Hama'da yine katliam: Ölü sayısı 250'yi aştı

Hama'da yine katliam: Ölü sayısı 250'yi aştı

Suriye'de şiddetin durması ve reformlar için uluslararası müzakereler sürerken, Beşşar Esed rejimine bağlı askerî birlikler ile Şebbiha milisleri katliamlarını artırarak sürdürüyor.

Son olarak Hama vilayetinin Tireymse kasabasında, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu en az 250 kişinin güvenlik güçleri tarafından öldürüldüğü haberi, dünyayı şoke etti. BM, rejim güçlerinin Tireymse'ye ağır silahlar ve helikopterlerle saldırdığını doğruladı. Suriye Genel Devrim Konseyi, güvenlik güçlerinin saldırısında, aralarında kadın ve çocukların da yer aldığı çok sayıda Suriyelinin boğazları kesilerek veya idam edilerek katledildiklerini açıkladı.

Kurbanlar arasında yakılarak öldürülenlerin de bulunduğunu aktaran Konsey, ailelerin tarım alanlarında ve Asi Nehri'nde ölenlerin cesetlerini aradıklarına değinerek, köyün güvenlik güçlerince kuşatıldığını, telefon ve elektriklerinin kesildiğini ileri sürdü. 300'den fazla yaralının olduğunu ve acil tıbbi yardıma ihtiyaçlarının bulunduğunu duyuran Konsey, köy camisine 150'den fazla cesedin getirildiğini ve ölü sayısının artmasından endişe ettiklerini duyurdu.

Bir diğer muhalif örgüt Hama Devrimcileri Birliği'nden Ahmed adlı bir aktivist, tarlalarda, evlerde ve nehirlerde çok sayıda ceset olduğunu, insanların bombardımandan kaçmaya çalışırlarken hayatlarını kaybettiklerini ifade etti. Tireymse'de gerçekleştirilen katliamın ardından cuma günü de, ülkenin değişik şehirlerinde 44 kişinin daha hayatını kaybettiği bildirildi.

Suriye devlet televizyonu, Tireym-se'deki çatışmalarda 3 askerin öldüğünü duyururken, Hama'da yaşanan kanlı olaylardan "silahlı terörist gruplar" sorumlu tutuldu. Enformasyon Bakanlığı'ndan bir kaynak, resmi haber ajansı SANA'ya yaptığı açıklamada, "medyanın Suriyelilerin kanıyla ticaret yaptığını" ileri sürerek, "BM Güvenlik Konseyi toplantısı öncesinde işlenen bu katliamın, kamuoyunu dış müdahaleye zemin hazırlamak amacı taşıdığını" iddia etti.

Birleşmiş Milletler gözlemcileri ise, Hama'daki katliamın, Suriye Hava Kuvvetleri'nin (SAAF) operasyonu olduğunu açıkladı. Gözlemciler, "Hama'daki durumun öngörülemez olmaya devam ettiğini" rapor ettiler. BM, Suriye'de 16 aydır devam eden olaylardaki en zalimane girişim olarak nitelendirilen katliamla ilgili kesin ölü sayısı vermedi. Suriye'deki BM gözlemcilerinin başkanı Norveçli General Robert Mood, olayı incelemeleri için önce bölgede ateşkesin sağlanması gerektiğini söyledi.

Hama'da ilk katliam değil

Hama'da önceki akşam en az 250 kişinin öldürüldüğü katliam, akıllara 30 yıl önce aynı yerde aynı rejimin gerçekleştirdiği katliamı getirdi. 2 Şubat 1982'de Suriye hükümetinin Müslüman Kardeşler'in Hama şehrinde başlattığı gösterileri bastırmak amacıyla düzenlediği saldırıda on binlerce kişi katledilmişti. Uluslararası Af Örgütü, Suriye ordusunun yıkılmış binaların içinde saklananları öldürmek veya ortaya çıkarmak için zehirli gaz da kullandığı katliamda 10 ila 25 bin civarında ölüm gerçekleştiğini belirtiyor. Suriye İnsan Hakları Komitesi'nin rakamlarına göre ise ölü sayısı 30 bin ile 40 bin arasındaydı.

Suriyeli muhalifler, 250 kişinin öldüğü Hama katliamının ardından yapılan protesto gösterilerinde, BM ve Arap Birliği Suriye Özel Temsilcisi Kofi Annan'ın görevine son verilmesini talep ettiler. Annan'ın BM Genel Sekreterliği döneminde 800 bin kişinin öldürüldüğü 1994'teki Ruanda soykırımına işaret eden muhalif liderler, "Suriye, Annan'ın ikinci Ruanda'sı olma yolunda" uyarısında bulundu.

Kofi Annan, Suriye güçlerinin gerçekleştirdiği katliamın "kendisini şoke ettiğini ve dehşete düştüğünü" söyledi. "Gaddarlığı kınadığını" kaydeden Annan, Suriye rejiminin barış planı anlaşmasını ihlal ettiğini söyledi. Suriye konusunda hazırladığı yeni planı ve yol haritasını müzakere etmek için Şam, Tahran ve Bağdat'tan sonra pazartesi günü Moskova'ya gidecek olan Annan, Cenevre'de yaptığı açıklamada, "Suriye üzerinde etkisi olan ülkelerin şiddeti durdurmak için gayret göstermelerinin her zamankinden daha önemli hale geldiğini" söyledi.

Hama'daki katliamı kınadığını açıklayan Rusya ise, Annan'a Suriye muhalefeti ile daha yakın çalışması çağrısında bulundu. Rusya, katliamın soruşturulmasını da talep etti.

'Esed kimyasal silah kartını açıyor' iddiası

Suriye'nin kimyasal silah stoklarını tuttuğu cephaneliklerinde son günlerde sıra dışı hareketlilik yaşandığı belirtildi. Wall Street Journal gazetesine konuşan, Amerikan istihbarat kaynaklarına göre, Suriye, resmen açıklamadığı, sinir gazı, hardal gazı ve siyanür içerikli kimyasal silahlarının bir kısmını saklı tutuldukları cephaneliklerinden çıkararak, farklı bölgelere kaydırmaya başladı. Gazete, alarma geçen Amerikalı yetkililerin bir kısmının Beşşar Esed'in kimyasal silah kullanmaya hazırlandığı endişesi yaşadığını kaydetti. Bazı Amerikalılar ise Esed'in, muhaliflere sempati ile bakan ve destek veren halkı korkutmak için bu adımı attığını düşünüyor. Kimyasal silah kartının açılmasının, Suriye'deki çatışmaları daha da artırmasından endişe ediliyor. Kimyasal silah haberinin, uluslararası toplumun, Suriye'ye yönelik planı desteklemesi için Rusya üzerinde baskı kurduğu günlere denk geldiğine dikkat çeken WSJ, ABD'li yetkililerin bu istihbaratın iki etkisi olabileceğini değerlendirdiklerini kaydetti. Esed rejimini devirecek uluslaraarası aksiyonu hızlandırabileceği gibi, kimyasal silah kullanma riski nedeniyle uluslararası askeri müdahale için caydırıcı da olabilir. Gazete, 2002 yılında Saddam'ın kitle imha silahlarına sahip olduğu iddiasıyla başlayan Irak savaşında yaşanan fiyaskodan dolayı, Amerikalıların, bu silahları yeni bir savaş gerekçesi yapmakta çok temkinli olduklarına işaret etti.

Ortadoğu'da en fazla kimyasal silah stokuna sahip ülkelerden biri olduğuna inanılan Suriye, komşusu İsrail ve Mısır ile birlikte Kimyasal Silahlar Sözleşmesi'ni bugüne kadar imzalamayan 7 devletten biri. Şam, kimyasal silah konusunda uluslararası denetim kabul etmiyor.

Zaman