yılında gerçekleşen 1 milyon 144 bin adetlik konut satışının yaklaşık yüzde 40’ı ipotekli yani banka kredisi karşılığı yapılan satışlardan oluştu. İpotekli satışlar, bir önceki yıla göre yüzde 69 oranında artış kaydetti. Rapora göre bankalar hem arzı hem de talebi kredilendirerek inşaat ve konut sektörünün hızlı ve spekülatif büyümesini sağladı.

Bankacılık sektörünün konut satış rekorunun kırıldığı 2013 yılında bireysel konut kredisi ve inşaat sektörüne açılan krediler 195 milyar lirayı buldu. 2004 yılında 8,1 milyar lira düzeyinde olan bu krediler dokuz yılda yaklaşık yirmi katına ulaştı. İnşaat sektöründe donuk kredi yüzde 10,7’ye ulaştı. Raporda “Stoka katılan yeni konutlar ile satışa sunulan ikinci el konutlarla birlikte 2014 yılında en az 600 bin konut arzı oluşacak. Artan kredi ve konut maliyetlerinin kısacağı talep ise pazarı önemli ölçüde daraltacak.” denildi.

Raporu değerlendiren İSMMMO Başkanı Yahya Arıkan, uzun bir dönem yükselen konut fiyatlarının balon riskini artırdığını belirterek şunları söyledi: “Cari açık baskısının giderek sertleşeceği 2014 yılında artan maliyetler ve kredi faizleri bu riski besliyor. Dünyada konutların ortalama amortisman süresi 10 yıl, yani 120 kira değeri ile ölçülürken İstanbul’da da bir süredir 240 kiranın üzerinde seyrediyor. Bu da özellikle yatırım amacıyla alınan konutlarda kiraların sürdürülebilir olmaktan çıkması riskini taşıyor. Bu süreç kiracıların giderek yoksullaşmasına yol açan, bir servet transferi anlamına geliyor ve gelir dağılımını ciddi biçimde bozuyor.”

Zaman

HABERE YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.