İslam’ın beş şartını sayıyor altıncısı aklına gelmiyor!

İslam’ın beş şartını sayıyor altıncısı aklına gelmiyor!

“Safranla yazılmış ayetleri, önce sıcak suda eritin, sonra…” “Erkeği eve bağlama duası: Az sonra!”

Risale Haber-Haber Merkezi

Senai Demirci, dinin magazinleştirilmesini ti'ye aldı. Televizyonlardaki programları eleştiren Demirci, hakikat sorularının yerine hocaların yüzlerini kızartan sorular sorulduğunu söyledi. Diriliş Postası'ndaki yazısında "reyting" tuzağına dikkat çeken Demirci şöyle yazdı:

On yedi yaşındasın. Şehirli bir genç kızsın. Derslerin parlak. Fiziksel ya da parasal bir sorunun yok. Yine de içinde bir boşluk var. Hayatına anlam arıyorsun. “Din”e yönelmek istiyorsun. “Son din”e. İslam’a. Nasıl erişebilirsin? En yakın kaynak? Televizyon! Ünlü hocalar var. 

Programları yüksek reyting yapıyor. En az haftada bir gün, Cuma, sabah programı; Ramazanda ise çift dikiş. Hem sahur hem iftar. 

Soruların var kalbinde. “Niye buradayım?” “Nereden geldim?” “Nereye gidiyorum?” Temel sorular. Genç Werther’in Acıları gibi. Varoluşsal.“Niye ben?” “Burada işim ne?”

Şükür ki, senin yerine soru soran var televizyondaki hocalara. Şaşırtıcı. Sarsıcı. Yürek hoplatan sorular. Duyanı hayretler içinde bırakan. Hatta, ünlü hocanın yüzünü kızartan. 

“Mars’taki suyla abdest almak caiz mi hocam?” “Sakız çiğnemek orucu bozar mı hocaaaaaammmm?” “Çarşamba geceleri bebeğimi yıkarsam günaha girer miyim? “Gerdek gecesi namazımı kaza etsem olur mu?” “Kestiğim saçlarımı kefenimin içine koydurabilir miyim?” “Hıristiyanlar cennete gidecek mi?” “Kur’ân yüklü iPhone’la tuvalete girmek günah mı?” “Cünüpken ölen şehit olur mu?”

Tavsiyeler geliyor ardı sıra. Birbirinden ilginç.Acil. Öncelikli. Her eve lâzım cinsten. “Yakmayan kefen geldi dükkâna, oradan şeyy edin!” “Safranla yazılmış ayetleri, önce sıcak suda eritin, sonra…” “Erkeği eve bağlama duası: Az sonra!” “Dikkat, Çin yapımı seccadelerin secde yerinde gizli haç var, namaza durmadan önce iyi bakın!” 

İçine bir ferahlık yayılıyor. Tatlı huzurlar iniyor yüreğine. Bu kadar güzel soruları bugüne kadar soramadığın için utanıyorsun. Bunca geç kalmışlığına yanıyorsun. Din Kültürü dersinden kalan ezberini kontrol ediyorsun. İslam’ın şartı kaçtı sahi? Beş miydi; altı mıydı? Zar zor beşini sayıyorsun. Altıncısı bir türlü gelmiyor aklına… 

“Magazin yapmak” değil miydi?

 

HABERE YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
2 Yorum