Halk Ladik'teki oyunun farkında
İki polisin şehit düştüğü Ladik saldırısının yankıları sürerken, ilçe halkı Ladik'in seçilmesini tesadüfi olarak görmüyor.
Saldırının kapatılan DTP lideri Ahmet Türk'e yapılan yumruklu saldırının intikamı şeklinde algılanmaması gerektiğine dikkat çeken ilçenin önde gelen isimleri, bu tür yayınların provokatörlerin işini kolaylaştırdığını kaydediyor. Onlara göre 'Ahmet Türk'e yumruklu saldırıyı yapanlarla polise kurşun sıkanlar aynı el'.
İlçenin saygın isimlerinden sağlık uzmanı Said Kaya, 33 er, 'Dağlıca, Aktütün ve Reşadiye' saldırılarıyla amaçlarına ulaşamayanların bu olayı gerçekleştirdiğini söylüyor. Ülkücü kökenli olduğunu, darbe döneminde başından ilginç hadiseler geçtiğini belirten Kaya, şöyle devam ediyor: "Olayın asıl failleri ilçede kol geziyor. 80'de toplumu ayrıştıran zihniyet, burada da devreye girmek istiyor. Şimdiki hedef Kürt-Türk çatışması çıkarmak ancak bunu bizim üzerimizde yapmayı düşünüyorlarsa Ladikliler onlara gereken cevabı verecektir. Biz Kürtlerle aynı safta omuz omuza Allah'ın huzuruna duran bir milletiz. Böyle bir anlayışta olanlardan galeyana gelmesini beklemesinler."
İlçenin eski belediye başkanı işadamı Mehmet Kaplan, hükümetin demokratik açılım kapsamında başlattığı sivilleşme sürecinin baltalanmak istendiğine dikkat çekiyor. Saldırının çok iyi analiz edilmesini isteyen Kaplan, "Ahmet Türk'e yumruk atan ile polislere kurşun sıkanların farklı olduklarını düşünmüyoruz. Bunların aynı elin ürünü olduklarını kimse inkâr edemez. Türkiye'nin güç ve söz sahibi olmasını istemeyenler geçmiş yıllarda olduğu gibi yine aynı yöntemle sahneye çıktılar." diyor.
Eczacı Şenol Yılmaz ise olayın günler öncesinden meydana geleceğinin bilindiğini, buna rağmen yeterli güvenlik önlemlerinin alınmadığını savunuyor. Yılmaz, şu görüşü dile getiriyor: "Önemli olan olay sonrasında sergilenecek tutumdur. Olayın içinde birçok şey olabilir. Menfur bir olay ya da halkı birbirine düşürecek bir tezgah gibi. Eğer bu amaçlanıyorsa Ladik halkı inançlarına bağlı, değerlerine sadıktır. Galeyana gelip sokaklarda taşkınlık yapmaz."
İlçe esnaflarından Kumrul Bayraktar da saldırıyla insanlarda tedirginlik yaşanmasının hedeflendiğini vurguluyor. Halkın soğukkanlı bir şekilde eski yaşantısına dönmesi gerektiğini belirten Kumrul, aksi bir durumun provokatörlerin amaçlarına hizmet olacağını düşünüyor.
Belediye Başkanı Mehmet Kaplan da diğer kanata önderlerinden farklı düşünmüyor. Olayda bir güvenlik zafiyeti olduğunu belirten Kaplan, olayın Ahmet Türk'e atılan yumruğun karşılığı şeklinde algılanmaması gerektiğinin altını çiziyor. Ladik'in bilerek seçildiğini ifade eden Kaplan, "Olay için Ladik'in seçilmesi tesadüf değil. Önemli olan bu aşamadan sonra yapılması gerekenlerdir. Halkımıza sağduyu çağrısında sürekli bulunuyoruz. Onların da bunu dikkate aldığına inanıyoruz. Kardeşliğimizi bozacak eylemlerden kaçınacaklardır." ifadelerini kullanıyor.
Saadet Partisi İlçe Başkanı Niyazi Eraslan, silahlı saldırı sonrasında kimi medya organlarının bilgi kirliliği yaşanmasına neden olduğunu vurguluyor. Olayla ilgili yetkili bir ağızdan açıklama gelmeden bir televizyonda saldırının Murat Karayılan'ın adamları tarafından yapıldığının iddia edildiğini anlatan Eraslan, bu tür yayınların asıl faillere ulaşılmasını engelleyeceğini vurguluyor.
AK Parti İlçe Başkanı Fikret Baştan ise silahlı saldırıdan sonra kimi çevrelerin olayı Ahmet Türk'e atılan yumruğun bir rövanşı gibi vermeye çalıştığını kaydediyor. İki olayı birbirinden bağımsız düşünmediğini vurgulayan Baştan, şöyle devam ediyor: "Olayın gerçek yüzü ortaya çıkmadan bir taraflara mal etmek, ani tepkiler vermek bu olayla bir şeyler amaçlayanların hedeflerine ulaşmasını sağlayacaktır. Silahlı saldırı eyleminin aniden karar verilmiş ya da bir şeylere tepkiyi ortaya koymak için yapıldığını düşünmüyorum. Planlı yapılan bu olayın çevreyi iyi bilen ve çok iyi desteklenen birileri tarafından yapıldığına inanıyoruz."
Şehit polis, gözyaşlarıyla son yolculuğuna uğurlandı
Samsun'un Ladik ilçesinde polis ekibine düzenlenen silahlı saldırıda şehit olan polis memurlarından Malik Saykal'ın cenazesi, Amasya'nın Taşova ilçesine bağlı Mercimek köyünde toprağa verildi.
Polis memuru Malik Saykal'ın (36) cenazesi, Mercimek köyü camisinin gasilhanesinden alınarak caminin bahçesinde bir süre bekletildi. Burada kılınan öğle namazının ardından şehit polis Malik Saykal'ın Türk bayrağına sarılı tabutu, Mercimek köyü mezarlığına taşındı. Cenazesinin götürülmesi sırasında gruptakilerden bazıları terör örgütü aleyhine slogan attı.
İl Müftüsü Ali Maraşlıgil tarafından burada kıldırılan cenaze namazının ardından kalabalığa seslenen Vali Halil İbrahim Daşöz, şehitlik mertebesinin Türk milleti için özel bir anlamı olduğunu ifade etti.
Vali Daşöz, hain saldırının Türk milletinin birlik ve beraberliğine yönelik olduğunu söyledi. Daşöz, "Şehitlere sıkılan kurşunlar şundan emin olmalıyız ki ülkemizin birliğine, bütünlüğüne, kardeşliğine sıkılan kurşundur. Bunlar bizi bu noktalardan zayıflatmayı, zaafa düşürmeyi amaçlayan kurşunlardır. Bundan dolayı bizlerin çok dikkatli olması gerekir." diye konuştu.
Törende, Mercimek köyü muhtarı olan şehidin büyük ağabeyi Osman Saykal'ın zorlukla ayakta durduğu, Adapazarı'nda polis memuru olarak görev yaptığı öğrenilen ağabeyi Emin Saykal ve tabuta sarılarak ağlayan 2 kız kardeşini cenazeye katılanların teskin etmeye çalıştığı gözlendi.
Törene, şehit polisin yakınları, 15. Piyade Eğitim Tugay Komutanı Tuğgeneral Mustafa Canatan, Belediye Başkanı Cafer Özdemir, Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Doğan Kılınç ile çeşitli kurum ve kuruluşların yetkilileri katıldı. Daha sonra, şehit polis Malik Saykal'ın cenazesi, köy mezarlığındaki aile kabristanında toprağa verildi. Bekar olduğu bildirilen Malik Saykal, yaklaşık 3 yıldır Ladik'te görev yapıyordu.
Zaman
