Irkçı olmayan tek lig!

Irkçı olmayan tek lig!

Futbolda ırkçılığın en az, hatta hiç görülmediği bir futbol ülkesi olduğumuz için övünmeliyiz. Ne yazık ki, hep işe kötü tarafından bakmaya meyilli oluşumuz kendimizde olan artıları görmemizi engelliyor.

Sadece muziplik olsun diye edilen birkaç cümlecik o kadar.. Geçtiğimiz günlerde bir restorana giden ünlü bir futbolcu, Türkiye'nin yemekleri konuşulurken, "Bu ülkede yemekler çok güzel ama daha güzeli deri rengimiz nedeniyle hor görülmeden servis yapılırken gördüğümüz eşit hizmet." cümlesini sarf etmiş. Konu özel olduğu için kim olduğunu, nerede olduğunu yazmayı tercih etmiyorum. İnsan gururlanıyor ister istemez.

Biliyorsunuz, Real Madrid forması giyen Adebayor da ırkçıların hedefi olmaktan kurtulamadı. Yıllar önce Etoo'nun Real Zaragoza maçında sahayı terk etme girişimini hatırlamayan yoktur. Dikkatleri ırkçılık üzerine çekmişti Etoo'nun çıkışı..

Şimdilerde bu sorunla karşılaşmayan ülke ligi yok gibi! Saha içinde gizliden gizliye, tribünlerde aleni işleniyor bu suç.. Roberto Carlos'a muz atan Dağıstanlı futbol izleyicisi ile Madrid'de Adebayor'a dil uzatan, aynı evrende ne yazık ki!

Bakın, bizim ülkemiz pırıl pırıl, ırkçılık sıfır düzeyinde ve bu durum bu yüzyılda hep bir adım öne taşır ülkenin sportif duruşunu..

Ligimizi eleştirir, seyircimizi yere vururken, Batı'dan örneklerle ders vermeye çalışırken ne olur, bu en önemli insanlık meselesinde çok önde olduğumuzu unutmayalım ve unutturmayalım. Oyunun bu kadar çekilip, yıpratıldığı, oyuncunun, seyircinin, hakemin hep hatalarıyla didiklendiği atmosferde bir parça kendimize saygı duyalım.

Mesela Adebayor, Drogba gibi isimlerin bizim ülkeye transferleri söz konusu edilirken, onlar ve diğer Afrika kökenli futbol üstadlarının tercih sebepleri arasına para dışında bu lig'in bu temizliğinin olduğu üzerine laf edelim biraz.. Kulüplerin transfer harekatı yürütürken Spor-Toto Süper Lig'in bu temiz yüzünü ilk madde olarak masaya koyması gerekmez mi mesela?

   

Okay Karacan
   
Irkçı olmayan tek lig!

Futbolda ırkçılığın en az, hatta hiç görülmediği bir futbol ülkesi olduğumuz için övünmeliyiz. Ne yazık ki, hep işe kötü tarafından bakmaya meyilli oluşumuz kendimizde olan artıları görmemizi engelliyor.

Sadece muziplik olsun diye edilen birkaç cümlecik o kadar.. Geçtiğimiz günlerde bir restorana giden ünlü bir futbolcu, Türkiye'nin yemekleri konuşulurken, "Bu ülkede yemekler çok güzel ama daha güzeli deri rengimiz nedeniyle hor görülmeden servis yapılırken gördüğümüz eşit hizmet." cümlesini sarf etmiş. Konu özel olduğu için kim olduğunu, nerede olduğunu yazmayı tercih etmiyorum. İnsan gururlanıyor ister istemez.

Biliyorsunuz, Real Madrid forması giyen Adebayor da ırkçıların hedefi olmaktan kurtulamadı. Yıllar önce Etoo'nun Real Zaragoza maçında sahayı terk etme girişimini hatırlamayan yoktur. Dikkatleri ırkçılık üzerine çekmişti Etoo'nun çıkışı..

Şimdilerde bu sorunla karşılaşmayan ülke ligi yok gibi! Saha içinde gizliden gizliye, tribünlerde aleni işleniyor bu suç.. Roberto Carlos'a muz atan Dağıstanlı futbol izleyicisi ile Madrid'de Adebayor'a dil uzatan, aynı evrende ne yazık ki!

Bakın, bizim ülkemiz pırıl pırıl, ırkçılık sıfır düzeyinde ve bu durum bu yüzyılda hep bir adım öne taşır ülkenin sportif duruşunu..

Ligimizi eleştirir, seyircimizi yere vururken, Batı'dan örneklerle ders vermeye çalışırken ne olur, bu en önemli insanlık meselesinde çok önde olduğumuzu unutmayalım ve unutturmayalım. Oyunun bu kadar çekilip, yıpratıldığı, oyuncunun, seyircinin, hakemin hep hatalarıyla didiklendiği atmosferde bir parça kendimize saygı duyalım.

Mesela Adebayor, Drogba gibi isimlerin bizim ülkeye transferleri söz konusu edilirken, onlar ve diğer Afrika kökenli futbol üstadlarının tercih sebepleri arasına para dışında bu lig'in bu temizliğinin olduğu üzerine laf edelim biraz.. Kulüplerin transfer harekatı yürütürken Spor-Toto Süper Lig'in bu temiz yüzünü ilk madde olarak masaya koyması gerekmez mi mesela?

   

Okay Karacan
   
Irkçı olmayan tek lig!

Futbolda ırkçılığın en az, hatta hiç görülmediği bir futbol ülkesi olduğumuz için övünmeliyiz. Ne yazık ki, hep işe kötü tarafından bakmaya meyilli oluşumuz kendimizde olan artıları görmemizi engelliyor.

Sadece muziplik olsun diye edilen birkaç cümlecik o kadar.. Geçtiğimiz günlerde bir restorana giden ünlü bir futbolcu, Türkiye'nin yemekleri konuşulurken, "Bu ülkede yemekler çok güzel ama daha güzeli deri rengimiz nedeniyle hor görülmeden servis yapılırken gördüğümüz eşit hizmet." cümlesini sarf etmiş. Konu özel olduğu için kim olduğunu, nerede olduğunu yazmayı tercih etmiyorum. İnsan gururlanıyor ister istemez.

Biliyorsunuz, Real Madrid forması giyen Adebayor da ırkçıların hedefi olmaktan kurtulamadı. Yıllar önce Etoo'nun Real Zaragoza maçında sahayı terk etme girişimini hatırlamayan yoktur. Dikkatleri ırkçılık üzerine çekmişti Etoo'nun çıkışı..

Şimdilerde bu sorunla karşılaşmayan ülke ligi yok gibi! Saha içinde gizliden gizliye, tribünlerde aleni işleniyor bu suç.. Roberto Carlos'a muz atan Dağıstanlı futbol izleyicisi ile Madrid'de Adebayor'a dil uzatan, aynı evrende ne yazık ki!

Bakın, bizim ülkemiz pırıl pırıl, ırkçılık sıfır düzeyinde ve bu durum bu yüzyılda hep bir adım öne taşır ülkenin sportif duruşunu..

Ligimizi eleştirir, seyircimizi yere vururken, Batı'dan örneklerle ders vermeye çalışırken ne olur, bu en önemli insanlık meselesinde çok önde olduğumuzu unutmayalım ve unutturmayalım. Oyunun bu kadar çekilip, yıpratıldığı, oyuncunun, seyircinin, hakemin hep hatalarıyla didiklendiği atmosferde bir parça kendimize saygı duyalım.

Mesela Adebayor, Drogba gibi isimlerin bizim ülkeye transferleri söz konusu edilirken, onlar ve diğer Afrika kökenli futbol üstadlarının tercih sebepleri arasına para dışında bu lig'in bu temizliğinin olduğu üzerine laf edelim biraz.. Kulüplerin transfer harekatı yürütürken Spor-Toto Süper Lig'in bu temiz yüzünü ilk madde olarak masaya koyması gerekmez mi mesela?
   

Okay Karacan
   
Irkçı olmayan tek lig!

Futbolda ırkçılığın en az, hatta hiç görülmediği bir futbol ülkesi olduğumuz için övünmeliyiz. Ne yazık ki, hep işe kötü tarafından bakmaya meyilli oluşumuz kendimizde olan artıları görmemizi engelliyor.

Sadece muziplik olsun diye edilen birkaç cümlecik o kadar.. Geçtiğimiz günlerde bir restorana giden ünlü bir futbolcu, Türkiye'nin yemekleri konuşulurken, "Bu ülkede yemekler çok güzel ama daha güzeli deri rengimiz nedeniyle hor görülmeden servis yapılırken gördüğümüz eşit hizmet." cümlesini sarf etmiş. Konu özel olduğu için kim olduğunu, nerede olduğunu yazmayı tercih etmiyorum. İnsan gururlanıyor ister istemez.

Biliyorsunuz, Real Madrid forması giyen Adebayor da ırkçıların hedefi olmaktan kurtulamadı. Yıllar önce Etoo'nun Real Zaragoza maçında sahayı terk etme girişimini hatırlamayan yoktur. Dikkatleri ırkçılık üzerine çekmişti Etoo'nun çıkışı..

Şimdilerde bu sorunla karşılaşmayan ülke ligi yok gibi! Saha içinde gizliden gizliye, tribünlerde aleni işleniyor bu suç.. Roberto Carlos'a muz atan Dağıstanlı futbol izleyicisi ile Madrid'de Adebayor'a dil uzatan, aynı evrende ne yazık ki!

Bakın, bizim ülkemiz pırıl pırıl, ırkçılık sıfır düzeyinde ve bu durum bu yüzyılda hep bir adım öne taşır ülkenin sportif duruşunu..

Ligimizi eleştirir, seyircimizi yere vururken, Batı'dan örneklerle ders vermeye çalışırken ne olur, bu en önemli insanlık meselesinde çok önde olduğumuzu unutmayalım ve unutturmayalım. Oyunun bu kadar çekilip, yıpratıldığı, oyuncunun, seyircinin, hakemin hep hatalarıyla didiklendiği atmosferde bir parça kendimize saygı duyalım.

Mesela Adebayor, Drogba gibi isimlerin bizim ülkeye transferleri söz konusu edilirken, onlar ve diğer Afrika kökenli futbol üstadlarının tercih sebepleri arasına para dışında bu lig'in bu temizliğinin olduğu üzerine laf edelim biraz.. Kulüplerin transfer harekatı yürütürken Spor-Toto Süper Lig'in bu temiz yüzünü ilk madde olarak masaya koyması gerekmez mi mesela?

Okan Karacan - Zaman