Hayatını İslâm’a adadı

Hayatını İslâm’a adadı

Son devrin büyük alimlerinden Mahmud Sami Ramazanoğlu Hocaefendi rahmetle yâd ediliyor.

Hayatını İslami bir neslin inşasına adayan Sami Efendi Hazretleri, fakir zengin herkese hitap etti. Hocaefendi, hayatı boyunca Medine hasretiyle yaşamış ve 1984 yılında burada Dost’a vasıl olmuştu.

Son devrin önemli alimlerinden Mahmud Sami Ramazanoğlu Hocaefendi anılıyor. Verdiği İslami eğitimle nesillerin yetişmesine büyük emek veren Ramazanoğlu Hocaefendi vefatının 27. yıldönümünde hayırla yâd ediliyor. 1892 yılında Adana’da doğan Sami Efendi; ilk, orta ve lise tahsilini de yine Adana’da tamamladı. Daha sonra İstanbul’da o zamanki adı Darü’l Fünûn olan İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne giren Ramazanoğlu Hocaefendi bu okulu birincilikle bitirdi.

HAYATINI İSLÂM’I ANLATMAYA ADADI

Askerlik görevini yedek subay olarak İstanbul’da yapan Sami Efendi, hem zahir hem de batın ilimlerindeki yüksek hünerleriyle tanındı. O dönemde çok sayıda mutasavvıfın yetiştiği Gümüşhâneli Dergâhı’nda bir müddet erbaîn ve riyâzatla meşgul olan Sami Efendi, daha sonra Kelâmî dergâhı mürşidi Erbilli Es’ad Efendi’ye intisab etti. Manevi ilimlerde kısa sürede büyük yol alan Sami Efendi daha sonra irşad vazifesiyle Adana’ya gitti.

SAMİ EFENDİ’DEN ALTIN ÖĞÜTLER

Hayatını insanları hizmet ve irşada adayan Sami Ramazanoğlu Hocaefendi sohbetlerinde nefsin insana kurduğu tuzaklardan bahsederek sık sık şu altın öğütleri yapardı: ¥  Açlık içinde olup az yeyin, oruca devam edin. ¥  Az uyuyun ve teheccüd namazına devam edin.

¥  Huşû ile ibadet edip mânâsını düşünerek Kur’an okuyun. ¥  Zikr-i daim içinde bulunun ¥  Salih ve sadıklarla beraber olun.

TEKKELER KAPATILINCA MUHASEBECİLİK YAPTI

Cumhuriyet tarihinin en fazla konuşulan konularından tekke ve zaviyelerin kapatılması Sami Efendi’yi de etkiledi. Sami Efendi tekkelerin kapatılmasından sonra Adana’da bir yandan Câmi-i Kebir’de vaaz ve özel sohbetleriyle halkı eğitirken bir yandan da geçimini sağlamak gayesiyle bir kereste işletmesinin muhasebesini tuttu. Kendisine büyük bir miras kalmasına rağmen bu serveti kabul etmeyen Sami Efendi, “Hiçbir kimse kendi kazancından daha hayırlı bir yiyecek asla yememiştir” hadisini şiar edinerek kendi el emeğiyle geçinmeyi tercih etti.

FAKİR, ZENGİN HERKESE HİTAP ETTİ

1946 yılında ilk kez hacca giden Sami Efendi Hazretleri, bir süre de Suriye’nin başkenti Şam’da yaşadı. İstanbul’a yerleşmesinin ardından Erenköy’de Zihnipaşa Camii’ndeki vaazlarıyla halkı irşad etmeye devam etti. Hocaefendinin buradaki vaazları halkın geniş bir kesiminin dikkatini çekmiş, fakirinden zenginine, esnafından işçisine kadar pek çok insan bu sohbetlere akın etmişti.

HAKK’A MEDİNE’DE ULAŞTI

Ömrünün son yıllarını uzlete çekilerek geçiren Sami Efendi Hazretleri, ömrünün son demlerinde talebeleriyle kıldığı teravih namazının ardından görüşüyordu. Hayatı boyunca Mekke ve Medine özlemiyle yaşayan Mahmud Sami Efendi Hazretleri ağır hastalıklarına rağmen 1979 yılında Medine’ye göçtü. 12 Şubat 1984 günü Medine’de vefat eden Sami Ramazanoğlu Hazretleri Cennet-ül Bâki’ye defnolundu.

Taşgetiren: İslami bir hayatın varlığı için çalıştı

Merhum Mahmud Sami Ramazanoğlu’nun anlaşılmasına yönelik çalışmalarıyla tanınan gazeteci-yazar Ahmet Taşgetiren, Hocaefendiyi Akit’e anlattı: “İslam’ı güzelce yaşamış bir Allah dostu idi. Türkiye’nin zor zamanlarında İslami hizmetlerin yeniden derlenip toparlanmasında gayretleri olmuş büyük bir alimdi. Üstad Necip Fazıl, onu ‘Bir yağmur damlası kadar berrak’ diye tarif ediyordu. Kendi hayatıyla İslam’ın nasıl yaşanacağını anlatan bir insandı. Kendisi Allah dostu olduğu gibi arkasında da Allah dostu insanlar yetiştirdi, miras olarak bu insanları bıraktı. Biz kendisini bir mürşid-i kâmil olarak tanıdık ve şunu söyleyebiliriz ki Türkiye’de İslami hayatın var olmasında büyük katkıları ve çalışmaları oldu. Bugün de binlerce insan onun açtığı yolda ona besledikleri muhabbetle çalışmalarına devam ediyorlar.”
Yeni Akit