Faili meçhuller davası sanığından korkunç itiraf
Kayseri İl Jandarma Alay Komutanı Albay Cemal Temizöz'ün de yargılandığı faili meçhuller davasının son duruşmasına tüyler ürperten itiraflar damgasını vurdu
Mehmet Gökçe'nin haberi
Müdahil avukat Rıdvan Dalmış 'Binbaşı Cem Ersever'in İtirafları' isimli kitabında sanık Adem Yakin'den bahsedildiğini belirterek, kitabın dava dosyasına konulmasını istedi.
Bunun üzerine söz alan tutuklu sanıklardan 'Bedran' kod adlı eski itirafçı Adem Yakin, tüyler ürperten bir savunma yaptı: "Ben efsanevi bir adamım. Bir çobanın kafasını kıl testere ile kestim. Silahlı çatışmalarda öldürdüğüm insanların kulaklarını kesip, kaynatıp ardından tuzlayıp tesbih yaptım. Köy köy dolaştırdım. Bu yaptıklarımın haddi hesabı yoktur." Önceki gün yapılan ve 14 saat süren 7. duruşmada, önemli bir gelişme daha yaşandı. JİTEM ve itirafçıların kullandığı 'Beyaz Toros'un fotoğrafını mahkemeye sunan mağdur avukatlarından Tahir Elçi, "Temizöz bize bunu açıklasın?" diye sordu.
Albay Cemal Temizöz ve eski Cizre Belediye Başkanı Kamil Atağ'ın da aralarında bulunduğu 7 sanıklı faili meçhul davasının önceki gün yapılan 7. duruşması tam 14 saat sürdü. Şırnak'ın Cizre ilçesinde 1993-95 yılları arasında işlenen faili meçhullerde yakınlarını kaybeden müştekiler, Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde ifade verdi. Müdahil avukat Rıdvan Dalmış, 'Binbaşı Cem Ersever'in İtirafları' isimli kitapta sanık Adem Yakin'den bahsedildiğini belirterek, kitabı dava dosyasına konulmak üzere mahkemeye sundu. Bunun üzerine söz alan Yakin'in ifadeleri kan donduran cinstendi: "Ben efsane bir adamım. PKK'da bulunduğum süre içerisinde terör makinesi haline getirildim. PKK'da yer aldığım dönemde ajanlıkla suçlanan bir çobanın kafasını kıl testere ile kestim. Silahlı çatışmalarda öldürdüğüm insanların kulaklarını kesip tesbih yaptım. Köy köy dolaştırdım. Bu yaptıklarımın haddi hesabı yoktur."
Duruşmada ifade veren mağdur yakınları ise faili meçhul cinayetlerle ilgili bildiklerini anlattı. Kardeşi İbrahim'i 1994 yılında kaybeden Abdurrahman Danış, henüz bir yıllık evli olan kardeşinin 28 Ocak günü işe giderken, asker ve özel tim tarafından alıkonulduğunu söyledi. Danış, şöyle devam etti: "Kardeşimi, Abdullah Gasır'a ait eve götürmüşler. Orada önce Keleş'le öldürdüler. Sonra evdeki sığınağa koyup bombaladılar. Görenler, Cemal Temizöz ve korucubaşının da orada olduğunu söyledi. Olay yerine bizi yaklaştırmadılar. Savcı gelip inceleme yaptı. Daha sonra belediye ekipleri cesedi alıp mezarlığa gömdü. Olaydan sonra savcı beni çağırdı. Kardeşimin bir komplo sonucu öldürüldüğünü söyledi. Temizöz tarafından götürülen kardeşimin neden öldürüldüğünü anlamadım. Devlet vardı, adalet vardı. Niye mahkemeye çıkarılmadı? Şikâyetçiyim."
Mahkeme, Temizöz'le birlikte 7 sanığın yargılandığı faili meçhuller davasını 5 Şubat 2009 tarihine erteledi. Dökümlerinin dosyaya eklenmesi için bazı sanıklardan telefon numaralarını alan mahkeme heyeti, tüm sanıklara ait bir yıllık süre içerisindeki iletişim bilgilerinin gönderilmesi için Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı'na müzekkere yazılmasına karar verdi. Bu arada daha önce çarpıcı açıklamalarda bulunan iki tanık, ifadelerini geri çekti. Askeri ve Rabia Pökön çifti, Kasım 2009'da Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurarak, İbrahim Danış isimli vatandaşın 30 Ocak 1994'te öldürülmesiyle ilgili tanık sıfatıyla ifade vermişti. Pökön çiftinin, kendilerine yapılan baskılar sonucu ifadelerini geri çektiğini söyleyen avukatlar, olayı delillerin karartılması olarak değerlendirdi.
Görevimi başarıyla yerine getirdim
Kayseri İl Jandarma Alay Komutanı Albay Cemal Temizöz, duruşmada söz alarak hakkındaki suçlamaları reddetti. Kendisinin Türk Silahlı Kuvvetleri'nin şerefli bir subayı olduğunu anlatan Temizöz, kendisine verilen her görevi başarı ile yerine getirdiğini vurguladı. Ardından şöyle devam etti: "Neredeyse Cizre'de tüm mezarlıklardaki cesetlerden bizi sorumlu tutacaklar. O dönem PKK'ya milislik yapan kişiler terör örgütüyle birlikte bizimle çatışmaya giriyordu. Çatışmada öldüğü zaman eğer terör örgütü cesedini götürmemişse sivil vatandaş olarak kalıyordu. Ceset örgüt tarafından götürülmüşse bu sefer kayıp listesine giriyordu. Eğer gömüldüğü yerde bulunmuşsa o bölgedeki güvenlik güçleri töhmet altında bırakılıyordu." Savunmasında müdahil avukatlardan şikayetçi olan Cemal Temizöz, salonda bulunan Rıdvan Dalmış, Tahir Elçi ve Güray Dal'ın avukatlık sınırını aştığını ve şahsına yönelik hakaret ettiğini savundu. Söz konusu avukatlar hakkında suç duyurusunda bulunmak istediğini söyledi.
Zaman
