Faili meçhuller Albay Temizöz'ün yüzüne okundu

Faili meçhuller Albay Temizöz'ün yüzüne okundu

Kayseri Jandarma Alay Komutanı Albay Cemal Temizöz ve eski Cizre Belediye Başkanı Kamil Atağ'ın da aralarında bulunduğu 7 sanığın yargılanmasına Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlandı

Mehmet Gökçe ve Melik Duvaklı'nın haberi

Güneydoğu'da işlenen faili meçhulleri içeren iddianame sanıkların yüzüne okunurken, Temizöz'ün askerî mahkemede yargılanma talebi oybirliği ile reddedildi.

Sanıkların, 'adam öldürmek', 'cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak' ve 'adam öldürmeye azmettirmek'le suçlandığı duruşmayı DTP milletvekilleri Aysel Tuğluk ve Sevahir Bayındır ile yakınlarını kaybetmiş bazı vatandaşlar da izledi.

Sanıklardan Cemal Temizöz'ün 9, Kamil Atağ'ın 7, Temer Atağ'ın 2, Adem Yakin'in 7, Hıdır Altuğ'un 3, Fırat Altın'ın (Abdulhakim Güven) 6, Kukel Atağ'ın ise bir kez ağırlaş- tırılmış müebbet hapsi isteniyor.

Faili meçhuller ve ölüm kuyularıyla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamenin ilk duruşması dün gerçekleştirildi. Duruşma nedeniyle Diyarbakır Adliye binasında geniş güvenlik önlemleri alındı. Cezaevine ait araçlarla getirilen ve binanın arka kapısından içeri alınan sanıklar yargılamanın yapılacağı 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin yerinin dar oluşu nedeniyle 1. Ağır Ceza Mahkemesi duruşma salonuna getirildi.

Duruşmada Cemal Temizöz, Kamil Atağ, oğlu Tamer Atağ, itirafçılar Adem Yakin, Hıdır Altuğ ve Fırat Altın hazır bulundu. Tutuksuz yargılanan sanık Kukel Atağ ise katılmadı. Kimlik tespitinde Temizöz'ün maaşı soruldu. Temizöz, "Daha önce 4 bin 300 TL alıyordum. Ancak tutuklu olduğum için biraz düşmüş." dedi. Duruşmaya, aralarında Diyarbakır Baro Başkanı Mehmet Emin Aktar'ın da bulunduğu 40'a yakın avukat müdahil olarak katıldı. Sanıkları savunmak üzere de 9 avukat hazır bulundu. Duruşmayı DTP milletvekilleri Aysel Tuğluk ve Sevahir Bayındır ile yakınlarını kaybetmiş bazı vatandaşlar da izledi. Duruşmanın öğleden sonraki bölümünde Temizöz'ün avukatları yetkisizlik ve görevsizlik talebinde bulundu. Avukat Mustafa Olcay Kılıç, mahkemenin bu davada yetkisiz ve görevsiz olduğunu yetkili mahkemenin Şırnak Ağır Ceza Mahkemesi, görevli mahkemenin ise askeri mahkeme olduğunu öne sürerek dosyanın görevsizlikle askeri mahkeme ye gönderilmesini talep etti. Mahkeme heyeti, bu talebi reddetti.

DEVLETİN VARLIĞINI HİSSETTİRDİM,

CİZRE BENİM DÖNEMİMDE HUZURA KAVUŞTU

Duruşmada kimlik tespitinin ardından sanıkların savunmalarının alınmasına geçildi. İlk olarak Albay Temizöz, sanık kürsüsüne geldi. Suçlamaları kabul etmediğini belirtti. Bölgede 1993 ve 1995'li yıllarda görev yaptığı süre boyunca hep kanunsuzlukların karşısında durduğunu ileri sürdü. Bölgedeki kanunsuzlukların, üzerine fatura edilmeye çalışıldığını savundu. O yıllarda bölgede devletin var olduğunu her kesime hissettirmeye çalıştığını vurguladı. Yaptıkları çalışmalarla Cizre'yi huzura kavuşturduğunu ileri süren Temizöz sözlerini şöyle sürdürdü: "O dönemde mayınlama olmasına rağmen 8 atlıdan oluşan bir tim şeklinde karakollara gittik. Terör örgütüne baskılar yapılarak halk arasında bütünleşme sağlandı. Yakınları PKK'da olan kişilerin aileleri ile görüştüm. Onlarca PKK'lının teslim olmasını sağladım, ilçeyi huzura kavuşturdum. Terörün yoğun olduğu bölgelerde faili meçhul cinayetler kaçınılmazdır. Örgüt içi infazların yapıldığı bir gerçektir.''

GİZLİ TANIKLAR DİNLENECEK

İddia makamı, tanık Mehmet Nuri Binzet'in bir sonraki duruşmada dinlenmesini, gizli tanıklar 'Sokak Lambası' ve 'Tükenmez Kalem'in de sanık ve taraflar olmadan ifadelerinin alınmasını talep etti. Duruşma 18 Eylül 2009'a ertelendi.

İddianamede, Temizöz'ün 1993 yılında Cizre'de 'terörle mücadele ediliyor' görüntüsü altında 'korucu, itirafçı ve uzman çavuşlardan oluşan bir grup oluşturduğu' savunuluyor. 'Söz konusu grubun süreç içerisinde asli görevinden ayrılarak, PKK'ya yardım ettiğini değerlendirdiği ya da özel sebeplerden dolayı gözaltına aldıkları kişileri sorguladığı'na yer verilen iddianamede, bu sorgulanan kişilerden bir kısmını öldürdüğü öne sürülüyor.
Zaman