İşte ölümüne akreditasyoncu

İşte ölümüne akreditasyoncu

Muhabiri dağ başında adeta ölüme terk eden akreditasyoncu komutanın ismi belli oldu...

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve arkadaşlarının hayatını kaybettiği helikopter kazasında, enkaz bölgesine giden Cihan Haber Ajansı (CİHAN) kameramanı Lütfi Aykurt'u, "sivil" olduğu gerekçesiyle askeri helikoptere almayarak dağ başında bırakan komutanın Jandarma Yarbay Mazlum Koçoğlu olduğu öne sürüldü.

Kameraman Lütfi Aykurt, helikopter kazasının hemen sonrasında, çekim amacıyla gittiği kaza bölgesinde, donma tehlikesine rağmen 'sivil olduğu' gerekçesiyle ayrımcılık yapılarak askeri helikoptere komutanın emriyle alınmamış, dağ başında bırakılan Aykurt ise kar ve tipi ile boğuşarak 2,5 saat süren bir yürüyüşün ardından Kızılöz Köyü'ne ulaşmıştı.

Cihan Haber Ajansı Genel Müdürü Abdülhamit Bilici'nin Zaman Gazetesi'ndeki köşesinde konuya yer vermesiyle ortaya çıkan dağ başında donduran akreditasyon uygulamasına Genelkurmay Başkanlığı'ndan hala bir cevap gelmezken, birçok basın örgütü hadiseyi kınayarak olayın soruşturulmasını istemişti.

Lütfi Aykurt'u dondurucu soğukta bırakan subayın Jandarma Yarbay Mazlum Koçoğlu olduğu iddia edildi. Ancak bu kişi hakkında bir soruşturmanın açılıp açılmadığı bilinmiyor.

Gazeteci Lütfi Aykurt dağda yaşadığı talihsiz olayı şöyle anlatmıştı: "O gün İHA muhabiri İsmail Güneş'in cenazesi bulunmadığı için haber maksatlı enkazın bulunduğu dağa çıktık. 4,5 saat yürüdük. Enkaza ulaştık. Arama kurtarma ekipleri oradaydı. Enkaz yeni bulunmuşu. Görüntü aldım. Sonra görüntüleri habere yetiştirmek için İlkay Göçmen, arama-kurtarma ekibiyle geri döndü. Ben biraz daha detay almak için 1 saat daha bölgede kaldım. İki köylüyle birlikte geri dönmeyi planlıyorduk. Ancak DHA muhabirinin Jandarma helikopterine bindirildiğini gördüm. Ben de bu şekilde dağdan inerim diye biraz daha detay aldım. Sonra Jandarma arama kurtarma ekipleri de yardım etmek için beni helikoptere bindirmek istedi. Jandarma ekipleri bana, 'Seni burada bırakamayız. Hava soğuyor ve buradan inmen zor, helikopterle götürelim.' dedi. Ben de çok memnun oldum. Koşarak helikopterin yanına gittim. Tam binmek üzereydim. Ancak helikopterdeki komutan bana hangi kurumdan olduğumu sordu. Ben de 'Cihan' deyince, 'Kusura bakma binemezsin. Sivilleri almıyoruz.' dedi. Ben nazikçe 'Ama DHA muhabirini almıştınız.' dedim. Sonra bana kızarak, 'Hangi şartlarda çıkmışsan o şartlarda inersin.' dedi. Ben de mecburen köylülerle dağdan kayarak indim. Ben onlara güvenerek dağa çıkmadım. Ama böyle yapılmasına üzüldüm."
Bugün