Harvardlı akademisyenden '4 4 4'e destek

Harvardlı akademisyenden '4 4 4'e destek

Prof. Dr. Fernando Reimers: 'Türkiye'de, '4 4 4' çok önemli bir sistem. Herkesin 12 yıllık zorunlu eğitim olanağına sahip olması çok önemli bir şey'

-''4 4 4 öğretmenlere ve öğrencilere biraz daha esneklik sağlıyor. Sistemin, öğrenme sürecinin biraz daha bireyselleşmesine yardımcı olduğunu düşünüyorum''
 
-''Dil, bir toplumun kültürünü ve geçmişini ifade etmesi açısından çok önemli. Türkiye gibi zengin kültürü olan bir ülkede, bu zenginliklere erişilebilmesi için birçok dilin öğretilmesi önemli''
 
-''Fatih Projesi'nde, Türkiye inanılmaz bir gayret sarfediyor. Türkiye'de öğrencilerin internete erişiminin olması çok güzel''
 
Harvard Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fernando Reimers, Türkiye'deki yeni eğitim sistemiyle herkesin 12 yıllık zorunlu eğitim olanağına sahip olmasının çok önemli olduğunu belirterek ''4 4 4 öğretmenlere ve öğrencilere biraz daha esneklik sağlıyor. Sistemin, öğrenme sürecinin biraz daha bireyselleşmesine yardımcı olduğunu düşünüyorum'' dedi.
 
Amerika başta olmak üzere dünyanın değişik bölgelerindeki üniversite ve kuruluşlara eğitim alanında danışmanlık yapan Reimers, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Brezilya veya Türkiye gibi ülkelerde eğitimin ulusal programda olduğunu, Amerika'da ise her bölgedeki okulun sisteminin Aileler Birliği ve lokal kaynaklar tarafından şekillendiğini, Başkan Barack Obama döneminde merkezi hükümetin eğitim yatırımlarını önemli ölçüde artırdığını, eğitimin ön plana çıkarıldığını anlattı.
 
Öğrenmenin 6-7 yaşında değil, doğumla başladığını vurgulayan Reimers, bu nedenle çocuklara duygusal ve sözel öğrenme yeteneklerinin küçük yaşta verilmesi gerektiğini söyledi.
 
Amerika'da yasal olarak okula başlama yaşının bölgeden bölgeye değiştiğini kaydeden Reimers, ''Benim yaşadığım bölgede 5, ancak başka bir bölgede 6 olabiliyor. Amerika'da genel olarak okula başlama yaşı, 5-6'dır. Bazı bölgelerde ilkokul 4, orta bölüm 4 ve lise bölümü 4 şeklindedir. Bazı bölgelerde ilk 8 sene, sonrasında ise 4 senedir. Amerika'da lise eğitimi zorunludur. Devletin maddi durumu iyi olmayan kesimlere sağladığı yardımlar vardır. Okul öncesi eğitim çok yaygındır'' diye konuştu.
 
Eğitim sisteminde çocukların becerileri ölçüsünde yönlendirilmesi ve yeteneklerini artıracak ortamların oluşturulmasının çok önemli olduğunu dile getiren Reimers, ailelerin de çocukların eğitimlerine nasıl katkı sunabileceklerini düşünmesi gerektiğini söyledi.
 
Reimers, erken çocukluğun çok önemli olduğunu, her toplumun okul öncesi eğitimi desteklemesi gerektiğini belirtti.
 
-''Eğitim dili tüm dünyada hassas bir konudur''-

 
Reimers, Türkiye'deki yeni eğitim sistemi, dil ve din eğitimi konularında ise şunları söyledi:
 
''Buradaki eğitimle ilgili önemli olan şey; öğrenciler ne tür bilgi ve beceri geliştiriyor? Liseden mezun olan öğrencilerin ilgi alanları var mı? Demokrasiye katkı sunabilecek bir vatandaş olarak yetişebiliyorlar mı? Bunları öğretmek için de müfredat ve öğretmenlerin nasıl olduğu, pedagojik sistemler yapıdan daha önemlidir. Dolayısıyla bunlar en merkezdeki konular olmalıdır. Türkiye'de, '4 4 4' çok önemli bir sistem. Herkesin 12 yıllık zorunlu eğitim olanağına sahip olması çok önemli bir şey. Sistem, öğretmenlere ve öğrencilere biraz daha esneklik sağlıyor. Sistemin, öğrenme sürecinin biraz daha bireyselleşmesine yardımcı olduğunu düşünüyorum. Bunu ise orta ve son bölümde yapabiliyorlar. Bu çok pozitif bir gelişmedir.''
 
Araştırmalara göre, bir öğrencinin birden fazla dil bilmesinin çok önemli olduğunu dile getiren Reimers, ''Dil, bir toplumun kültürünü ve geçmişini ifade etmesi açısından çok önemli. Türkiye gibi zengin kültürü olan bir ülkede, bu zenginliklerine erişilebilmesi için birçok dilin öğretilmesi önemli'' dedi.
 
Reimers, ABD'deki çok dilli eğitimin Amerika'yı güçlendirdiğini vurgulayarak, şu görüşleri dile getirdi:
 
''Bazıları çok dilli eğitimden tedirgin olurlar, çocuklar başka dili konuşurlarsa, 'Yeterince Amerikalı olamayacak' diye endişelenirler. Özellikle son 10 yılda, öğrencilerimizi yetişkin bir vatandaşa dönüştürmek için sadece evde konuştukları dilin yeterli olmadığı, birden fazla dil öğrenmesinin faydalı olduğu sonucuna vardık. Eğitim dili genel olarak tüm dünyada hassas bir konudur. Dünyada bazı yerlerde dil kültürel kimliğe bağlı olabilir. Türkiye'nin bu konuda nerede olduğunu bilemiyorum. Bu nedenle bu konu çok karışık. Bu konu her zaman politik tartışmalar içerisindedir. Türkiye'de farklı dillerdeki eğitimle ilgili bir takım endişeler olabilir.''
 
Amerika'da çift dille eğitimin son 50-60 yıldır yapıldığını, ancak bazı yerlerde iyi fikir olmadığı için değil, yeterli yatırım yapılmadığı için istenilen düzeyde yürümediğini anlatan Reimers, ''Bu nedenle Amerika'da birçok insan çift dilli eğitim konusunda şüphecidir. İstemezler. Onlar, bunu çift dilli eğitimin kötü olmasından değil, eğitim programlarının kötü uygulanmasından dolayı anlamıyorlar. Türkiye'nin kaynaklarını iyi bilmiyorum. Yüksek düzeyde bir çift dilli eğitim programı yürütülebilir mi? Bilemiyorum. Mesela benim çocuklarım İngilizce, İspanyolca, Portekizce konuşabiliyor. Bu onları daha az Amerikan yapmıyor ki. Ülkelerine daha fazla katkı sunmaları konusunda onları daha becerikli hale getiriyor'' diye konuştu.
 
Türkiye'deki yeni eğitim sistemindeki tartışmalardan biri olan okullarda din öğretimi konusuna da değinen Reimers, ''Bu hassas bir konu. Aslında Türkiye'deki bu tartışmaları çok iyi bilmediğim için yorum yapmam çok güç. Din, karakter gelişiminin çok önemli bir yönüdür. Dini geleneklerin, kişilerin karakter gelişiminde önemli olduğunu düşünüyorum. Öğrencilere din, insanlık tarihinin bir parçası olarak bizi insan yapan bir şey, bir unsur olarak öğretilebilir'' dedi.
 
-''Fatih Projesi'ne'' övgü-

 
Harvard Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Reimers, okullarda teknolojinin kullanılmasının çok önemli olduğuna işaret ederek, çocukların bugün yaşadıkları dünyada teknolojiye kolay erişimlerinin eğitimleri açısından inanılmaz imkanlar sunduğunu anlattı.
 
Türkiye'nin ''Fatih Projesi'' kapsamında gösterdiği çabaların takdire şayan olduğunu vurgulayan Reimers, ''Türkiye inanılmaz bir gayret sarfediyor. Türkiye'de öğrencilerin internete erişiminin olması çok güzel. Öğrencilerin tabletlerinin yanlarında olması inanılmaz. Teknoloji içeren bu tür ulusal programlarda işin sırrı uygulama sürecinde aslında. Çok basit şeyler yapılabilir. Programı yönlendirmek, takip sistemi, ölçüm ünitesi, işlerin nasıl gittiğini izlemek çok önemli'' dedi.

Rotahaber