HSYK suçları örtbas etmeye çalışıyor

HSYK suçları örtbas etmeye çalışıyor

Avukatlar, acilen yargıda reform çağrısı yaptı.

Duran Savaş-Salih Hamurc'un haberi     
 
Sakarya Barosu'na kayıtlı bir gurup avukat, HSYK'nın son aldığı kararla Anayasal demokrasiye, hukuk devleti ilkelerine meydan okuduğunu, soruşturma konusu yapılan suçları örtbas etmeye çalıştığını belirtti. Avukatlar, acilen yargıda reform çağrısı yaptı.

Sakarya Barosu'na kayıtlı 50'yi aşkın avukat, Sakarya Adliyesi önünde toplanarak, HSYK'nın tutumuna sert tepki gösterdi. Avukatlar adına basın açıklamasını okuyan Zafer Kazan, HSYK'nın Erzurum Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı'nın hiçbir savunmasını almadan, yasaya aykırı bir tarzda yetkilerini apar topar kaldırdığını hatırlattı. Bunun ideolojik bir hareket ve karar olduğunu dile getiren Kazan, "Bu karar, soruşturmayı bitirin, üzerini kapatın demektir. Soruşturma devam ederken , hakkında herhangi bir disiplin işlemi yapılmadan, bir inceleme başlatılmadan, oradaki soruşturma evrakının içeriğini görmeden HSYK'nın böyle bir karar alması yargıya açık bir müdahaledir." diye konuştu.

HSYK'nın, 16 ay önce İzmir'de gerçekleştirilen 'Yengeç' isimli operasyonda İzmir Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturulan ve gözaltına alınıp 16 ay tutuklu kalan eski İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Asım Korkut olayına sessiz kaldığını hatırlatan Kazan, şöyle konuştu: "Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı ile aynı konumda bulunan bu kişi, hakkında sessiz kalıp işlem yapmayan HSYK'nın adeta yangından mal kaçırırcasına Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı'nı soruşturan özel yetkili savcının görevini elinden alması açık bir çelişkidir. Bu tasarruf HSYK'nın ideolojik saiklerle hareket ettiğinin ve tarafsızlığını yitirdiğinin açık bir göstergesidir. Kaldı ki soruşturmayı yürüten özel yetkili savcıların görevden alınmalarına karşılık aynı soruşturmada tutuklama kararı veren ve bu karara yönelik itirazları reddederek tutukluluğunun devamına karar veren Erzincan Ağır Ceza Mahkemesi başkan ve üyeleri hakkında da işlem yapılmaması izah edilemeyecek bir durumdur. HSYK, bu eylemleri ile adaletin temel ilkelerinden olan tarafsızlık ve eşitlik ilkelerini açıkça ihlal etmiştir."

Kazan, hiçbir yargısal görevi olmayan ve tamamen idari bir kurum olan HSYK'nın, toplumun gözü önünde, diğer yargı mensuplarına gözdağı verecek bir şekilde savcıların yetkilerini, soruşturma devam etmekteyken aldığını dile getirerek, bunun kuvvetler ayrılığına dayalı Anayasal demokrasiye, hukuk devleti ilkelerine meydan okuduğunu, ayrıca soruşturma konusu yapılan suçları örtbas etmeye çalıştığını kaydetti.

"BİR DAHA ASLA SESSİZ KALMAYACAĞIZ"

HSYK, Yargıtay, Danıştay ve siyasi iktidarın yargıya etki edecek açıklamalardan kaçınması gerektiğinin altını çizen Kazan, darbe ve müdahalelerin de hukuku bir çok defalar iğfal ettiğini belirtti. Bir hukuk devletinde 28 Şubat sürecinde olduğu gibi brifing verilemeyeceğini, gece yarısı muhtıralarla milleti tehdit edilemeyeceğini vurgulayan Kazan, "Şu çok iyi bilinmelidir ki biz hukukçular bir daha asla sessiz kalmayacak, göz yummayacak ve hukuka sonuna kadar sahip çıkacağız. Zira bu kutsal emanet bizlerin varlık sebebidir. 1980'de olduğu gibi 16-17 yaşındaki çocukların yaşlarını büyütüp idam edenler, ülkenin seçilmiş hükümetini silahla devirenler insanları işkenceden geçirenler, yine millete 'Balyoz' planı yapanlar şunu iyi bilmelidirler ki Türkiye Cumhuriyeti'nin hukukçuları bir daha asla sessiz kalmayacak, göz yummayacak ve hukukunu sonuna kadar koruyacaktır."

"ACİLEN YARGI REFORMU YAPILMALI"

Kazan, tüm bu yaşananların, bir kez daha bağımsız ve tarafsız, evrensel niteliklere sahip bir yargı reformuna ihtiyaç duyulduğunu gösterdiğini ifade ederek, "Bu reform, 12 Eylül Anayasası'ndan kurtularak sivil bir anayasa ile ele alınması ülkemizdeki bir çok kriz ve tartışmalara nihayet verecektir. 1960'da, 1971'de, 1980'de, 28 Şubat'ta ve 27 Nisan'da hukuka yapılan darbeler müdahaleler, her kim tarafından olursa olsun hakim ve savcıları yönlendirmeye çalışanlar brifingler verenler, suç ve suçluyu koruyanlar, örtbas etmeye çalışanlar biz hukukçular tarafından lanetlidir ve öyle kalmaya devam edecektir." dedi.

SAKARYA BARO BAŞKANI ÖKTEM'E TEPKİ

Kazan, açıklamasında, Sakarya Baro Başkanı Vacit Öktem'e tepki göstererek, Sakarya Barosu adına yapmış olduğu açıklamada, İstanbul Barosu'nun hazırladığı metni Sakarya Barosu olarak imzalayarak HSYK'nın yargıya müdahalesine açık bir şekilde destek verdiğini söyledi.

Kazan, Öktem'in, yönetim kurulu ve başkanlık divanının tamamen bilgisi dışında, yönetim kurulu ve başkanlık divanını yok sayarak habersizce açıklama yaptığını açıkladı. Kazan, "Bizler bu açıklama ve beyanları herkes gibi basından ve internet sitelerinden öğrenmiş bulunuyoruz. Bu açıklamaların, bu beyanların ve böyle bir usulün bir kısım yönetim kurulu üyesi avukat ve meslektaşlarımız tarafından asla kabul edilmesi mümkün değildir." diye konuştu.