Hangi mesleği neye göre seçmeliyiz?
Seçmeyi düşündüğünüz mesleğin şartlarını ve geleceğini araştırın. Ülkemizde yükseköğretim sistemi maalesef çok genç yaşta meslek seçmeye yönlendirdiği için adaylara büyük de sorumluluk veriyor.
Gençlerin öncelikle gelecekte nasıl bir yaşam düşündüklerini, seçmeyi istedikleri mesleğin şartları, iş bulma olanakları, geleceği ve ekonomik durumunu çok iyi incelemesi gerekiyor. Tercihlerini sadece bölüme göre değil, üniversiteyi, hatta üniversitenin bulunduğu şehri gözönüne alarak yapmalılar. Bütün bunları yaparken de yetenekleri ve kişisel özelliklerinin istediği mesleğe uygun olup olmadığını, bütün bunların da meslekte başarılı ve mutlu olmaya yeterli gelip gelmediğine bakmalılar.
Adayların kişisel merak ve ilgi alanları meslek tercihi kararlarında doğrudan etkili. Bazen bir üniversite adaylara iyi bir öğrencilik yaşamı, saygın bir meslek ve başarılı bir hayatın kapılarını açar.
Sorularınızı [email protected]’ye gönderebilirsiniz.
Kılavuzu iyi inceleyin
Cihan Yeşilyurt (Fen Bilimleri Dershanesi Rehberlik Koordinatörü)
ÖSYM’ce yayımlanan Tercih Kılavuzu üniversite adayları tarafından yeterince ve detaylı bir biçimde incelenmiyor. Kılavuzun düzgün bir şekilde incelenmemesinden dolayı da telafisi mümkün olmayan hatalar yapılıyor. Örneğin; okuduğu bölümün paralı olduğunu bilmeyen, il yerine kasabayı tercih ettiğini fark etmeyen öğrenciler olabiliyor. Bu bağlamda ilk önerim; öncelikle 2011 Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzu’nun adaylar tarafından incelenmesi olacak.
Üniversite sayısının 170’leri bulması nedeni ile son yıllarda program seçimi ile ilgili kararsızlıklar daha da artmış durumda. Üniversite adaylarının eğer mümkünse birkaç okul gezmelerinde ve okulun olanakları ve yaşam maliyeti gibi konularda bilgi edinmelerinde yarar var. Adayların tercih edecekleri bölümlerin ders içeriklerini incelemeleri ve istedikleri bölümde okuyan öğrencilerle sohbet etmeleri, tercih sürecinin sancılı dönemini azaltacak ve kendilerine yol gösterici olacaktır.
Tercihte bulunmanın da belirli kuralları var. Üniversite adaylarının bu kuralları anlatan yazıları okumaları da gerekiyor. Örneğin; genel lise mezunu bir aday, 2 yıllık ön lisans programları tercih ettiğinde önceliğin meslek liselerinde olduğunu ve eğer kontenjan artarsa kendisine sıra geleceğini ve 0,12 AOBP’li başarı sırasına göre yani alan dışı tercih yaparak yerleştirme yapılacağını bilmeli. Her tercih döneminin sürprizleri olmuştur ve olmaya da devam edecektir. Bazı bölümlerin başarı sıraları düşecek (belki kontenjanı dahi dolmayacak) bazılarının ki ise yükselecektir. Üniversite adaylarının bu durumu unutmadan tercihlerini oluşturmaları gerekiyor.
Tercih dönemi adayların kafalarının en fazla karıştığı bir dönem. Tercihlerle ilgili herkesin (ders öğretmeni, anne baba, dayı teyze vs.) her konuda bir fikri olabiliyor ve bu durum adayları olduğu kadar rehber öğretmenleri de zorluyor. Üniversite adayları rehber öğretmenlerine güvenmeli ve tercihlerinin son halini mutlaka onlara göstermeliler.
Yapılan en büyük hatalardan biri puan odaklı tercih
Prof. Dr. Muhammed Şahin (İTÜ Rektörü)
Uzun ve yorucu bir sınav maratonunun ve sonrasındaki stresli bekleyişin ardından üniversite adayları en az sınav kadar zorlu bir süreci yaşıyor. İşte bu dönemde iyi bir üniversite eğitimi almayı hedefleyen adayların önemli bir kısmının ortak birtakım hatalara düştüğü kanaatindeyim. Bu hataların başında adayın aile ve çevrenin etkisi ile ilgisinin ve yeteneğinin olmadığı bir alana yönlendirilmesi geliyor. Kuşkusuz bu düşüncenin altında ailelerin, çocuklarının cazip iş imkanlarına ve mesleki saygınlığa sahip bir bölümde okumasını istemeleri yatıyor. Fakat sevmediği ve istemediği bir bölümde eğitim alan öğrencinin o alanda başarılı olmasının son derece güç olduğu ve böyle bir eğitimin mesleki anlamda başarısızlığın yanında mutsuz bir hayatı da beraberinde getireceği asla akıldan çıkarılmamalı. Aileler bu noktada çocuklarıyla ortak bir dil geliştirebilmeli ve onların istek ve yeteneklerini ön planda tutan bir tercih stratejisi belirlemeli.
Bölüm seçerken üniversite tercihi de önemli
Puan odaklı tercih yapmak, adayların tercih sürecinde yaptığı hatalardan bir diğeridir. Adaylar, aldıkları puanın tamamını kullanmak uğruna, eğitim almak istemedikleri bölümleri sadece “yüksek puanlı” oldukları için tercih edebiliyor. Ancak unutulmamalıdır ki, sadece yüksek puanlı olduğu için istemediği bir bölümde okuyan bir öğrencinin başarılı olma ihtimali son derece düşüktür. Ayrıca bir bölümün puanı o bölümün kalitesini gösteren tek ölçüt değildir. Bölümlerin dünya sıralamalarındaki yerine ve uluslararası eşdeğerliklerine bakmak gerekiyor.
Adayların “Hangi bölüm?” sorusuna verecekleri yanıt kadar, “Hangi üniversite?” sorusuna verecekleri yanıt da önemlidir. Özellikle rekabetin yoğun olarak yaşandığı alanlarda, mezun olunan üniversite, iş bulma noktasında büyük önem taşımaktadır. Uluslararası düzeyde akredite olmuş, alanında öncü, seçkin akademisyenlerin yer aldığı bir üniversitede eğitim almak son derece önemlidir. Bunun yanı sıra üniversitenin bulunduğu çevrenin sosyal ve kültürel ortamı, öğrencinin kişiliğini şekillendirmekte büyük rol oynamaktadır.
Bu anlamda kültürel, sanatsal ve sosyal etkinliklerin yoğun olarak yaşanabileceği bir şehir ve üniversite seçimi, öğrencilere avantaj sağlamaktadır. Diğer yandan, iş dünyasının yoğun olarak faaliyet gösterdiği ve istihdam olanaklarının yüksek olduğu bir şehir de, öğrencilerin çeşitli sektörleri gözlemleme ve iş dünyasının ihtiyaç duyduğu nitelikleri geliştirebilmesine imkan vermektedir. Adaylar, tercihlerinde tüm bu saydığımız noktaların yanında, üniversitenin akademik kadrosundan, verdiği diplomanın yurt dışı eşdeğerliğine, bilimsel araştırma projelerinden laboratuvar olanaklarına, yurt dışı eğitim olanaklarından iş dünyasıyla olan işbirliğine kadar birçok noktayı dikkate almalı, yapacakları seçimin geleceklerini doğrudan etkileyeceğini unutmamalıdır.
Rektörlerden tercih tüyoları
Bugünkü meslekleri değil 5-10 yıl sonrası meslekleri öngörerek tercih yapın
Prof. Dr. Ahmet Acar (ODTÜ Rektörü)
Adaylar tercih yaparken, “Şehir mi, üniversite mi, bölüm mü?” diye kendilerine soru sorması lazım. Hangi genel alan seçileceği önemli. Tıp mı, mühendislik mi, idari bilimler mi? Ya da jeoloji mi, çevre mühendisi mi? Hangi alanı tercih edecek? Bütün bunlar öğrencinin alacağı formasyonu, bir anlamda yaşam tarzını belirleyecek. Tercih yaparken de mümkün olduğu kadar ilgilerini, çalışma ortamlarını, eğitimlerin neyi içerdiğini, mezuniyet sonrası nasıl bir iş dünyasının kendilerini beklediğini düşünmeleri gerekiyor.
Örnek tercih listeleri
Sıra No Üniversite Adı Bölüm Adı Başarı Sırası
1. ODTÜ Bilgisayar Müh. 5590 2. Boğaziçi Üniv. İnşaat Müh. 7140 3. İTÜ Elektronik ve Hab. Müh. 7480 4. Galatasaray Üniv. Endüstri Müh. 9470 5. Galatasaray Üniv. Bilgisayar Mühendisliği 11.900 6. Hacettepe Üniv. Elektrik-Elektronik Müh. (İng.) 13.400 7. Yıldız Teknik Üniv. Elektronik ve Hab. Müh. 15.700 8. İTÜ İnşaat Mühendisliği (İng.) 14.400 9. İTÜ Kontrol Mühendisliği 14.100 10. İTÜ Makine Mühendisliği 13.600 11. İTÜ Matematik Mühendisliği (İng.) 21.600 12. Yıldız Teknik Üniv. Makine Mühendisliği 24.000 13. Yıldız Teknik Üniv. Matematik Mühendisliği 30.700 14. İstanbul Üniv. Endüstri Mühendisliği 21.500 15. Ege Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği 23.500 16. Yıldız Teknik Üniv. Makine Mühendisliği (İ.Ö.) 33.000 17. Yıldız Teknik Üniv. İnşaat Mühendisliği (İ.Ö.) 30.300 18. Yıldız Teknik Üniv. Matematik Müh. (İ.Ö.) 39.600 19. Kocaeli Üniv. Elektronik ve Hab. Müh. 26.300
Tercih yorumu: Adayın, ilk 5-6 tercihini kazanma olasılığı düşük de olsa idealindeki bölümleri yazmış, bölümleri sıralarken tamamen istek sırasını ön planda tutmuş. Ayrıca başarı sıralarında her yıl yaşanan düşme veya yükselme olasılığını göz önünde bulundurarak, listesine kendi başarı sırasından yüksek bölümlere de yer vermiş. Bu öğrenci, bu yıl kesin yerleşmek istediği için kendi başarı sırasından daha düşük bölümleri de tercihleri arasına almış. Farklı puan türlerinden alan içi ya da dışı tercih yapma şansı olmasına rağmen sadece MF-4 puan türü ile tercihte bulunmuş. Toplam 30 tercih hakkı olmasına rağmen 19 tercih yapmış.
