Ey Rabbimiz! Her 'Elhamdülillah' deyişimizde bize yeni bir 'Elhamdülillah'ın kapısını aç

Ey Rabbimiz! Her 'Elhamdülillah' deyişimizde bize yeni bir 'Elhamdülillah'ın kapısını aç

29. Lem’a Tefekkürname’den ilhamla dualar

Bismillahirrahmannirrahim

Yâ Hamîd! Yâ Şekûr! Yâ Kerîm! Yâ Vehhâb!

Bize verdiğin nimetler için Sana hamd ediyoruz. Sonra, Sana hamdetme nimetini bize verdiğin için yine Sana hamd ediyoruz. Bu hamdin şuurunu verdiğin için tekrar Sana hamd ediyoruz.

Yâ Alîm! Bize nimetlerini tanıttığın için hamdolsun.

Yâ Nûr! Nimetlerin içindeki rahmetini bize gösterdiğin için hamdolsun.

Yâ Rahmân! Yâ Rahîm! Bize iman nimetini verip onun kıymetini anlayacak kalp verdiğin için hamdolsun.

Ey Rabbimiz! Biz Sana hamd ettikçe, hamdımızın da Senin bir nimetin olduğunu bize fark ettir. Böylece dilimizdeki “Elhamdülillah” sözünü kalbimizdeki marifete, marifetimizi muhabbete, muhabbetimizi şükre ve şükrümüzü kulluğa dönüştür. Bizi, hamdin bittiğini zannedenlerden değil, hamdin sonsuzluğunu idrak edenlerden eyle.

Her “Elhamdülillah” deyişimizde bize yeni bir “Elhamdülillah”ın kapısını aç. Elhamdülillâhi alâ ni‘metil-hamd, ve elhamdülillâhi alâ ni‘metil-îmân. Âmin.

رَبِّ زِدْنِي عِلْمًا وَفَهْمًا وَحِكْمَةً، وَاجْعَلْ هٰذَا الْعِلْمَ نُورًا وَإِخْلَاصًا وَنَفْعًا.

"Rabbim! İlmimi, anlayışımı ve hikmetimi artır. Bu ilmi benim için bir nur, ihlâs vesilesi ve insanlığa faydalı bir hizmet eyle."

سُبْحَانَكَ لَا عِلْمَ لَنَٓا اِلَّا مَا عَلَّمْتَنَٓا اِنَّكَ اَنْتَ الْعَلٖيمُ الْحَكٖيمُ

"Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Muhakkak ki Sen, ilmi ve hikmeti herşeyi kuşatan Alîm-i Hakîmsin." Bakara Sûresi, 2:32.

DİPNOT:

فَالْحَمْدُ لِلّٰهِ عَلَى «الْحَمْدِ لِلّٰهِ» فِي تَسَلْسُلٍ يَتَسَلْسَلُ فِي دَوْرٍ دَائِرٍ بِلَا نِهَايَةٍ.

Meali: “Öyleyse ‘Elhamdülillah’ demenin kendisi için de Allah’a hamdolsun; bu hamd, sonu olmayan dairesel bir silsile içinde birbirini takip edip durur.”

Bu cümle, önceki cümlenin doğrudan devamıdır ve Şükür Risalesi açısından çok daha derin bir noktaya geçiyor.

Buradaki fikir çok latiftir.

Allah'ın verdiği nimet için hamd ederiz. Sonra hamdetme nimetini verdiği için tekrar hamd ederiz. Sonra bu ikinci hamd için de hamd gerekir. Böylece hamd, sonsuza doğru devam eden bir şükür zincirine dönüşür.

Risale-i Nur'da Şükür Risalesi'nin temel mantığı açısından bu cümle çok güçlü bir yere oturuyor. Şükür yalnızca “Allah bana nimet verdi, ben de teşekkür ettim.” seviyesinde kalmaz. Çünkü şükür edebilmek de ayrıca bir nimettir. İnsanın nimeti fark etmesi, nimetin Allah'tan geldiğini bilmesi, bunu dile getirmesi, kalben hissetmesi, hamd etmesi başlı başına ilâhî bir ihsandır.

Bu nedenle şükür; Nimetten Allah'a giden bir yol olduğu gibi, şükretme kabiliyetinden tekrar Allah'a dönen bir yoldur. Şükür, kendisini de şükür konusu yapan sonsuz bir marifet dairesidir.

Hazırlayan: Nuran Şahin

HABERE YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.