İslam'ın iktisadi alt yapısı gerçek bir eşitliktir
Ertem, İslam'ın sunduğu iktisadi alt yapının gerçek bir eşitlik getirdiğini söyledi
Risale Haber-Haber Merkezi
Ekonomist Cemil Ertem, İslam'ın sunduğu iktisadi alt yapının gerçek bir eşitlik getirdiğini söyledi.
Ertem, Star'daki yazısında şu görüşlere yer verdi:
"Bir şey yıkılıyorsa, o yıkıntının görünmeyen derinliklerinde yıkılanın alternatifi boy atmaya başlamıştır bile. Ahmet Tabakoğlu İslam İktisadına Giriş kitabında şöyle yazar: "İslam, mülkiyetinin temelinde öncelikle emeği arar. İnsana kendi çalışmasından başka karşılık yoktur. Onun emeği yakında kendisine gösterilecektir." (Necm,53/39) Emek kazancı mülkiyetin kaynağıdır. Böyle olunca mülkiyet tekelleşemez. Zaten Riba yasağı (1- faiz, 2-eşitsizliğe dayalı mübadele, sömürü, 3- spekülasyona dönük, karşılığı olmayan varlıkların satışı, mübadelesi) ve Nisab, (mülkiyetin sınırlandırılması-zekât, kurban, fitre gibi müesseseler) mülkiyetin tekelleşmesini önlediği gibi, dengede işleyen adil bir piyasayı öne çıkartır.
"Bu iktisadi alt yapı, bugün bildiğimiz baskıcı devleti ve onun temsili "demokrasisin" değil, herkesin eşit koşullarda katılacağı, söz ve hak sahibi olacağı, müşavere esasına dayanan, şura esaslı, ümmete içkin, âdem-i merkeziyetçi kamusal yapılarını ortaya çıkartır ki, bu insanın ama her bir insanın eşit koşullarda katılacağı gerçek bir demokrasidir.
