Komşuluk da bir ibadettir
Cebrail, komşu hakkında o kadar ısrarlı tavsiyelerde bulundu ki, komşuyu komşuya mirasçı kılacağını sandım
Peygamber Efendimiz; (asm) "Cebrail, komşu hakkında o kadar ısrarlı tavsiyelerde bulundu ki, komşuyu komşuya mirasçı kılacağını sandım" buyurur. Böylesine hassas ve önemli bir konuda, gerçek bir mümin davranışıyla hareket edebiliyor muyuz? Neredeyse birbirine varis bırakılacak kadar önemli olan komşularımız hakkında, onların "komşuluk hukuku"na riayet edebiliyor muyuz? Bazen istemeyerek de olsa, kalplerini kırdığımız, hürmetlerini çiğnediğimiz komşularımızın, bizim için ‘cennet bileti’ olabileceğinin farkında mıyız?
Komşuluk da bir ibadettir, imandan bir parçadır
Hem Kur’an hem de Sünnet "komşu" hakkında uyarılarda bulunmuş, imanımızla bağlantısına dikkatimizi çekmiştir. Bunun için komşu seçmek esastır. Salihlerin komşusu olmak, komşuların gözünde salihlerden olmak esastır. Değerli olan şeyler, peşinde koşturabilir, kendilerini arattırabilir. Değerlinin, ödenmesi gereken bir bedelinin olması normaldir.
Komşulukta da bir sıralama vardır
Komşu sorumluluğu yakından uzağa doğru azalan bir sorumluluktur. Evi veya iş yeri, en yakın olan, bir sonrakine göre daha çok ilgi alanımızdadır.
Komşulukta din ayrımı yoktur
İster Müslüman olsun ister kâfir; komşu komşudur. Kafir olsa bile üzerimizdeki hakları kutsaldır.
Ancak, yakınlıkları aynı olursa şu sıra gözetilir:
1) Müslüman ve akraba olan komşu (Akrabalarda ise önce kan bağı ile akraba olan, sonra da hısımlıktan akraba olan gelir)
2) Akraba olmayan Müslüman komşu
3) Müslüman olmayan komşu
"Allah’a ve ahiret gününe iman eden komşusuna eziyet etmesin"
(Buhari-Müslim)
Komşunun komşu üzerindeki hakları
Yine Resulullah efendimiz komşuluk hakları için şöyle buyurmuştur:
"Yardım isteyince ona yardım edersin.
Desteklenmekte muhtaç olursa desteklersin.
Borç isterse verirsin.
Fakir düşerse borcunu silersin.
Ölürse cenazesine iştirak edersin.
Hastalanınca ziyaretine gidersin.
İyilikle karşılaşırsa tebrik edersin.
Kötülükle karşılaşırsa teselli edersin.
İzni olmadan onunkinden daha yüksek bina yapıp hava almasını kesmezsin.
Meyve satın alınca içinden ona ikram edersin.
Meyveler az ise komşuna göstermeden eve götürürsün.
Eğer pişen yemekten ona vermeyeceksen tencerenin kokusu ile onu rahatsız etmezsin"
Komşun Allah’a itaat etmiyorsa sen itaat et
Sahabelerden biri İbn-i Mesut'a (ra) gelerek; "Benim komşum, beni rahatsız ediyor" diye şikâyette bulundu. İbni Mesut da; "Madem komşun Allah'a itaat etmiyor, o halde sen var onun hakkında Allah'a itaat et" demiştir.
O kadın cehennemliktir
Peygamberimize bir kadını şikâyet ederek, filan kadın gündüzleri oruç tutup, geceleri nafile namaz kılıyor fakat komşularını rahatsız ediyor deyince efendimiz, "o kadın cehennemliktir" diye buyurdu.
Komşu kimdir?
Bu konuda meseleyi dar ve geniş tutanlar, iç içe değişik tariflerde bulunmuşlardır: En yakın kırk ev, her yönden kırk ev, bağırılınca sesin ulaşacağı kadar ev, sabah namazına aynı mescide gelenler, mescitteki ikamet sesini duyan evler vs...
Bunların bir kısmı hadislere dayanmakta olsa da anlaşılacağı üzere komşuluk sınırı zamana ve zemine göre esnek bırakılmıştır. Elbette şehirle köy, komşuluk sınırında aynı değildir. O halde bunda en güzel belirleyici örftür. Köy ve şehri ayrı ayrı düşünerek, adet olarak komşu denen evleri komşu diye bilmek, komşu tariflerinin ortalamasıdır.
Kısaca evimizi, işimizi, herhangi bir nedenle bulunduğumuz yeri bir süre için dahi bizimle paylaşan komşumuzdur.
Vallahi iman etmiş olamaz
Ebu Hureyre’den rivayet edildiğine göre Peygamber efendimiz şöyle buyurdu:
"Vallahi iman etmiş olmaz! Vallahi iman etmiş olmaz! Vallahi iman etmiş olmaz!"
Sahabeler: "Kim iman etmiş olmaz, ey Allah’ın resulü?" diye sordular.
Efendimiz buyurdu ki:
"Yapacağı fenalıklardan komşusu güven içinde olmayan kimse!"
Sahabeler, Yahudi komşularına bile iyilik yapardı
Sahabelerden Mücahit (ra) anlatıyor. Bir gün Abdullah İbn-i Ömer'in yanında otururken, koyun kesti ve bir parçasını Yahudi komşusuna verdi.
Yine birgün adamın biri komşusunu peygamberimize şikâyet etti, Resulullah sabret dedi, kişi şikâyetinde ısrarlı olunca efendimiz şikâyetçi kişiye evindeki eşyaları dışarı atmasını söyledi ve eşyalar dışarı atılınca, şikâyet edilen komşu Allah için eşyalarını evine koy, seni bir daha rahatsız etmeyeceğim dedi.
Milli Gazete
