Girin Cennete! Siz ve zevceleriniz orada sevindirileceksiniz!

Girin Cennete! Siz ve zevceleriniz orada sevindirileceksiniz!

Ayet meali

Bismillahirrahmanirrahim

Cenab-ı Hak (c.c), Zuhruf Suresi 67-73. ayetlerinde meâlen şöyle buyuruyor:

67 . O gün dostlar (bile) birbirlerine düşmandırlar; ancak takvâ sâhibleri müstesnâ!

68 . (Allah takvâ sâhiblerine şöyle seslenir:) “Ey kullarım! Bu gün size hiçbir korku yoktur ve siz mahzun olmayacaksınız!”

69 . Onlar ki, âyetlerimize îmân ettiler ve Müslüman kimseler oldular.

70 . “Girin Cennete! Siz ve zevceleriniz (orada) sevindirileceksiniz!”

71 . Etraflarında altın tepsiler ve bardaklarla dolaşılır. Ve orada canların kendisini çektiği ve gözlerin hoşlandığı herşey vardır. (*) (Ve yine denir ki:) “Artık siz orada, ebedî olarak kalıcılarsınız.”

72 . “İşte yapmakta olduklarınıza karşılık, kendisine vâris kılındığınız Cennet, budur!”

73 . “Sizin için orada birçok meyveler vardır; onlardan yersiniz.”

(*) “ف۪يهَا ماَ تَشْتَه۪يهِ اْلاَنْفُسُ وَ تَلَذُّ اْلاَعْيُنُ [Orada canların kendisini çektiği ve gözlerin hoşlandığı herşey vardır] (meâlindeki) âyetinin sarâhat-ı kat‘iyesiyle, insan, en ziyâde ünsiyet ettiği (alıştığı) ve dünyada nümûnesini tatmış olduğu cismânî lezzetleri Cennete lâyık bir tarzda görecek, tadacak. Ve lisan ve göz ve kulak gibi a‘zâların ettikleri hâlis şükürlerinin ve husûsî ibâdetlerinin mükâfâtları, o uzuvlara mahsus cismânî (cisme âid) lezzetler ile verilecektir. Kur’ân-ı Mu‘cizü’l-Beyân o derece cismânî lezzetleri sarih (açık) bir sûrette beyân eder ki, başka te’villerle (îzahlarla) ma‘nâ-yı zâhirîyi (açık ma‘nâyı) kabûl etmemek, imkân hâricindedir.” (Şuâ‘lar, 11. Şuâ‘, 221)