İslam Tarihi Beldesi Kaos Ülkesi Oldu

İslam Tarihi Beldesi Kaos Ülkesi Oldu

Tarihi bir islam beldesi, Osmanlı kalesi, Veysel Karani’nin memleketi ve kahve diyarı... Bugün ise iç karışıklıkla gündemden düşmeyen Yemen'i derledik.

emen asırlar boyunca ticarete merkezlik yapmış, birçok kültürün uğrak noktalarından olan kıyı ülkesi. Konum itibariyle Ümit Burnu keşfedilinceye kadar büyük bir ticaret merkezi olan Yemen, keşif sonrası önemini bir nebze kaybetmiş ancak kahvesi ve çeşitli baharatlarıyla ününü korumuş ve halen bu kültürün izlerini rahatlıkla görebileceğimiz bir toprak parçası.

Çoğu Asya ülkesinde olduğu gibi sıcakkanlı, güler yüzlü insanların yaşadığı bu ülkenin kültürel yapısına baktığımızda ülkedeki çeşitli gruplar arasında ciddi kültürel farklar bulunmaktadır. Hadramut Bölgesinde yaşayanlar, buranın Güneydoğu Asya ile tarihi ve ticari bağlantılarının oluşturduğu kültürel farklılıkları yansıtmaktadır. Sahil kesimlerinde yaşayan Yemenliler ise, Afrika’nın kültürel etkilerini yansıtmaktadır. Büyük Britanya’nın 1850’lerin ortalarından 1900’ların başlarına kadar Hindistan’ın bir parçası olarak yönettiği Aden ise halen Hint Yarımadası’nın kültürel izlerini taşımaktadır. Ülkenin 25 milyona yaklaşan nüfusunun yüzde 99’u Müslüman olmakla beraber bu oran Müslüman dünyasının yüzde 1,5’ini teşkil etmektedir. Yüzde 60’ının Sünni olduğu Yemenlilerin yüzde 40’ının ise Şia’nın Sünniliğe en yakın kolu olan Zeydiyye koluna mensup olan Husiler teşkil ediyor.

Nüfusun çoğunluğu etnik olarak Arap olmakla birlikte Afrika-Arap melezleri de ciddi bir orana sahip.

Ülkede az da olsa Güney Asya ve Avrupa kökenli insanlar da yaşıyor. Petrol, balık, kaya tuzu, mermer, kömür, altın, kurşun, nikel, bakır gibi zengin yer altı kaynaklarına sahip olmasına rağmen Yemen, ekonomik açıdan ciddi sıkıntılarla mücadele ediyor. Petrol üretimi ve rafinajı, pamuk tekstili, deri, işlenmiş gıda, el sanatları, alüminyum ve çimento ürünleri, ülkenin temel sanayi alalarını teşkil ediyor. Bunlar ülkenin genel kültürel/ekonomik durumu. Şimdi son birkaç yıldan sonra ülkenin günümüzdeki iç durumuna bakalım.

Yemen birileri adını Arap Baharı koyduğu aslında “kadro değiştirme” diyeileceğimiz devrim hareketinden etkilenmiştir. Yemen’in sınırları içerisinde İran ve Suudi Arabistan’ın rekabetlerini yansıtan çatışmaların yanı sıra şehirlerde yaşanan hükümet veya karşılıklı aleyhte gösteriler, 2000’lerde alışkanlık halini almıştı. Ancak 2010 yılında Tunus’ta başlayan ve “Arap Baharı (!)” olarak isimlendirilen halk hareketleri burada ilave bir yankı buldu. Zannedildiğinin aksine, Yemen halkını harekete geçiren Arap Baharı ile başlayan süreç değildi. Bu süreç Yemen’deki halk hareketlerine sadece meşruiyet(!) kazandırdı.

Yemen’de merkezi hükümet ile savaşan belli başlı dört silahlı grup var. Arap Yarımadası’ndaki El Kaide (AYEK) ile Ensar El Şeria, Şii Husi hareketi özerklik çerçevelerinin genişletilmesini istiyor. Güney Hareketi’nin talepleri ise bağımsız bir devlet noktasına kadar uzanıyor.

Lafı fazla uzatmayalım, görüldüğü üzere ülke iç sebeplerden dolayı halk ayaklanması adı altında karıştırılıp her zamanki gibi birkaç gruba ayrılmış bulunmakta. Özellikle Yemen’deki çatışmalarda Sünni-Şii çatışması bazı güçlerin bitmesini hiç istemediği bir “katliam”. Tarihe ve günümüze baktığımızda mezhep savaşları adı altında İslam Coğrafyası birden fazla parçaya bölünmüş ve günümüzde de bölünmeye devam etmektedir. Bizlerin farklı gruplarına düşman gözüyle bakmamamız gerekiyor. Nasihat edebilmemiz için aynı masaya oturmamız gerekiyor.

Dolayısıyla daha “aynı masaya” bile oturmadığımız mezhepsel hareketlerle çatışmak –görüldüğü üzere- sadece bizlere ve bizim coğrafyamıza zarar vermekte. Bu ayki yazımızla ülke raporunun yanı sıra Arap Baharı ve bunun ışığında mezhep savaşlarını kısaca işlemiş olduk. Umarız yapılan hatalar düzeltilir ve İslam Coğrafyası’nın ittihadi için olumlu adımlar atılır.

 

Müslimport

HABERE YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
1 Yorum