İş dünyası, Ergenekon'un kaos planlarına sessiz kalmasın

İş dünyası, Ergenekon'un kaos planlarına sessiz kalmasın

Ekonomiyi derinden etkileyen ve yabancı yatırımcıyı ürküten kaos planlarına iş dünyasının tepkisiz kalması, yine işadamları tarafından eleştiriliyor

Bayram Kaya'nın haberi

İstanbul Ticaret Odası'nın Meclis toplantısında tepkilerini dile getiren işadamı Fatih Mehmet Oruç, "İTO ve TOBB olarak adeta kuzuların sessizliğini oynuyoruz." dedi.

Türkiye'de demokratik açılım, Ergenekon davası ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'a suikast iddiaları sıcaklığını korurken, iş dünyasının tüm bunlara sessiz kalması, toplumun değişik kesimleri tarafından tepki çekiyor. İstanbul Ticaret Odası (İTO) ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) başta olmak üzere binlerce işadamını bünyesinde barındıran MÜSİAD, TUSKON, TÜSİAD ve İSO'nun demokratik açılımın önündeki engelleri dile getirmemelerine bir tepki de İTO Meclis üyesi ve Yağmur Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Mehmet Oruç'tan geldi. Oruç, "Gelinen bu süreçte iş dünyası sınıfta kaldı." dedi. Oruç, ayrıca iş dünyasının militarizm korkusundan dolayı Ergenekon'da fısıltılı konuştuğunu dile getirdi.

Fitch Türkiye Genel Müdürü Ayşe Botan Berker, geçtiğimiz aylarda 2007 yılından beri Türkiye'nin kredi notunu artırmak istediklerini, ancak darbe olma ihtimalinden dolayı bunu ertelediklerini dile getirmişti. İş dünyası uzun süreden beri Fitch'in bu kararını konuşurken, İstanbul Ticaret Odası'nın 2009 yılı son oturumuna da yine darbe tartışması damgasını vurdu. İTO Meclis üyesi Fatih Mehmet Oruç'un "İş dünyası Ergenekon davasında hükümete gerekli desteği vermiyor." sözleri salonda tartışmalara sebep oldu. Bunun üzerine Meclis üyesi Yüksel Çengel, "Askeriye ile sorunun nedir?" diyerek Oruç'un üzerine yürüdü. Fatih Mehmet Oruç, İTO Meclis toplantısında yaşanan gergin anları Zaman'a anlattı. Konuşmasından hiçbir pişmanlık duymadığını söyleyen işadamı, sözlerinin arkasında olduğunu yineledi. Odaların ve sivil toplum örgütlerinin demokrasinin ve özgürlüklerin önünde itici bir güç olması gerektiğini belirten Meclis üyesi, işadamlarının kendi düşüncelerini bile söylemede çekingen davrandıklarına vurgu yaptı. Oruç, "Bizim sessiz kalmamız hiçbir şekilde izah edilemez." ifadelerini kullandı. Türkiye'de yaşanan olumsuz her türlü havadan iş dünyasının direkt olarak etkilendiğini kaydeden Oruç, odaların yaşananlara sessiz kalmaması çağrısında bulundu. Oruç'a göre, ticaret odaları ve sivil toplum örgütleri bir ülkenin ekonomik ve siyasi olarak AB normlarına yükselmesi için itici bir güç oluşturuyor. Bunun sağlanması için de sivil bir anayasa gerekiyor. Aksi bir durumun olması halinde ise askerin siyaset üzerindeki erkinin devam edeceğine dikkat çekiyor. Türkiye'de demokratik açılım konusunda atılan her adımın arkasında iş çevrelerinin olması gerektiğine vurgu yapan işadamı, aksi durumda yanlış anayasa ile yönetilen ülkelerde müteşebbis ruha sahip işadamlarının mevcut potansiyellerini dinamizme edemeyeceğine dikkat çekti.

İŞ DÜNYASI CILIZ SÖYLEMLERLE GEÇİŞTİRİYOR

Türkiye'nin ve Türk insanının bugünlerde en fazla ihtiyaç duyduğu şeyin ise özgürlük ve demokrasi olduğunu kaydeden Oruç, Ergenekon davasının ülkenin şeffaflaşması ve özgürlüklerin artırılması bakımından büyük bir önem arz ettiğini vurguladı. İTO Meclis üyesi, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bir asırdır pençesini özgürlüklere geçirmiş olan ve sadece kendini düşünen canavarı kuyruğundan yakaladık. Bunun etkisiz hale getirilmesi ve yok edilmesi için STK'lar olarak üzerine abanıp yetkilileri desteklemeliyiz. Bizler ise tam tersini yapıyoruz. İTO ve TOBB olarak kuzuların sessizliğini oynuyoruz. Bazen de cılız söylemlerle olayları geçiştirmeye çalışıyoruz."

Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un Trabzon'da yaptığı konuşmayı da eleştiren işadamı Oruç, "Yeri geldiği zaman askerin, hukuk devletinde ve sivil yönetimlerdeki yerini, görevini hatırlatmalıyız. Her meclis üyesi de sivil toplumun birer aktörü olarak askerin ekonomiyi ve siyaseti etkileyen her söylem ve eylemini de rahatça eleştirebilmeli. Biz sessiz kalır, görevimizi yapmazsak, Genelkurmay Başkanı kalkar bize askerin toplumsal dönüşümlerde öncü rolünü hatırlatır." şeklinde konuştu. Oruç'un bir diğer tepkisi ise bütçeden en fazla pay almasına rağmen tam denetlenemeyen askeri bütçelerdi. Devletin kasasından çıkan her kuruşun denetlenmesi gerektiğinin altını çizen işadamı, askeri harcamaların denetime tabi tutulması halinde israfın azalacağını anlattı.

'Türkiye adeta geriye doğru çekilmek isteniyor'

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Ömer Cihad Vardan, bazı gelişmelerin hızla koşmaya çalışan Türkiye'yi adeta geriye doğru çekmek istediğini, bazı güçlerin Türkiye'nin ilerlemesini istemediğini söyledi. Vardan, ''Biz, hükümet tarafından başlatılan demokratik açılım konusunda sürecin henüz bitmediğine hatta yeni bir sürecin daha başladığına inanıyoruz.'' dedi. MÜSİAD Genel İdare Kurulu'nda konuşan dernek başkanı, küresel kriz sebebiyle 2009'un iş âlemi için oldukça zorlu bir yıl olduğunu, ekonominin bu süreçten son derece olumsuz etkilendiğini belirterek, Türkiye'nin siyasi çekişmelerden bir türlü kurtulamamasının içine düşülen kısır döngüyü kırmasını engellediğini ifade etti.
Zaman