Korgeneral Eröz'den mahkemeye dilekçe: Başbuğ’a defalarca bilgi verdik
Dönemin Genelkurmay Harekât Başkanı Korgeneral Mehmet Eröz, eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un “Andıçtan haberim yok.” savunmasını çökertti.
Abdulkadir Argıllı'nın haberi;
Kara propaganda siteleriyle ilgili ‘İnternet andıcı’ davasında tutuklu yargılanan Eröz, dün mahkemeye verdiği dilekçede, “Başbuğ’un beyanları doğru değil, andıçla ilgili defalarca bilgi verilmiş, emirleri alınmıştır.” dedi.
Ergenekon davasının 241. duruşmasında, tutuklu sanık Korgeneral Mehmet Eröz, mahkemeye çarpıcı bir dilekçe sundu. Ergenekon’la birleştirilen ve eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un da sanıkları arasında bulunduğu ‘İnternet Andıcı’ davası kapsamında yargılanan Eröz, Başbuğ’un “Andıçtan haberim yok.” savunmasını net bir dille yalanladı. Eröz, Başbuğ’un mahkeme önünde savunma yapmaması ve soruları cevaplamaması sebebiyle konuyu aydınlatma imkânlarının olmadığının altını çizerek, “Sayın İlker Başbuğ ve avukatı İlkay Sezer tarafından dile getirilen, Başbuğ’un internet andıcından haberi olmadığı şeklindeki beyanlar doğru değildir. Sayın Başbuğ’a andıçla ilgili olarak defalarca bilgi verilmiştir.” ifadelerini kullandı. O dönemde yaşananları gün gün anlatan Eröz, “Başbuğ’un baberi olmasaydı, 4 Kasım 2009 tarihinde ikinci ihbar mektubu ekinde yer alan internet andıcını gördüğünde bizler hakkında işlem yapmaz mıydı?” diye sordu.
Mehmet Eröz, 6 sayfalık dilekçede Korgeneral İsmail Hakkı Pekin, Tuğgeneral Mustafa Bakıcı, Albay Dursun Çiçek ve Albay Sedat Özüer’den müteşekkil bir grup olarak Genelkurmay 2. Başkanı Hasan Iğsız’ı 4-5 defa bilgilendirdiklerini aktardı. Iğsız’ın emri ile 1 Nisan 2009’da İlker Başbuğ’a internet siteleri de dâhil olmak üzere çeşitli konularda brifing verdiklerini vurguladı.
Ergenekon davasının 241. duruşmasında tutuklu sanıklardan emekli Korg. Mehmet Eröz, tahliye talebine ilişkin yazılı bir dilekçe sundu. Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un internet andıcından haberi olup olmadığı konusunda bazı tereddütlerin olduğunu belirterek, Başbuğ’un mahkemede savunma yapmadığını, hiçbir soruya cevap vermediğini kaydetti. Eröz, “İlker Başbuğ’un internet andıcından haberi olmadığı şeklindeki beyanlar doğru değildir. Sayın İlker Başbuğ’a andıçla ilgili olarak defalarca bilgi verilmiştir.” ifadelerini kullandı.
Dilekçesinde andıcın hazırlanma sürecine ilişkin bilgi veren Eröz, çalışmalara dönemin Genelkurmay 2. Başkanı Hasan Iğsız’ın emri üzerine 5 Şubat 2009 tarihinde başladıklarını ve 16 Şubat 2009 tarihinde Iğsız’a arz ettiklerini anlattı. Üzerinde ‘Sn. K’a arz’ yazan andıcın Genelkurmay 2. Başkanı’nın imza tarihinin 1 Nisan 2009 olduğunu kaydederek, aradan geçen 1,5 aylık süreci de, “Genelkurmay 2. Başkanı andıcı bu kadar bekletmek durumunda kalmıştır. İnternet sitelerinin basında yer aldığı 4 Şubat 2009 tarihinde biz Genelkurmay Başkanı’mız göreve başladığında Bilgi Destek Dairesi hakkında verdiği emir doğrultusunda çalışmaktaydık.” şeklinde açıkladı. Eröz, dilekçesinde şunları kaydetti: “İnternet andıcı konusunda yaptığımız çalışmaları Genelkurmay 2. Başkanımız Hasan Iğsız’ın kendisi Genelkurmay Başkanı’mıza birkaç defa arz etti ve aldığı direktifler kapsamında da bize emirler verdi. Sayın Hasan Iğsız, Genelkurmay Başkanı’na arza giderken, bizden aldığı andıcı ve takdim için hazırlamış olduğumuz bilgi kartlarını beraberinde götürüyordu. Biz bu arzlarda yer almadık. En sonunda yanılmıyorsam 1 Nisan 2009’da Hasan Iğsız’ın emri ile Sayın Genelkurmay Başkanı’mıza internet siteleri dahil, üzerinde çalıştığımız üç konuda (internet andıcı) brifing vererek, karar ve emirlerini aldık.”
Başbuğ’un internet andıcı ve yeni sitelerin kurulmasından haberi olmaması durumunda, 4 Kasım 2009’da ikinci ihbar mektubu ekinde yer alan internet andıcını gördüğünde kendileri hakkında işlem yapması gerektiğini de vurgulayan Eröz, bugüne kadar sadece içinde bulunduğu rütbe ve görevle ilişkili olarak emir aldığını ve emir verdiğini ifade ederek, tahliyesini istedi.
İnternet andıcı dava süreci emekli Albay Hasan Ataman Yıldırım’ın evinde yapılan bir aramada ‘Hayhay’ isimli bir belge ele geçirilmesiyle başladı. Davadan sonra hakkında yakalama kararı bulunan Tümg. Mustafa Bakıcı firar etmişti.
Zaman
