Kalp sağlığı ailede başlıyor

Kalp sağlığı ailede başlıyor

Türk Kalp Vakfı Çocuk Kardiyolojisi kurucusu Prof. Dr. Türkan Ertuğrul, yapılan otopsi çalışmalarının damar sertleşmesinin daha çocukluk yaşlarında başlayabileceğini gösterdiğini belirtti.

Türk Kalp Vakfı Çocuk Kardiyolojisi kurucusu Prof. Dr. Türkan Ertuğrul, yapılan otopsi çalışmalarının damar sertleşmesinin daha çocukluk yaşlarında başlayabileceğini gösterdiğini belirterek, bu nedenle damar sertleşmesi açısından yüklü ailelerin ve 50 yaşın altında kalp krizinden kaybedilmiş ebeveynlerin çocuklarının risk grubunda olduğunu bildirdi.


Ertuğrul yaptığı açıklamada, çocuklarda genel olarak  doğumsal kalp hastalığının görüldüğünü ifade etti.Doğan her 1000 çocuktan 8 veya 9'unda doğuştan kalp anomalisi olduğunu  aktaran Ertuğrul, bu oranın gelişmiş ülkelerle aynı olduğunu söyledi.


Doğumsal kalp hastalıkları arasında en sık görülenin karıncıklar ve  kulakçıklar arasında delik, kapaklarda darlık, damarların ters karıncıklardan  çıkması, damarların ağzında darlık gibi anomaliler olduğunu anlatan Ertuğrul,  şöyle konuştu:''Çocuklarda ayrıca kalp kasına ilişkin hastalıklar, ritm sorunları gibi  problemler de görülebilir. Doğumsal bir kalp hastalığı olmamasına karşın  geçirdiği A grubu beta hemolitik streptokoksik boğaz enfeksiyonunu takiben  gelişen akut romatizmal ateş de özellikle 5-15 yaş grubundaki çocuklarda kalp  kapaklarında yetersizliğe yol açabilir. Romatizmal kalp hastalıklarına  bakıldığında da gelişmiş ülkelerde romatizma artık neredeyse tarihe karışmış  olmasına rağmen ülkemizde maalesef hala görülmekte ve buna bağlı kalp  kapaklarında da yetersizlik oluşmaktadır.''Ailesinde kalp hastalığı olan çocukların risk grubuna girdiğini belirten  Ertuğrul, şunları kaydetti:''Yapılan otopsi çalışmalarında damar sertleşmesinin daha çocukluk  yaşlarında başlayabileceğini göstermiştir. Bu nedenle damar sertleşmesi açısından  yüklü ailelerin ve 50 yaşın altında kalp krizinden kaybedilmiş ebeveynlerin  çocukları bu açıdan risklidir. Bu tür çocukların sık aralarla kan yağlarına  bakılmalı, kan basıncı kontrol altında tutulmalı, dengeli beslenmesi ve spor  yapması önerilmelidir. Bu çocuklar kalp damar hastalığı açısından dikkatle  izlenmelidir.''


-ANNE KARNINDA TEŞHİS-

Doğumsal kalp hastalıklarının tanısının anne karnında konulabildiğini  ifade eden Ertuğrul, ''Gebeliğin 20. haftasında yapılacak fetal ekokardiyografik  inceleme ile doğacak bebekte doğumsal kalp hastalığının varlığı belirlenebilir.  Yaşamla bağdaşmayacak anomaliler gerekirse doğumdan önce sonlandırılabilir.  Doğumdan sonra hemen tedavi gerektirecek olanların doğumları da pediyatrik  kardiyololoji ünitesinin bulunduğu merkezlerde yapılmalıdır'' diye konuştu.Kalp hastalıklarının tedavisinin hem ilaçla, hem de girişimsel  yöntemlerle veya cerrahi olarak Türkiye'de yapılabildiğini anlatan Ertuğrul,  başarı oranının da gelişmiş ülkelerdekine eşdeğer olduğunu belirtti.Doğumsal kalp hastalıklarının tedavisindeki başarının da erken ve doğru  tanıya bağlı olduğunu bildiren Ertuğrul, hastanın ameliyat şansını kaybetmeden  cerrahiye yönlendirilmesi gerektiğini, özellikle kırsal bölgelerde sosyal  kuruluşların de yardımıyla yapılacak tarama tarzındaki kardiyolojik muayenelerin  çocuklara erken tanı olanaklarını sağladığını kaydetti.
Akşam