Hacı adaylarına tavsiyeler
İslam’ın beş temelinden biri olan hac ibadetini yerine getirmek isteyen milyonlar, kutlu beldenin yolunu tuttu.
Ali Pektaş'ın haberi:
Peki bu ibadetin anlamı ve keyfiyeti nedir? Hakkı ile eda etmek için neler yapılmalı? Şekilden çıkıp öze nasıl ulaşılır?
Kainat yeni bir kutsal iklime daha girmek üzere. İslam’ın beş şartından biri olan haccın bu yılki edasına sayılı günler kaldı. Müslümanlar fevc fevc kutsal topraklara doğru yola düştü. Ülkemizden de ilk hac kafileleri geçtiğimiz günlerde bu kutlu yolculuğa çıktı.
Hz. Adem ile başlayan, Hz. İbrahim ile yenilenen ve Resulü Ekrem Efendimiz ile kemale ulaşan bir çağrıdır hac. Peki bu çağrıya nasıl kulak vermeliyiz? hacdan ne anlamalıyız? Sadece ömürde bir kez yapılması gereken ve imkanı olanların üzerine farz olan bir ibadetten ibaret midir? Haber bültenlerinde anlatıldığı gibi, sadece tavaf etmek, şeytan taşlamak mıdır? Keyfiyeti nedir? Hakkı ile nasıl eda edilir? İçinde hangi derin anlamlar taşır?
Sözlükte “kastetmek, yönelmek” manalarına gelen hac, bir fıkıh terimi olarak; Beytullah’ı ve çevresindeki bazı özel yerleri belirli vakitte, önceden hac niyetiyle ihrama girerek usulüne göre vakfe ve tavaf yaparak ziyaret etmekten ibaret bir ibadettir. Ziyaret edilecek yerler; Beytullah, Arafat, Müzdelife ve Mina’dır.
Nüans Tur Hac ve Umre Danışmanı Dr. Selman Kuzu, bu ziyaretin turistik bir ziyaret değil başlı başına ibadet olduğunu söylüyor ve ekliyor: “Hac ibadetinin olmadığı bir İslam düşünemezsiniz. Onun içindir ki ilk insan ve ilk peygamber Hz. Adem Aleyhisselam’dan beri hac ibadeti bütün dinlerde vazedilmiş ve kıyamete kadar da devam edecektir. Bu yönüyle hac, İslam’ın temel esaslarından biri olduğu kadar, insanlığın ve mikro-makro bütün âlemlerin de varlığının ve devamının temel esasıdır.”
Başından sonuna duadır
Nüans Tur baş rehberi Osman Korkmaz’a göre günlük ibadetimiz namaz, haftalık ibadetimiz cuma, senelik ibadetimiz oruç ve kurban, ömrümüzün ibadeti ise hac. Haccın insanlara bu dünyada yolcu olduğunu anlatıp öğrettiğini söyleyen Korkmaz, aynı zamanda insanlara ebedi hayatı kazandıracak bir mükafat olduğunu anlatıyor. Korkmaz, Hacc’ın Allah’ın çağrısı ve Kâbe’ye misafir olmak anlamı taşıdığını, bu misafirliğin mükafatının ise Rasulullah’ın dilinde “Mebrur bir hac bütün varlığıyla beraber dünya ve içindekilerden daha hayırlı, mebrur bir haccın karşılığı cennettir.” müjdesini verdiği ebedi bir kurtuluş belgesi olduğunu dile getirerek şunları söylüyor: “Efendimiz’in dilinde ‘hac Arafat’tır’. Arefe günü Arafat’ta öğleden sonra akşama kadar vakfedir. Vakfe ise ‘duruş’tur. Kulluğu arz etmedir. Kulluk ise duadır. Arafat dua desek daha doğru olur. Aslında hac başından sonuna kadar duadır. İhramla başlar, telbiyelerle kainata ilan edilir, Arafat’ta beraat alınır, Müzdelife’deki vakfeyle aydınlanır, Mina’daki taşlarla taşlaşmış günahlar sökülür, kurbanla büyük bir hazine kazanılır, Kâbe’deki tavafla bütün kainatın ibadetine ortak olunur, sa’y da Hacer validemizin peşine takılınır, 70 peygamberin izinden yürünür, kesilen saçlarla yeni bir hayata merhaba denir. Bu ziyaret başından sonuna duadır, duanın neticesi hacı anasından doğmuş olduğu gün gibi evine döner.”
Borç mu ödedik, yoksa...
Hac ibadetinde daha Beytullah’tan ayrılmadan önce hakkımızı alma, daha doğrusu Rabb’imizin sonsuz lütuflarına mazhar olabilme adına bu ibadeti nasıl eda ettiğimiz önemlidir. Bir borcu mu ödedik, yoksa Allah’a en yakın olabileceğimiz bir özel zaman diliminde ve özel mekânlarda O’nun bize şah damarımızdan daha yakın oluşunu duymaya ve o yakınlığa doymaya mı çalıştık? Her attığımız adımda bir Miraç mı yaşadık, yoksa yorgunluk mu? Dr. Selman Kuzu’ya göre “Haccın her anını bir miraç gibi yaşamaya ve duymaya çalışanlar bu ibadete vaat edilen feyiz, bereket, lütuf ve mükafatların sahibi olurlar. Arafat’ta, Marifetullah’ta derinleşir, tahkiki iman elde ederler.
Beytullah’ta, Allah’ın kendilerine yakınlığını, iman, teslimiyet, haşyet ve yakinleri ölçüsünde duyar, Muhabbetullah’ta derinleşirler.
Safa-Merve tepeleri O’nun varlığının ve birliğinin delillerindendir. O şeairleri görenler şuurda derinleşir, ibadet u taatlarını farklı duyarlar. Safa ve Merve tepeleri arası öyle bereketli bir alandır ki, orada kim ne ararsa onu bulur.
Kâbe, Arafat, Cemerat arasında aşkla, endişeyle ve ümitle gidip gelenler miraç yaşar, kurbette derinleşirler.”
Rehberimiz Efendimiz...
Peki bir Müslüman için bu kadar önemli olan bir ibadet nasıl eda edilmeli? Efendiler Efendisi (sas) Veda Haccı’nda “Hac usullerini benden öğrenin” buyuruyor.
Osman Korkmaz, Efendimiz’in tek haccı olduğunu belirterek, hepimize rehber olacak şu bilgileri aktarıyor: “Terviye gününde Mina’da bir gece kalmış, beş vakit namaz kılmıştır. Arefe günü sabahleyin Arafat’a yürümüştür. Arafat’ta bulunan Nemire Mescidi’nin bulunduğu yerde istirahat etmiş, öğlen namazını iki rekat, ikindi namazını iki rekat olarak peş peşe kılmıştır. Rahmet Tepesi’nin eteklerinde Veda Hutbesi’ni okumuş, vakfeye durmuştur. Vakfe, Kâbe’ye dönülerek ayakta yapılan duadır. Güneş batarken Müzdelife’ye hareket etmiş, akşamla yatsı namazını Müzdelife’de Meşaril Haram denilen yerde peş peşe kılmış, 70 tane taş toplamış, sabah namazını kılmış, vakfesini yapmış, Mina’ya hareket etmiştir. Mina’da üç gün kalmış, şeytanları taşlamış, sonra farz olan tavafını yapmış sa’yini ifa etmiş, böylece haccın tamamlamıştır.”
Hac Allah’ın hakkıdır
Haccın mahiyetini anlama adına dikkat etmemiz gereken önemli bir hususu da Dr. Selman Kuzu şöyle açıklıyor: “Hac, öyle bir ibadettir ki Kur’an’da Allah’ın kulları üzerinde hakkı olarak ifade edilmektedir. Allah’ın, hakkım dediği hakkının hakkını, hakkıyla verebilirsek, hakkımızı ancak o zaman alabiliriz. “El-Hakk” olan Rabb’imizin hakkını ödeyebilirsek hakkımız ne ise onu alırız. Peygamber Efendimiz’in nurlu beyanlarında ise kulların alacağı şöyle beyan edilmektedir: “Allah katında makbul bir haccın karşılığı cennettir.” Bir diğer ifadeyle hac, yani Beytullah’ı tavaf, Arafat’ta arefe günü vakfe, Mina, Safa ve Merve tepeleri cennete doğru ilerleyen yollar ve adeta ona açılan kapılardır.”
Hac dolma yeri değil, taşma yeridir
Hac taşma yeridir, dolma yeri değil. Daha gitmeden dolma hazırlıkları yapılmalı. Osman Korkmaz, bu hazırlıkları şöyle anlatıyor: “Hatimlerle, Yasinlerle, salavatlarla, tekbirlerle, tehlillerle nafile ibadetler yaparak kalbî hazırlıklar yapılmalı. Yürüyüşlerle bedeni güçlendirmeli. Çünkü bu ibadet kalbin dolu, bedenin güçlü ise tadına, zevkine varılır. Ravza’ya varınca salavatlarla takviye edilir, umre ve tavaf çoğaltılarak arefe gününe kadar kalp doldurulur, arefe günü Arafat’ta taşar.”
Haşre gider gibi gitmeliyiz
Hac için ‘mahşerin provasıdır’ derler. Adeta kefenlerimizi giyer hacca öyle gider, Arafat’a öyle çıkarız. Dr. Selman Kuzu, hacda adeta bir mahşer yaşandığını anlatarak şunları söylüyor: “Orada herkes kurtuluşun peşine düşer. Zira kimse kendisine nasıl muamele yapılacağını, affedilip edilmeyeceğini, kitabını sağ elinden alıp alamayacağını, akıbetinin cennet mi cehennem mi olacağını bilememekte, kestirememektedir. İnsanı, sıcak ve kalabalık değil, endişe ve telaş boğmaktadır. Onun için dünyada, dünyaya ait olmayan bir yer ve zaman dilimi varsa o da arefe günü, Arafat’tır. Arafat o gün Arafat değil, arasattır, yani haşir meydanıdır. Dolayısıyla hacca giderken sadece hacca değil, haşre gider gibi gitmeliyiz.”
Dünya ile irtibatı kesmeli
Hac belki de çoğumuza ömründe sadece bir kere nasip olacak bir ibadet. Bu yüzden o kutlu topraklarda temel ihtiyaçlarımız dışında dünya ile irtibatımızı olabildiğince kesmeliyiz. Dünya ile ilgili meseleler konuşmamalı, vaktimizin her anını ibadetle geçirmeliyiz. Video ve fotoğraf çekimiyle vakit harcamamalı, mümkünse akıllı telefonlarımızı kutsal topraklara götürmemeliyiz. Alışveriş için zaman kaybetmemeliyiz. Uzmanlar, mümkünse yola çıkmadan ya da dönüşte tüm alışverişlerin Türkiye’de yapılmasına işaret ediyor.
Hacı adaylarına tavsiyeler
Hacı adayları günde en az bir saat yürüyüş yapmalı.
İhramı yola çıkana kadar defalarca giyme denemesinde bulunmalı. İhram seçimine dikkat edilmeli. Sizi sıkmayacak ve terletmeyecek bir ihram seçmelisiniz.
Kutsal topraklara neden gidildiğinin, bu ibadetin neden yapıldığının farkında olmak çok önemli. Bunun için hac rehberlerini iyi okumak gerekiyor. Bu ibadetin rükünlerini doğru ve tam olarak yerine getirebilmek için hac öncesinde verilen seminerlere de mutlaka katılmalı.
Mümkün olduğunca ibadetler sırasında okunacak dualar ezberlenmeli.
Hac ibadetiniz boyunca kendimize rehber edineceğiniz kelime; sabır. Zira başından son anına kadar sabır gerekiyor. İbadetiniz ancak bu kelimeyle olgunlaşıp makbul hale gelecektir. Çünkü havaalanında saatlerce beklemeden tutun da birçok zorluk yaşayabilirsiniz.
Zaman
