İhraçlık şekerin maliyeti düşüyor
Türkiye Şeker Fabrikaları, ihraçlık şekerden aldığı 61 dolarlık navlun bedelini kaldırırsa şekerli mamul ihracatı artacak. Navlun ücretinin kaldırılmasına Türkiye Şeker Fabrikaları’nın yeşil ışık yakması ihracatçıları rahatlattı.
Ercan Baysal'ın haberi:
Şekerde ton başına ihracatçı firmalardan alınan 61 doların kaldırılmasının firmaların üretim maliyetini yüzde 10-20 oranında düşüreceğini ifade eden Şekerleme ve Şekerli Mamuller Tanıtım Grubu Başkanı Zekeriya Mete, bunun da ihracatı artıracağını açıkladı. Navlun bedelinin kaldırılması için Türk Şeker Yönetim Kurulu’nun karar alması gerekiyor.
Navlun bedelinin kaldırılması düzenlemesi Para Kredi Koordinasyon Kurulu gündemine getirilecek. Navlun bedelinin alınmamasının üretiminde şeker kullanan ihracatın maliyetini yüzde 10’un üzerinde azaltacağı hesaplanıyor. Şekerli mamul üreticilerinin yıllık ihracatı 2,6 milyar doları buluyor. Türkiye’nin yıllık şeker tüketimi 2 milyon ton, üretim miktarı ise 3 milyon tona kadar çıkabiliyor. Arz fazlası ise destek olması açısından navlun bedeli ödenmesi şartıyla uluslararası fiyattan firmalara veriliyor.
Özelleştirme sürecinin uzaması ve Türk Şeker’in Anadolu’daki fabrikalarının maliyetleri yukarı çekmesi nedeniyle Türkiye’de şeker fiyatlarının dünya ortalamasının üzerinde olduğunu kaydeden Mete, “Tek çözüm olarak özelleştirme gözüküyor. Geçmişteki başarısız şeker özelleştirmeleri de düşünüldüğünde üretici, işçi ve sanayicinin özelleştirme sürecinde mutlaka yer alacağı bir model olmalı.” diye konuştu. Şeker piyasasında 2002 yılında bozulan dengeler nedeniyle çok büyük kârlar elde edildiğini belirten Mete, bugün Türkiye’de şekerin kilosunun ortalama maliyetinin 2,02 lira olduğunu söyledi. Mete, aynı rakamın nişasta bazlı şekerde ise 0,63 lira olduğunu kaydetti.
Bir grup ekonomi muhabirine değerlendirmelerde bulunan Mete, Nişasta Bazlı Şeker (NBŞ) üreticisinin adeta para bastığını, Türk Şeker’in maliyetleri nedeniyle ortaya çıkan yüksek şeker fiyatının NBŞ üreticilerine görülmemiş kârlar getirdiğini söyledi. Mete, “Nişasta bazlı şekerdeki kâr uyuşturucuda yok. İnanın firmalar parayı koyacak yer bulamıyor.” dedi. Kemal Derviş döneminde çıkarılan yasa nedeniyle NBŞ üretiminin yüzde 90’ı iki firma tarafından (Cargill ve Amylum) yapılabiliyor. Türkiye’de NBŞ üretiminin yüzde 90’ının yasal yetkisi gereği ABD’li ve Fransız firmalar tarafından üretildiğini aktaran Mete, “Kiloda 1 dolar kazandıkları düşünüldüğünde iki firmanın sadece 2013 yılı kârı 325 milyon doları bulacak.” diye konuştu. Mete, sektöre yerli firmaların girmek istediğini ancak yerli firmaların Türkiye’de üretim yapmasa da iç piyasaya satış yapamadığını ifade etti.
Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne (AB) girmesine yönelik endişeleri bulunan Mete, Gümrük Birliği’nin imzalanmasını da yanlış bulduğunu dile getirdi. “AB’ye girersek batarız.” diyen Mete, “Gümrük Birliği sadece sömürüyor. Hepimiz bedel ödüyoruz. Ülkeyi ekonomi bilmeyenler yönetti. Gümrük Birliği, AB ile imzalanması gereken son anlaşma idi.” diye konuştu.
Zaman
