'İslam ülkeleri arasında ticaret az!'

'İslam ülkeleri arasında ticaret az!'

Ekonomi Bakanı Çağlayan: İslam ülkeleri arasında ticaret yetersiz

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, İslam Teşkilatı Üyesi ülkeler arasındaki ticaretin son derece yetersiz olduğunu da işaret ederek, çağrıda bulundu. 

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, İslam ülkelerinin kendi içlerindeki ticaret payının yüzde 14 civarında olduğunu, buna karşılık AB’nin kendi iç bünyesindeki grup içerisi ticareti ise yüzde 70-75’ler seviyesinde olduğuna dikkat çekti.

Çağlayan, İslam İşbirliği Teşkilatı tarafından yapılan çalışmaların 2015 yılına kadar üye ülkeler arasındaki grup içi ticaretin payının yüzde 20’ye çıkarılması çalışmalarına da büyük katkısı olacağını kaydetti.

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Bakanlıkta düzenlenen, İslam Kalkınma Bankası Üyesi ülkelere yönelik “Türkiye Tecrübe Paylaşımı: Yatırım Ortamı Reformları” konulu uzman eğitim programının açılışına katıldı. Burada bir konuşma yapan Çağlayan, İslam Kalkınma Bankası Üyesi 30 ülkeden toplam 32 katılımcının olduğunu belirterek, “Katılımcılar kendi ülkelerindeki yatırım ortamının iyileştirilmesine yönelik faaliyetleri yönlendiren üst düzey yetkililerden oluşmakta. 4 gün boyunca arkadaşlarımız dünya genelindeki yatırım ortamının iyileştirilmesine yönelik çalışmaları birlikte değerlendirecek” dedi.

Çağlayan, bu tür işbirliği programlarının İslam İşbirliği Teşkilatı tarafından ortaya konulan 2015 yılına kadar üye ülkeler arasındaki grup içi ticaretin payının yüzde 20’ye çıkarılması çalışmalarına da büyük katkısı olacağını vurguladı. Çağlayan, “Özellikle bu konuda İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi ülkeler arasındaki ticaret son derece yetersizdir. Dünyanın çok önemli bir nüfusuna ve ülkesel, kara parçasına sahip bu ülkelerin maalesef bugün itibariyle kendi aralarındaki ticaret hacmi sadece yüzde 14’ler seviyesindedir. Buna karşılık AB’nin kendi iç bünyesindeki grup içerisi ticareti ise yüzde 70-75’ler seviyesindedir. Bu çerçevede 2015 hedefiyle ilgili hedef bile yetersiz olmakla birlikte en azından ulaşılması açısından önemsenmesi gereken bir rakamdır” ifadelerini kullandı.

-“YARIŞ BAŞLADI”-

Uluslararası doğrudan yatırımların istihdam, ihracat ve teknoloji transferi gibi önemli alanlarda ekonomiye sağladığı katkı ve ekonomilerinin gelişmesi açısından büyük önemli işleve sahip olduğunu anlatan Bakan Çağlayan, “Özellikle küreselleşme sürecinde uluslararası doğrudan yatırım akımlarının esneklik kazanmasıyla birlikte bu yatırımlardan daha fazla pay almak için bir yarış başlamıştır. 2008 yılındaki ekonomik krizin uluslararası doğrudan yatırımların artırılması ve yatırım ortamının iyileştirilmesi çalışmalarına önemli oranda ivme kazandırmış ve bu dönemde yatırımların artırılması hususu pek çok uluslararası kuruluş tarafından küresel krizden bir çıkış stratejisi olarak değerlendirilmiştir” dedi.

Küresel ekonomik kriz sonucunda uluslararası yatırımların yöneldiği ülke dağılımında değişimler yaşandığına işaret eden Bakan Çağlayan, gelişmekte olan ülkelerin yatırım pastasından aldıkları payı ilk kez 2010 yılı içerisinde yüzde 50’nin üzerine çıkararak gelişmiş ekonomilerin önüne geçtiğini kaydetti. Çağlayan, “Artık dünyanın ekonomik ekseni kaymıştır. Dünyanın ekonomik ekseni gelişmiş ülkelerden gelişmekte olan ülkelere yönelmiştir” dedi.

2010 yılında gelişmekte olan ülkelere ve geçiş ekonomilerine yapılan yatırımların bir önceki yıla göre yüzde 10 oranında artarak 642 milyar dolar seviyesine ulaştığını belirten Çağlayan, gelişmiş ülkelerdeki uluslararası doğrudan yatırımın ise bir önceki yıldaki oranda kalarak 602 milyar dolar olduğunu kaydetti. Bakan Çağlayan, “Gelişmekte olan ülkeleri hedef alan özel kesim yatırımları ise 2011 yılı sonu itibariyle 2010 seviyesinin yüzde 32 kadar üzerine çıkması ve yaklaşık 429 milyar dolar olması beklenmektedir” ifadelerini kullandı.

Türkiye’deki yatırım ortamının iyileştirme çalışmalarının 2001’li yıllardan sonra başlandığına işaret eden Bakan Çağlayan, yapılan çalışmalar sonucu önemli yol kat edildiğini söyledi.

-TÜRKİYE 28 BASAMAK İLERLEDİ-

Çağlayan, “Dünya Bankası iş ortamı raporuna göre, Türkiye sıralamanın ilk yapıldığı 2005 yılından itibaren tam 28 basamak ilerleme göstererek 2010 yılı itibarıyla 65’inci sıraya yükselmiştir. Bu sıçrama yatırım ortamını iyileştirmesi alanında tüm ülkeler arasında devam eden çok önemli bir performansın göstergesidir. Yapılan bu iyileştirmelerin sonucunda Türkiye’ye 2003-2010 yılları arasında 93.6 milyar dolar uluslararası doğrudan yatırım gelmiştir. 2011 yılının ilk 7 ayında da gerçekleşen uluslararası doğrudan yatırım miktarı, dünya ekonomisinin içinde bulunduğu, Avrupa ekonomisinin içinde bulunduğu bu kriz ortamında 9.1 milyar dolar olmuştur. 2010 yılının tamamında gerçekleşen 9.3 milyar dolar tutarındaki uluslararası doğrudan yatırım düzeyi, bu yılın 7 ayında Türkiye’de yakalanmıştır. Bu çerçevede 2003 yılından 2011 yılı Temmuz ayı sonuna kadar Türkiye’ye tam 102.7 milyar dolar uluslararası doğrudan yatırım gerçekleşmiştir. 2001-2010 yılları arasında Türkiye’ye gelen uluslararası doğrudan yatırım miktarı, ondan önceki 10 yıllık döneme kıyasla tam 12 kat artış göstermiştir” şeklinde konuştu.

-AVRUPA’DAN KAÇIŞ VAR-

Toplantı sonrasında gazetecilerle sohbet eden Bakan Çağlayan, yatırım anlamında Avrupa’dan ciddi bir kaçış olduğunu belirterek, “Avrupa’dan ciddi bir kaçış var çünkü Avrupa artık büyüyemiyor. Büyüyemeyen bir ülkede yatırımı sürdürmek mümkün olmaz. Dünyada birçok ticaret yapılacak ülke var. Şu anda krizi geçiren Avrupa. Dünyada Avrupa dışında birçok kıta var. Özellikle Ortadoğu” dedi.

Türkiye’nin her zaman önceliğinin Afrika olduğunu dile getiren Bakan Çağlayan, “Geçen yıl 560 milyar dolar Afrika kıtasının toplam ithalatı var. Bizim bunun içindeki payımız sadece 10 milyar dolar. Biz çok ciddi bir şekilde Afrika kıtasına yöneliyoruz. Bunun dışında bizim en fazla dış ticaret açığı verdiğimiz bölge Asya Pasifik Bölgesi, Hindistan, Endonezya buralarda çok ciddi çalışmalarımız olacak. Amerika bizim en öncelikli hedef ülkelerimizden. Amerika’nın tamamı” dedi. Bu konuda önümüzdeki ay Brezilya ve Venezüella gideceğini belirten Çağlayan, “Bu ülkelerle konut sektörü açısından yoğun çalışmalar devam ediyor. Muhtemelen hiç ziyaret edilmemiş Peru ziyareti olacak. Ay sonu Amerika’ya gidiyorum. Amerika’ya gitmeden önce Çarşamba sabahı İspanya’ya gidiyorum. İspanya’nın mevcut hükümetiyle hem de Başbakanlığa aday gösterilen Başbakan adayı ile de bir görüşmemiz olacak” ifadelerini kullandı.

-“YATIRIM YAPACAK ADAM BİR ÜLKEYE GİDERKEN 3-5 YILLIĞINA GİTMEZ”-

“Yatırım yapacak adam bir ülkeye giderken 3-5 yıllığına gitmez. O ülkenin en az 20-25 yıllına güvenerek gidiyor” diyen Bakan Çağlayan, yatırım ortamını daha iyi hale getirmek için bir çok çalışma yaptıklarını, böylece dünyanın pek çok ülkesinin yatırım merkezinin Türkiye olacağını kaydetti. Özel ekonomik bölgeler konsepti üzerinde çalıştıklarını anlatan Çağlayan, “Bu çok önemli. Özel ekonomik bölgeler konusu hem Türkiye’nin bundan sonra turizmini, eğitimini, ticaretini, sanayisini, hizmet ve konut sektörünü içine alan bir yapı içinde çalışmalar devam edecek” dedi.

haber5