Ey Rabbim! İnsanlardan değil, Seni kaybetmekten korkan kullarından eyle beni
Celcelutiye'den ilhamla dualar...
Bismillahirrahmânirrahîm
Ey demiri Hz. Davud'a mum gibi yumuşatan Kavî ve Metîn, ey düşmanların tuzaklarını, kılıç ve hançerlerini kendi başlarına makus eyleyen Müntakım ve Hâfız, Ya Allah, Ya Kâfî! 'Ve lâ teħşe min seyfin ve lâ ŧá’ni ħancerin' emniyetiyle; üzerime doğrultulan maddî ve manevi silahların, düşmanların fiziki güçlerinin, gizli suikastçıların hançer darbeleri hükmündeki hilelerinin mahcubiyeti ve acziyetiyle huzuruna geldim.
Yâ Selâm! Kalbimi korkuların esiri olmaktan kurtar.
Yâ Kaviyy! Bana iman kuvveti ver.
Yâ Metîn! Sarsılmaz bir tevekkül ver.
Ey Rabbim! İnsanlardan değil, Seni kaybetmekten korkan kullarından eyle beni.
Musibetleri büyüten değil, rahmetini gören kullarından eyle.
Şerri gören değil, Senin muhafazanı gören kullarından eyle.
Ya Rabbi! İsmi Azam'ının nurunu tenime ve ruhuma öyle bir zırh eyle ki, yalın kılıçlar karşımda körlensin, sinsi hançerler bağrıma saplanmak istendiğinde kırılıp düşsün. Kur'ân'da:
"Onlar size eziyet verecek sözler söyleyeceklerdir."
(Âl-i İmrân, 186) ikazını dinleyerek; iftira,karalama, gıybet, dedikodu, hased, su-i nazar…uzaktan yöneltilen zararlardan koru. Beni beşerin zalimane gaddarlıklarına yem etme. Üstadım Bediüzzaman, Savaş'ta cephede düşman kovanları ve mermileri yağmur gibi yağarken, at üstünde hiç çekinmeden Kur'an tefsiri (İşaratü'l-İ'caz) yazdırılırken harbin kılıç, mızraklarına ve merminelerine korkmayarak meydan okuması, suikastlar, yemeğine katılan öldürücü zehirler ve üzerine doğrultulan süngüler ölüm korkusunu attığı gibi her türlü korkuyu kalbimden söküp at. Ölüm Senin emrindir. Hayat Senin emrindir. Zarar da fayda da Senin izninledir.
Senin rızan yolunda yürürken hiçbir maddî tehdit beni yolumdan çeviremesin.
Ya Selâm, Ya Mâni, Ya Muktedir! 'Velâ teħşe min rumĥin ve lâ şerrin eshemet' fermanının sarsılmaz kalesine sığınıyorum. Ya Rabbi! Uzaktan atılan mızraklar misali, gıyabımda kurulan sinsi planlardan, iftiralardan ve en dehşetlisi bu asrın her bir tarafa ok gibi yayılmış, gençliği ve sîneleri istila etmiş olan dinsizlik, ahlaksızlık ve dalalet şerlerinden beni, ailemi, neslimi, sevdiklerimi, risale-i nur talebelerini ve mü'minleri muhafaza eyle. O zehirli oklar kalbimize ve zihnimize isabet etmesin; Senin 'Mâni' isminin kalkanı o şerleri bizlere ulaşmadan havada darmadağın etsin. Dünyayı kaplayan bu umumi yangınların içinde bizi selamet adasında ikamet ettir.
Ey her eve, her sokağa ok gibi fırlatılan ahir zaman şerlerini iman nuruyla söndüren Nûru’l-Envâr, ey Kendisine sığınan tek bir kulu orduların şerrinden halas eden Zü’l-Kuvveti’l-Metîn ve Ya Hâfız! Yâ Rabbe'l-Âlemîn!
Ümmet-i Muhammed'i fitnelerden koru.
Gençleri ahlâkî saldırılardan koru.
Aileleri dağılmaktan koru.
Toplumları şer odaklarının tesirinden koru.
Mazlumları muhafaza et.
Yâ Hafîz! İmanlarımızı muhafaza et.
Yâ Selâm! Kalplerimize huzur ver.
Yâ Nûr! Karanlık çağlarda nurunu göster.
Yâ Aziz! Bizi yalnız Sana dayanır kullardan eyle.
Bizi görünür ve görünmez bütün tehlikelerden koru. Yeryüzünün en gelişmiş yıkım silahlarıyla, füzeleriyle, kılıç ve mızraklarıyla kuşatılmış, küresel şer şebekelerinin ok gibi fırlattığı fitne ve katliam dalgaları altında ezilen ümmet-i Muhammed’e (s.a.v.) acilen bu mukaddes 'Dokunulmazlık ve Şerleri İptal' sırrıyla külli bir koruma, nusret ve zafer ihsan eyle. "Onlardan korkmayın, Benden korkun." (Bakara, 150) ayeti hürmetine müslümanların kalplerine düşen modern dünyanın korkularını söküp at. Gerçek korkumuz Senin rızanı kaybetme korkusudur.
Allah’ım! Mazlum İslam beldelerinde bomba ve kurşun yağmurları altında inleyen çaresiz din kardeşlerimize, Bedir'de kılıçları keskin kılan, mızrakları yönlendiren o ilahi teshîrâtını lütfeyle. Kur'ân'da: "Başınıza gelen musibetler, Allah'ın izniyledir." (Teğâbün, 11) buyrulur.
Mümin kılıca değil, onu yaratan Kudret'e bakar. Üstad der ki:
"Kader-i İlahi siper edilse, insanın etrafında Kur'an'ın çelikten kaleleri örülse, yeryüzünün bütün top tüfekleri, kılıç ve hançerleri toplansa, o kulun ecel kapısını Allah'ın izni olmadan açamazlar. Mümin odur ki, elinde siper-i Kur'anî varken, dünyanın en müthiş hücumlarına karşı dahi zerre kadar sarsılmaz, 'Hasbünallahu ve ni'mel vekil' kalesine çekilir."
Bizleri dünyada her türlü fitneye karşı elinde siper-i Kur'anî tutan elmas kalpli mücahidlerden eyle; ahirette ise bu sebatın mükafatı olarak selamet yurdunun en yüksek makamlarında haşreyle.
Ruhumuzu isminin azametiyle sarsılmaz kıl, akıbetimizi her iki cihanda mutlak emniyetinle taçlandır.
Ya Hayy, Ya Kayyûm! Bu samimi sığınışımız, maddî ve manevi bütün kılıç, mızrak ve okların şerrinden mukaddes dergâhına ilticamız ve bu celalli beytin esrarı hürmetine dualarımızı kabul eyle.
حَسْبِيَ اللَّهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ، لَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلَّا بِاللَّهِ
"Allah bana yeter; O ne güzel Vekildir. Güç ve kuvvet ancak Allah'tandır."
Âmin yâ Hafîz, yâ Kaviyy, yâ Metîn.
DİPNOT: Bu beyitin özü:
"Allah'ın muhafazası altında olan kişi, sebeplerin büyüklüğüne değil, Rabbinin kudretine bakar." hakikatidir. Celcelutiye’nin 90. beyti; bir önceki beyitte tabiatın yırtıcı unsurlarına (yılan, akrep, aslan) karşı kazanılan emniyetin ardından, bu defa beşer elinden çıkma maddî savaş aletlerine ve kitleleri sarsan külli fitnelere karşı ruhun ulaştığı Mutlak Dokunulmazlık, Harp Silahlarından Muhafaza ve Umumî Şerlerin İptali makamıdır. Kulun, düşmanın elindeki yalın kılıçtan, sinsice saplanmak istenen hançer darbelerinden ürkmemesini (ve lâ teħşe min seyfin ve lâ ŧá’ni ħancerin); uzaktan fırlatılan mızraklardan ve toplumları, çağları istila etmiş olan o ok gibi delici, yaygın şer ve fitne dalgalarından korkmamasını (velâ teħşe min rumĥin ve lâ şerrin eshemet) ilan eden, mümini beşerî helak vasıtalarının üzerinde mukaddes bir koruma kalkanına alan sığınak sırrıdır.
Hazırlayan: Nuran Şahin

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.