Said ÖZADALI
Kızıl Îcâz Dersleri–27
Küllî Mefhumun Beş Mertebesine Giriş: Külliyyât-ı Hams
Önceki derste müfred lafzın mânasını küllî ve cüz’î diye ayırdık. Şimdi küllî mefhumların birbirine nasıl nispet edildiğini inceleyeceğiz. Klasik mantıkta cins, nev‘, fasıl, hâssa ve araz-ı âm olarak bilinen beş küllî, tarif ve tasnifin temel araçlarıdır.
Süllem’den konuya geçiş
Bir önceki derste küllî, birçok ferde yüklenmesine mefhum bakımından engel bulunmayan mâna olarak açıklanmıştı. Bu tarif, külliyyât-ı hams bahsinin ön şartıdır. İlgili Süllem beytini ve Kızıl Îcâz haşiyesini esas nüshayla karşılaştırmadan burada lafzen nakletmiyoruz.Beş küllî nedir?
Cins (جِنْسٌ), mahiyetleri farklı türlerde ortak olan ve “Nedir?” sorusuna cevap teşkil eden genel kavramdır. Mesela “hayvan”, insan ve at için cinstir.
Nev‘ (نَوْعٌ), aynı mahiyeti taşıyan fertlere yüklenen kavramdır. “İnsan”, Ali ve Ayşe gibi fertler bakımından nev‘dir.
Fasıl (فَصْلٌ), bir nev‘i aynı cins içindeki diğer nevilerden ayıran mahiyet kurucu vasıftır. Klasik mantık örneğinde insanın faslı “nâtık”tır; bu tabir yalnız konuşmayı değil, akletme kabiliyetini ifade eder.
Hâssa (خَاصَّةٌ), bir nev‘e mahsus olup onun mahiyetinin parçası sayılmayan vasıftır. Klasik örneklerde “gülme kabiliyetine sahip olma” insana hâssa olarak gösterilir.
Araz-ı âm (عَرَضٌ عَامٌّ), birden fazla nevi kapsayabilen ve mahiyetin kurucu unsuru olmayan vasıftır. “Yürüyen” vasfı bu bağlamda örnek verilebilir.Tarifin inceliği
“İnsan hayvandır” sözü cinsi belirtir fakat insanı diğer hayvanlardan ayırmaz. Klasik “insan hayvan-ı nâtıktır” tarifinde cins ile fasıl bir araya gelir. Hâssa ve arazı mahiyetin kurucu parçası sanmak, tarifin sınırını bozar. Bu örnekler klasik mantığın öğretim diline aittir; modern biyolojinin tür tanımıyla bire bir aynı yöntem değildir.Kızıl Îcâz’ı okuma usulümüz
Bediüzzaman’ın haşiyesindeki bir kaydı yorumlarken önce lafzını, sonra hangi mantıkî ayrımı hedeflediğini tespit etmeliyiz. Molla Abdülmecid’in şerhini de aynı sıra içinde karşılaştırmalıyız. Bu dersteki beş küllî izahı klasik mantık çerçevesinde hazırlanmıştır; henüz doğrulanmamış bir haşiye cümlesi Üstad’a isnat edilmemektedir.Risale-i Nur ile düşünce bağı
Risale-i Nur’un temsil ve tariflerini okurken bir vasfın zatî mi arızî mi olduğunu ayırt etmek, metnin maksadını daha doğru anlamamıza yardım eder. Bu, belirli bir Risale pasajından doğrudan alıntı değil, mantık dersinin okuma usulüne tatbikidir.Günlük tatbik
Bir kimseyi yalnız mesleği, kıyafeti veya geçici davranışıyla tarif etmeyelim. Geçici bir vasfı kişinin bütün mahiyetine eşitlemek hem mantık hem insaf bakımından yanlıştır.
Netice: Beş küllî, kavramları yalnız saymak için değil, ortak ve ayırıcı özellikleri yerli yerinde kullanarak doğru tarif kurmak içindir.
Kaynak ve tahkik notu: Abdurrahman el-Ahdarî, es-Süllemü’l-Münevrak, külliyyât-ı hams bahsi; Bediüzzaman Said Nursî, Kızıl Îcâz; Molla Abdülmecid Nursî, ilgili şerh. Asıl beyit ve haşiyelerin lafzî karşılaştırması tamamlanmadan doğrudan nakil yapılmamıştır.
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.