İslam Dünyası'na çağrı: Siyonistlerin oyununa gelmeyin!

İslam Dünyası'na çağrı: Siyonistlerin oyununa gelmeyin!

Bir grup STK'dan ortak açıklama

Küresel Kuşatma ve İslam Dünyasının Tek Çıkış Yolu

​İslam’ın mukaddesatına, Kur’an’a ve Hz. Peygamber’e karşı zerre müsamahası olmayan Batılı şer odakları ve Siyonist barbar İsrail, konu Müslümanların ihtilafı ve birbiriyle çatışması olduğunda neden iştahla el ovuşturuyorlar?

​Bugüne kadar bu odaklardan İslam adına tek bir hayırlı tavır görmedik. Türkiye’nin Ümmeti ihya etme, birleştirme gayretine, halkımızın dini hassasiyetine ve dünya mazlumlarının yanındaki dik duruşuna hep set çekmeye çalıştılar.

Oysa Gazze ve Filistin, Suriye, Somali, Libya şahittir ki; nerede bir mazlum varsa Türkiye oradadır.

Ancak nerede bir fitne, nerede Ümmeti bölecek bir hareket varsa, İsrail, Batı ve küresel şer odakları ona imkân tanıyor. Bugün İslam dünyasının paramparça hali; küresel yamyamların ve Siyonist İsrail’in hain planlarının neticesidir.

Epstein Çetesinin arka plandaki organizatörü olan Siyonist İsrail, bugün Amerika başta olmak üzere Batı dünyasını birer kukla gibi kullanarak, kirli işlerinde taşeron yapmaktadır.

Epstein belgeleriyle gün yüzüne çıkan rezaletler, ahlakî pislikler ve cinayetler, bu "kirli Batı”nın neden İsrail’e boyun eğdiğini açıkça kanıtlamıştır.

​Epstein’in "Pedofili Adası"ndan yansıyan gerçekler, Siyonist İsrail ve Mossad’ın ne derece aşağılık olduğunu ispatlamaktadır.

​İşte bu sapıklar, Müslümanların bir ve beraber olmasını asla istemezler. Çünkü parçalanmış bir İslâm dünyası, onların emellerine ulaşmalarını kolaylaştırır.

Şunu açıkça idrak etmeliyiz: Eğer biz bugün kendi aramızda İslam Birliğini oluşturmaz isek, yarın kendi evladlarımızı bu küresel sırtlanlara yem edeceğiz.

​Birliğe ve Barışa Çağrı

​Bu karanlık tablo karşısında bölge ve Aziz Devletimize tarihi bir çağrıda bulunuyoruz:

​İran İslam Cumhuriyeti'ne sesleniyoruz:

Müslümanların enerjisini tüketecek olan kardeş kavgalarından ve Arab devletleriyle savaşa girmekten katiyetle imtina etmelisiniz. Arab ülkelerinde milyonlarca Şii ve Sünni din kardeşlerinizin yaşadığını biliyorsunuz. Düşmanların planı Şii ve Sünni Müslüman Kardeşleri birbirine kırdırmaktır.

Fitnenin önüne geçmek adına, Türkiye’nin öncülüğünde bir "İslam Birliği" ve "İslam NATO’su" kurulması için vakit kaybetmeksizin resmi müracaatta bulunmalısınız. Bölgesel ihtilaflar, ancak Ümmet bilinciyle ve iman kardeşliği ile çözülebilir.

Suud ve Körfez Arab Devletlerine sesleniyoruz:

Müminler hakikaten kardeştirler” Ayeti sizin mübarek topraklarınızdan dalga dalga bütün Yeryüzüne yayıldı. Arab, Türk, Fars, Kürd, Pakistan ve sair Asyalı ve Afrikalı Müminleri birbirine ruh ve kalbte kardeş yaptı. Şimdi Siyonistlerin, Masonların, Vahşi Kapitalist Emperyalistlerin tuzağına düşerek, sakın, İsrail’in yanında İranlı mümin kardeşlerinize el kaldırmayın!

Türkiye ile tam bir kardeşlik ittifakı yaparak, Askeri Gücünüzü Türkiye ile birleştirin. Ortadoğu’ya kalıcı barışı getirecek İslam Barış Gücü Ordusunu ve İslam Birliği Parlamentosunu derhal kurunuz!

​Yüce Devletimizden ricamız şudur:

Mazlumların feryadı arşı titretirken daha fazla beklemeden, İslam dünyasının huzur ve güvenliğini teminat altına alacak olan "İslam Barış Gücü Ordusu"nun kurulması yönünde gerekli adımların atılmasıdır. Adalet ve barışın tesisi için bu bir tercih değil, tarihi bir zorunluluktur.

Son Söz: Vahdet Çağrısı

Şunu asla unutmamalıyız ki; kara toprağın altına girdiğimizde bize rengimizi, kavmimizi yahut mezhebimizi sormayacaklar. Kerbelâ, hepimizin ortak sızısı ve dinmeyen acısıdır. Evlad-ı Resul —Peygamber torunları— her birimizin gözünün nuru, başımızın tacıdır.

Bizler, zalimleri Allah’ın adaletine havale etmek yerine, asırlar boyu sürecek bir kin ve nefretle birbirimizi kıramaz, aramızda nifak tohumları yeşertemez ya da bu oyuna alet olamayız!

Zira Allah’ın adaleti, Peygamber torunlarını katledenleri cezalandırma hususunda bizim öfkemizden ve nefretimizden çok daha büyüktür. Bugün mazlum İslâm coğrafyasında akan her bir Müslüman ve masum kanı için yüreğimiz aynı korla yanmazsa, Kerbelâ katillerinden ne farkımız kalır?

Gün, hesaplaşma günü değil, eski ihtilafları kurcalama günü değil, kucaklaşma günüdür.

Yaşasın İttihad-ı İslâm ve ebedi kardeşliğimiz!

Kahrolsun mezhep taassubuyla bölünmüşlüğe, ihtilaflara ve düşmanlığa destek verip, şer odaklarını ve şeytani yapıları sevindirenler!

İslâm Birliği Vakfı, İslâm Birliği Platformu, Hak ve Kardeşlik Hareketi, İslâm Birliği Teşkilatı, Anadolu Gençlik Derneği, Ülkücü Gençlik Derneği, İstanbul Medeniyet Enstitüsü, Çare Derneği, İttihad Yayıncılık, Berrak İlim ve Kültür Derneği

HABERE YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.