Kerametin sıvı hali: Zemzem

Kerametin sıvı hali: Zemzem

Necati Hoca, zemzemin kerametine inanıyor. İçtiği tek sıvı Zemzem. “Elhamdülillah” diyor “hiçbir hastalığım yok.”

Veysel Ayhan'ın haberi:

Mekke’ye gelip de zemzemin hikâyesini dinlememek olmaz. Bu işi en iyi bilen, 60 yaşında Necati Öztürk isimli bir Türk. 30 yıl Mekke’de kalmış. Sonra İngiltere’de doktora yapmış. Dönüp uzun yıllar buradaki Ümmü’l Kura Üniversitesi’nde öğretim üyeliği görevinde bulunmuş. Şimdi ise Mekke’de kütüphane müdürü.Ama en büyük ihtisası zemzem.

Araplar bile zemzemi tanıtmak için toplantı yaptıklarında Necati Öztürk’ü çağırıyor. Hemen hemen tek otorite. “Allah canlıların içinde insanı, mekân olarak Mekke’yi ve sulardan da zemzemi seçti.” diyerek başlıyor konuşmasına.

İbrahim Aleyhiselam’ın hikâyesini anlatıyor. Filistin’e hicretini, hanım ve çocuğunu o gün meskun olmayan Mekke’de bırakmasını, onların bunu tevekkülle karşılamasını... Ve tam bir tevekkülde kayaların, taşların delinip zemzemin fışkıracağını söylüyor. Zemzem suyu ilk çıktığında Hacer validemiz çevresini havuz gibi çeviriyor zayi olmasın diye.

Efendimizin (sas) buna işareten, “Allah İsmail’in annesine rahmet etsin. Çevresini kapatmasaydı bir nehir olup akacaktı.” buyurduğunu aktarıyor. Zem Arapça ‘toplan!’ demek, zemzem ismi ‘toplan toplan’ anlamına geliyor. Böylece zemzem Mekke’nin hayat kaynağı oluyor. Mekke’nin kuruluşu zemzemle, hayatın başlangıcı suyla. Zemzem kuyusu 30 metre derinliğinde, 2,5 metre çapında. Biri Hacerül Esved’den olmak üzere üç gözeden fışkıran sular ana kuyuda birikiyor.

Necati Hoca, zemzemin kerametine inanıyor. Hatta iman etmiş desek abartmış olmayız. Evinin önünde 15 bidon zemzem duruyor. İçtiği tek sıvı Zemzem. “Elhamdülillah” diyor “hiçbir hastalığım yok.” Zemzemin hangi niyetle içilirse ona şifa olacağını anlatıyor. Hadisler aktarıyor. Efendimiz’in “Hangi niyetle içerseniz ona şifa olur.” buyurduğunu ifade ediyor. “Açlık için içerseniz tok olursunuz, susuzluk için içerseniz suya kanarsınız.” diyor.

Zemzem içmenin usulünü hadisten aktarıyor. Efendimiz’in tavsiyesi, ‘tadallu’. Türkçe ‘dolu’ kelimesi buradan geliyor. 3 bardak yetmez, çok çok içmek, zorlanana kadar içmek bu anlamı karşılıyor. Hanımının (O, hanımına bir Osmanlı asaletiyle ‘Babamın gelini’ diyor.) dizleri ağrıyormuş. Zemzemle, salatı selamla sıvazlamışlar. “Şimdi hanıma yetişemiyorum.” diyor.

Basuru olan bir arkadaşına zemzem tavsiye etmiş ve iyileşmiş. Çocuğu olmayanlara da zemzem tavsiye ediyor. Kendisine gelip “Bak hocam bunlar zemzem çocuğu.” diyen de varmış. Hadis çerçevesi dışına çıkan tavsiyeler belki Necati Hoca’nın kerameti ama bu zemzemin başlı başına bir şifa olduğu gerçeğini değiştirmiyor.

Suudi Arabistan, zemzem için modern dolum tesisleri yapmış. 10 litresini 5 riyale (2,5 TL) veriyorlar. Necati Hoca “Zemzem Mekke’de karışmaz. Ama Medine’de almamak lazım, normal su karışabilir.” diyor. Tankerle gittiğini ancak yetmediği zaman içine başka suların karıştırıldığını ifade ediyor. Bununla beraber zemzemin 1’e 7 oranında aşılanabileceği, bu durumda özelliğini kaybetmeyeceğini belirtiyor.

Zaman