Dr. Habip ARTAN

Dr. Habip ARTAN

Güçlü Aile, Değerlerine Bağlı Gençlik, Sağlıklı Toplum

16 Ekim 2026 bu hafta Cuma günü Şanlıurfa Haliliye Belediyesi Recep Tayyip Erdoğan Konferans Salonunda GAPDER (Gap Kültür Kalkınma ve Araştırma Derneği) ve Muhabbet Platformu tarafından gerçekleştirilen ‘Aile ve Gençlik’ konulu panele Şanlıurfa il ve ilçeleri başta olmak üzere komşu illerden ve Türkiye’nin değişik bölgelerinden yoğun bir katılım oldu.

Açış konuşmalarını araştırmacı-yazar ve akademisyen Abdulkadir Menek, moderatörlüğünü Prof. Dr. Davud Işıkdoğan’ın yaptığı panele konuşmacı olarak; İlahiyatçı akademisyen Prof. Dr. Atilla Yargıcı, Psikiyatri uzmanı Akademisyen Prof. Dr. Mehmet Asoğlu, Doç. Dr. Kasım Takım hocalarımız katıldılar.

Panele Aşr-ı Şerif okunarak başlanıldı. Açılış konuşmasında Abdulkadir Menek: 1850 yıllarından beri ifsat komiteleri tarafından Türk milletinin aile yapısını bozulması için plan ve projelerin geliştirilerek tiyatro, sinema, televizyon, akıllı telefon ve sosyal medya aracılığı ile sahasına sürüldüğünü görmekteyiz. 2025 yılında ise ülkemizde, istatistik rakamlarına göre nüfusun hızla düştüğü, evlilik sayısında azalmanın, evlenme yaşında yükselmenin, boşanmalarda ise artışların olduğunu gözlemliyoruz. Bu nedenle önümüzdeki son on yılın aile yılı olarak ilan edilerek isabet edildiğini vurguladı.

whatsapp-image-2026-10-18-at-16-20-24-1.jpeg

İlk olarak Prof. Dr. Atilla Yargıcı, konuşmasında: ‘Sevgi ve şefkat odaklı Aile’ başlığı altında günümüzde daha çok ailenin yok sayıldığı, tek kişilik ebeveynliğin benimsendiğini, çocuk yerine kedi ve köpek yetiştiriciliğinin benimsendiği, çocuk doğurmak yerine evlat edinmenin tercih edildiğini, ana ve babaların, gençlerin yalnız yaşamayı tercih ettiği, yaşlıların yalnızlığa terk edildiğini, bu yüzden şimdiden Avrupa ülkelerinde yalnızlık bakanlıklarının kurulmakta olduğunu, anlaşmalı evliliklerin çoğaldığını, bunun ülkemize de sirayet ettiğini maalesef üzülerek görmekteyiz. Evlerde bir ailenin farklı odalarda tek başına yalnız yaşamayı tercih ettiğini, her bireyin bir odaya kapandığını görmekteyiz. Gençler arasında romantik aşkların tercih edilerek geçici kalıcı mutluluk yerine geçici hayaller ile tatmin olunduğunu görmekteyiz. Ailede olabilecek bir problemden ötürü kötülüğü güzellikle savmak, kırgınlıkların nedenlerini araştırmak ve tanımak gerektiği, asla kin biriktirmemek, bir yanlışlık olunca affetmek ve bunun tamiri için muhatabına fırsat verilmesi gerektiğini vurguladı.

İkinci olarak Doç. Dr. Kasım Takım, konuşmasında aile kurumu ve gençliğin istismar edildiğini, ilimin ise bunda malzeme olarak kullanıldığını, Müslümanların daha çok rahata erince ferahladığını hemen ardından gevşediğini buna karşın muhalif fesat komitelerinin uyumadığını, sürekli çalıştıklarını, ateşin bacadan evimizin içine kadar düştüğünü fark etmekteyiz. Bu anlamda çalışmalarımız arasında ‘Bilimler Işığında Yaratılış’ kanalımızın olduğu, ateist ve deist çocukların muhafazakâr ailelerde bile ortaya çıktığını, bunları Avrupa’nın küresel çete zihniyetinin kanalize etiğini üzülerek görmekteyiz diyerek; Bu maksatla ‘cinsiyet eşitliği’ kavramlarının her projede öne sürülerek gündemde tutulduğu, inanç kimliği üzerinden ortak bir kimlik oluşturma çabasını, dünya vatandaşlığı üzerinden insanları hayvanlaştırma gayretlerini, eleştirmeyen insan modeli ortaya çıkarılmak istendiğini, dünyadaki yaşamın sürdürülebilirliği üzerinden evrim konusunun toplumlaştırmaya çalışıldığını, yeni bir din türemiş gibi bilim dininin ortaya atıldığı, halbuki bilimsel konuların din gibi sunulamayacağını, Milliyetçilik kimliği üzerinden milli kavramların yok edilmek istendiği, halbuki ırkçılık yapmadan her milletin kendi varlığına hürmet edilmesi gerektiğini, Cinsiyet kimliği üzerinden : Cinsiyet kavramının evrensel değerler olduğunu, bu nedenle cinsiyet ayrımının yapılamaz denerek, kendi cinsiyet kimliğinden utanan bir gençlik oluşturmaya çalıştıklarını, aile kavramını üzerinden: aile yapısını bozmaya, aileyi ortadan kaldırmaya çalıştıklarını, erkek ve kadın şahsiyetinin birbirine karışmış olduğu, güçlü bir kadın zihniyetinin pompalandığı halbuki kadının gücünün letafetinde ve zarafetinde olduğu gerçeğini vurguladı.

whatsapp-image-2026-10-18-at-16-20-25.jpeg

Bunlara karşı neler yapmamız gerekiyor derseniz:
Propaganda yani nasihat kavramının ön plana çıkarılması, izlendikten sonra akıllarda kalabilecek mükemmel içeriklerin üretilerek gençlerin geleceğinin inşa edilmesinin ön plana alınmasında yarar olacağını ifade ettiler.

Son olarak Prof. Dr. Mehmet Asoğlu ise konuşmasında;
Gençliğin kurtuluş reçetesinin: İmanla kök salan, güzel ahlakla meyve veren bir neslin inşası olması gerektiği, diploması olup ta merhameti olmayan, bilgisi olup ta vicdanı olmayan, imkanı olup ta sorumluluk duygusu olmayan, başarısı olup ta ahlakı olmayan bir toplumdan fayda gelemeyeceğini belirterek, bu hastalıklara karşı reçete olarak: İman ve hayatın anlamı, Kur’an ve sünnet rehberliğinde karakter, ailede sevgi ve güven, gençlerin ruh sağlığını korumak, dijital çağda iradeli olmak, ilim ve vicdanın imtizacını sağlamak, gençlere sadece nasihat değil görev de verilmesinin gerektiği ifade ettiler.

Panel, izleyicilerin sorularına verilen cevaplar ile sona ermiş oldu. Panelin yürütülmesinde; başta emeği geçen Şanlıurfa GAPDER derneği yönetim kuruluna, Türkiye’nin değişik bölgelerinden panele teşrif eden izleyicilere, panel sunucusu ve yöneticisine, birbirinden seçkin konu ve başlıklarla görüş ve düşüncelerini ifade eden değerli akademisyen hocalarımıza kalbi teşekkürlerimizi iletiyoruz. Allah’a emanet olunuz.

whatsapp-image-2026-10-18-at-16-20-24.jpeg

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.